Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/12028
2023/3293
29 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi
SAYISI: 2015/5 E., 2017/25 K.
KARAR: Davanın reddine
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili ve diğer davalılar
tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
-
Kadastro sonucu, ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan, 146 ada 1, 2 ve 3 parsel sayılı 2.425.11, 1.320,03 ve 2.183,32 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla niteliği ile davalılar adına tespit edilmiştir.
-
Davacı ... İdaresi, Kadastro Mahkemesine sunduğu 01.08.2008 tarihli dava dilekçesinde; 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan çalışmalarda, ... köyünde 101 ada 1 sayılı parselin orman niteliği ile sınırlandırılıp, Hazine adına tesbit tutanağı düzenlenerek kısmî ilâna çıkartıldığını, bu orman parseline bitişik taşınmaz içinde bulunan ve davalılar tarafından kullanılan alanın da orman sayılan yerlerden olduğu halde, orman alanı dışında bırakıldığını ileri sürerek, bu alanın orman sınırları içine alınarak orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescilini istemiştir.
-
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde, 5304 sayılı Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (5304 Sayılı Kanun) ile değişik 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 Sayılı Kanun) 4 üncü maddesi hükmüne göre orman sınırlandırması yapıldığı ve dava konusu taşınmazların orman alanı dışında bırakıldığı anlaşılmaktadır.
II. CEVAP
Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece (Kapatılan ... Kadastro) Mahkemesinin 19.02.2010 tarih ve 2008/7 Esas, 2010/3 Karar sayılı kararı ile, davacı ... İdaresi tarafından açılan davanın kabulü ile dava konusu ... ilçesi ... köyü ... Yokuş Mevkiinde bulunan tarla vasıflı 2.425,11 metrekare miktarlı 146 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ve aynı yer ve mevkide bulunan bahçe vasıflı 1.320,03 metrekare miktarlı 146 ada 2 parsel sayılı taşınmaz ile aynı yer ve mevkide bulunan tarla vasıflı 2.183,32 metrekare miktarlı 146 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tamamının aynı yer Köyiçi Mevkiinde bulunan 101 ada 1 orman parseline ilavesiyle 101 ada 1 orman parselinin toplam 289 (ha) 1140 (m2) 69 (dm2) olarak tespitteki diğer nitelikleri ile birlikte orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece (Kapatılan ... Kadastro) Mahkemesinin 19.02.2010 tarih ve 2008/7 Esas, 2010/3 Karar sayılı kararı, davalılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
-
Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 31.03.2014 tarih ve 2014/1698 Esas, 2014/3789 Karar sayılı ilamıyla; "Hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın eski tarihli memleket haritaları ile hava fotoğraflarında açık alanda görüldüğü belirtilmesine rağmen, raporun sonuç kısmında davalı taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1 ve 17 nci maddeleri gereğince orman sayılan yerlerden olduğu belirtilerek kendi içinde çelişkiye düşüldüğü, rapor ekindeki memleket haritasında davalı taşınmaz orman sayılmayan açık alanda görüldüğü gibi, taşınmaza komşu parsellerde gerçek kişiler adına tesbit edilip kesinleştiğinden taşınmazın orman içi açıklığı olarak kabulünün de mümkün olmadığı, zilyetlik yönünden de yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığı açıklanarak, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin isabetsizliğine" değinilerek ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının davasının reddi ile,
Dava konusu Bartın ili ... İlçesi ... Köyü ... Yakası mevkinde bulunan 146 ada 3 parsel sayılı taşınmaz toplam 16 hisse kabul edilerek,
4 hissenin ... ve ... oğlu 04.06.1927 doğumlu ...,
3 hissenin ... ve ... oğlu 02.09.1956 doğumlu ...,
3 hissenin ... ve ... oğlu 29.07.1960 doğumlu ...,
3 hissenin ... ve ... oğlu 11.04.1962 doğumlu ...,
3 hissenin ... ve ... kızı 30.03.1967 doğumlu ... adına ait olmak kaydı ve tarla vasfıyla verasete iştirakli şekilde TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE, boş bırakılan malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına, taşınmazın altındaki madenlerin devlete ait olduğunun tapu kayıtlarına şerhine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili ve diğer davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davacı ... İdaresi temyiz dilekçesinde; dava konusu 146 ada 3 parsel sayılı taşınmazın orman içi açıklık niteliğinde olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
-
Davalı Hazine temyiz dilekçesinde; davanın reddine karar verildiği halde Hazine lehine eksik avukatlık ücretine hükmedildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
-
Diğer davalılar temyiz dilekçesinde; her ne kadar dava konusu taşınmazın kadastro tutanağında harca esas değeri 436,66 TL olarak belirlenmiş ise de mahallinde 17.10.2017 tarihinde keşif icra edilmiş olmasına ve ziraat mühendisi bilirkişinin 16.11.2017 tarihli raporunda dava konusu taşınmazın değerinin 9.519,28 TL olarak takdir ve tespit edilmesine rağmen, 3402 sayılı Kanun'un 31/3 maddesinde ücreti vekaletin maktuan tayin edileceği düzenlenmiş iken ilk derece mahkemesince 500,00 TL nin vekilin emek ve mesaisi ve keşfe iştirak durumu ile birlikte belirlediğini açıklamasının hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava. orman kadastrosu tespitine itiraz istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 Sayılı Kanun, 5304 Sayılı Kanun,
-
Değerlendirme
-
Hükmü temyiz yetkisi, temyizde hukuki yararı bulunmak kaydıyla davanın taraflarına ve aleyhine hüküm kurulan üçüncü kişilere aittir.
Somut olayda, hükmü vekalet ücretine yönelik olarak temyiz eden davalı Hazine, dava konusu taşınmazların tespit maliki olmayıp bağımsız hak talebi ile çekişmeli taşınmazlar hakkında açılmış bir davası ya da yargılama sırasında eldeki davaya katılma talebi bulunmadığından davanın tarafı olmadığı gibi, ilk derece mahkemesince karar başlığında davalı gösterilmiş olması da kendisine taraf sıfatı kazandırmayacağından ve kararda aleyhine bir hüküm de kurulmadığından, hükmü temyizde hukuki yararı bulunmamaktadır.
Bu nedenle davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... Yönetimi vekili ve davalıların temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
Davacı ... İdaresi ve diğer davalıların temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33'üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
35,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 144 TL'nin hükmü temyiz eden davalılardan alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 ... içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:58:38