Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/91

Karar No

2023/3024

Karar Tarihi

22 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2012/963 E., 2019/157 K.

DAVA TARİHİ: 01.04.2005

KARAR: Davanın reddine

Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı Davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dilekçesinde mevki ve sınırları belirtilen, öncesinde hali arazi vasfında iken vekiledeni tarafından 20 yıldan uzun bir süre önce tarım arazisi haline getirilen ve otobanın geçmesi ile üç parçaya bölünen taşınmazın müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava edilen yerin Hazine adına kayıtlı 880 parsel içinde kaldığını, bu çevredeki sahipsiz yerlerin yöre halkı tarafından 1999 yılında kullanılmaya başlandığını, davacının zilyetliğinin de 1999 yılında başladığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 25.01.2019 havale tarihli beyan dilekçesinde ise dava konusu taşınmazların tescil harici alanda kalan kısımlarının hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 19.03.2009 tarihli ve 2005/226 Esas, 2009/107 Karar ... kararı ile ava konusu taşınmazın 1953 yılında yapılan kadastro çalışmalarında tescil harici bırakılmış iken 1988 yılında yapılan ikinci kadastroda bir kısmının 880, bir kısmının 1246, bir kısmının Kadastro Mahkemesince iptal edilen 879 ve 902 parseller, bir kısmının ise otoban alanı içinde kaldığı, 880 parsel içinde kalan kısımların tutanağının kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar 3402 ... Kadastro Kanununun (3402 ... Kanun) 12/3 maddesindeki hak düşürücü süre geçtiğinden, 1246 parsel içinde kalan yerlerin; bu taşınmaz üçüncü kişiye ait olduğundan, davanın bu parseller yönünden reddine, Kadastro Mahkemesi tarafından iptal edilen 879 ve 902 parsel ... taşınmazlar kapsamında kalan teknik bilirkişi raporunda B, C, G ve M harfi ile gösterilen yerler yönünden dava tarihinden geriye doğru 20 yıllık kazanmayı sağlayan zilyetlik süresi gerçekleştiğinden davanın bu kısımlara hasren kısmen kabulüne karar verilmiştir

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 20.09.2012 tarihli ve 2012/1830 esas 2012/7672 karar ... kararıyla dava konusu yerlerden 880 parsel içinde kalan yerlerin 1955 yılında yapılan kadastro çalışmalarında “çalılık” vasfı ile tespit harici bırakılmış iken Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün 02.01.1987 gün ... yazısı üzerine 10.12.1987 tarihinde çalılık vasfında olup çalının temizlenmesi ile tarım arazisi haline dönüştürülmesi mümkün olan yerlerden olduğu gerekçesi ile Hazine adına tespit edildiği, tutanağın itirazsız olarak 31.05 1988 tarihinde kesinleşmesi ile tapuya kaydedildiği, 1246 parsel içinde kalan yerlerin 897 parsel içinde tespit edilmişken Hükmen ... ... adına tescil edildiği, 902 ve 879 parsel ... taşınmazların tarla niteliği ile şahıslar adına tespit ve tapuya tescil edilmişken, ... Kadastro Mahkemesi'nin 22.02.1993 tarih ve 1993/ 62 39 Esas, Karar ... ilamı ile kadastro işleminin iptal edildiği; ancak, gerek 1246 parsel, gerekse 902 ve 879 parsellere ilişkin ... Kadastro Mahkemesine ait dosyaların dosya içinde bulunmadığı, ayrıca, uyuşmazlığın çözümü için gerekli olan hava fotoğraflarından yararlanılmadığı ve taşınmazın sınırında otoban olmasına ve otobanın bir kısım yeri davacı tarafından dava konusu edilmiş olmasına rağmen yasal hasım olan Karayolları Genel Müdürlüğü'ne husumet yöneltilmediğine değinerek usulünce hava fotoğrafı incelenmek suretiyle zilyetlik araştırması yapılması ve kabule göre de otoban alanı içinde yer alan dava konusu bir kısım yere ilişkin olarak, otobanın yapımına başlandığı tarihe kadar imar ihya ve zilyetlikle kazanma koşullarının varlığının tespiti halinde bu kısım için mülkiyetin tespitine karar verilmesi gerektiğinin gözönünde bulundurulması gereğine değinilerek bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın reddine, ... ili Toprakkale ilçesi Tüysüz Köyünde bulunan 28.02.2014 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen 12.511,52 m2 lik alanın, B harfi ile gösterilen 29.308,63 m2 lik alanın, C harfi ile gösterilen 13.238,89 m2 lik alanın orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; önceki bozma kararının müvekkili lehine olduğunu, İlk Derece Mahkemesince mahkemece yargıtay bozma ilamının dışına çıkılarak orman araştırması yapılmasının ve onman vasfıyla tesciline karar verilmesinin hatalı olduğunu, çekişmeli taşınmazlar bakımından zilyetlikle edinme koşullarının müvekkili lehine oluştuğunu, 880 parselin tespit tutanağının 2. Kadastro olduğu için yöredeki diğer taşınmazlarla birlikte iptal edildiğini, 880 parselin daha sonra idare yoldan tapuya tescil edildiğini bu nedenle 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahsedilemeyeceğini, bozma gereklerinin yerine getirilmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı ve davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası

  1. Değerlendirme

1.İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmişse de dosya kapsamında 2014 tarihli bilirkişi raporunda A ,B ve C ile gösterilen kısım kapsamında kalan ve yine aynı raporda A7,A8,A10, A 11,B1, B2, B4, C1 ve C6 ile gösterilen bölümlerinin sırasıyla 1468,1471,1470,1468, 1473, 1470, 1471, 1472, 1470 parsellere isabet ettiği bu parsellerin; 1955 yılında yapılan kadastro çalışmalarında “çalılık” vasfı ile tespit harici bırakılmış iken Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün 02.01.1987 gün ... yazısı üzerine 10.12.1987 tarihinde çalılık vasfında olup çalının temizlenmesi ile tarım arazisi haline dönüştürülmesi mümkün olan yerlerden olduğu gerekçesi ile Hazine adına tespit edilip, kadastro tutanağının itirazsız olarak 31.05 1988 tarihinde kesinleşmesi ile 880 parsel olarak çalılık vasfında hazine adına tapuya tescil edilen taşınmazın ifrazıyla oluştuğu ve halen tapuda kayıtlı bulunduğu dolayısıyla davacı bakımından taşınmazın tapuya tescil tarihi ile dava tarihi arasında 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi sonuç olarak doğru ise de halen tapuda kayıtlı bulunan taşınmazların mükerrer tescil edilmesine yol açacak şekilde orman vasfıyla tesciline karar verilmiş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

2.2014 tarihli bilirkişi raporunda A ,B ve C ile gösterilen kısım kapsamında kalan A1, A5, A6, A9, B3, C3 ve C5 ile gösterilen bölümlerinin kadastro mahkemesince iptal edilen eski 879, 900 ve 902 parsellere isabet ettiği, A4 ile gösterilen bölümün paftasında yol olarak bulunduğu ve hali hazırda tescil harici bulunduğu belirtilmişse de 08.01.2018 havale tarihli ek fen bilirkişi raporudan yörede 2014 yılında 22/2 a çalışmaları, 2016 yılında orman kadastrosu çalışmaları yapıldığı ve tescil harici bazı bölümlerin orman vasfıyla hazine adına tescil edildiği anlaşılmaktaysa da bu çalışmalara ilişkin çalışma ve askı ilan tutanakları dosya arasına alınmamış, çalışmaların davaya etkisi değerlendirilmemiştir.

O halde İlk Derece Mahkemesince öncelikle davaya konu edilen bölümlerin isabet ettiği parseller kadastro sonucu oluşmuş iseler kadastro tutanaklarının onaylı örnekleri ile kadastro sonucu oluşan tapu kayıtlarının onaylı örneklerinin, ihdasen ya da imar yoluyla oluşmuş iseler buna ilişkin tüm bilgi ve belgelerin, taşınmazların ilk oluşum tarihinden itibaren oluşturulan tapu kayıtlarının tüm tedavüllerinin (ilk oluşumundan itibaren tapu ... sayfaları ile birlikte) onaylı örneklerinin, hükmen kesinleşmiş iseler ilgili mahkeme kararları ile Yargıtay ilamlarının onaylı örneklerinin getirtilerek dosya arasına alınması, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilerek; önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6 7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınarak davaya konu edilen A1, A5,A6,A9,B3,C3 ve C5 ile gösterilen bölümlerinin dava devam ederken yapılan orman kadastrosunda orman sınırlarının içinde kaldığının anlaşılması halinde bu bölümler bakımından görev hususu düşünülmeli, şayet orman kadastro sınırları dışında orman sayılmayan alanda kaldığı anlaşılırsa bu kez Mahkemece, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 ... Kanunlar Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın 6831 ... Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.

Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 ... Kanunun 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanunun 3.7.2005 tarihli ve 5403 ... Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve ... olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, hazinenin tescil harici bölümler bakımından karşı tescil talebi de bulunduğu göz önünde bulundurularak ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.

3.Ayrıca yine 2014 tarihli bilirkişi raporunda A ,B ve C ile gösterilen kısım kapsamında kalan A3, C2 ve A2 ile C4 rumuzlarıyla gösterilen bölümlerin sırasıyla 1341 parsel, 1246 parsel ve son iki rumuzlu kısmın davalı olduğu belirtilen 897 parsele isabet ettiği belirtilmiş olup ilgili parsellerin davalı iseler dava dosyaları ve tapu kayıtları oluşumundan itibaren getirtilerek güncel durumları tespit edilmemiş ve malikleri davaya dahil edilmemiştir. Bunların yanı sıra mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen bozma gerekleri yerine getirilmemiş usulünce hava fotoğrafları incelenmemiştir.

O halde İlk Derece Mahkemesince öncelikle davaya konu edilen bölümlerin isabet ettiği parseller kadastro sonucu oluşmuş iseler kadastro tutanaklarının onaylı örnekleri ile kadastro sonucu oluşan tapu kayıtlarının onaylı örneklerinin, ihdasen ya da imar yoluyla oluşmuş iseler buna ilişkin tüm bilgi ve belgelerin, taşınmazların ilk oluşum tarihinden itibaren oluşturulan tapu kayıtlarının tüm tedavüllerinin (ilk oluşumundan itibaren tapu ... sayfaları ile birlikte) onaylı örneklerinin, hükmen kesinleşmiş iseler ilgili mahkeme kararları ile Yargıtay ilamlarının onaylı örneklerinin getirtilerek dosya arasına alınmalı, söz konusu parsel maliklerine davanın yöneltilmesi sağlanarak bildireceği deliller toplanmalı ve çekişmeli taşınmazlar kadastro tespiti sonucu oluşmuş iseler tapuya tescil tarihinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçip geçmediği değerlendirilerek, (2) nolu bentte anlatıldığı şekilde hava fotoğrafları da incelenmek suretiyle usulünce zilyetlik araştırması yapılarak toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararaaabccevaptemyizyargılamavı.kararımahkemesiderecebozulmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:02:07

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim