Yargıtay 8. HD 2021/11036 E. 2023/2952 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/11036
2023/2952
11 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/75 E., 2019/1796 K.
KARAR: İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/220 E., 2018/747 K.
Taraflar arasındaki 6292 ... Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 ... Kanun) uyarınca bedelsiz iade gerektiğinin ve hak sahipliğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.1980 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 230 parsel ... 1.812,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışarısına çıkarılmakla beraber 08.01.1963 tarihli ve 1 sıra numaralı tapu kaydı uyarınca davacının tasarrufunda bulunduğu açıklanarak tarla vasfı ile davacı adına tespit ve tescil edilmiştir.
- Hazine tarafından davacı aleyhine açılan kadastro tespitine itiraz davası uyarınca ... Kadastro Mahkemesinin 05.02.1991 tarihli ve 1990/34 Esas, 1991/2 Karar ... kararı ile taşınmazın 3116 ... Orman Kanunu (3116 ... Kanun) uyarınca yapılan orman tahdit çalışmalarında orman olarak sınırlandırıldığı, 1974 yılında ise 1744 ... 6831 ... Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun (1744 ... Kanun) uygulaması ile orman niteliğini kaybetmesi nedeni ile orman sınırları dışarısına çıkarıldığı, davacı dayanağı 08.01.1963 tarihli ve 1 sıra numaralı tapu kaydının dayanağı olan tapunun 15.01.1945 yılında toprak tevzi komisyonunca oluşturulduğu, tapu taşınmaza uymakla birlikte tapu kaydının oluştuğu tarihte taşınmazın Devlet Ormanı olup tapunun hukuki değerini yitirdiği, orman sınırları dışarısına çıkarılma tarihi ile tespit tarihi arasında 20 yıllık sürenin dolmadığı açıklanarak tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmiş, anılan karar Yargıtay denetiminden geçerek 05.03.1992 tarihinde kesinleşmiştir.
3.Davacı dava dilekçesinde; maliki olduğu dava konusu taşınmaza ilişkin olarak 08.01.2013 tarihinde Hazineye başvuru yapmış olmasına rağmen, başvuru dilekçesi uyarınca 2/B ile ilgili işlem yapılmadığını öne sürerek, taşınmaza ilişkin tapunun iade edilmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taleple ilgili idari yargının görevli olduğunu, taşımazın hükmen tescil edildiğini ve SİT alanında kaldığından 6292 ... Kanun uyarınca işlem yapılmasının mümkün olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aynı yere ait Kadastro Mahkemesinin kesinleşen 1990/34 Esas ... kararı uyarınca, dava konusu parselin tutanağının 05.03.1992 tarihinde kesinleştiği, aynı yere ait taraflar arasında görülüp karara bağlanan kesinleşmiş karar bulunduğu, davanın 10 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesiyle, davanın kesin hüküm ve hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı istinaf başvuru dilekçesinde özetle; torba yasayla çıkarılan 2/B başvuru süresinin dolmadığını, davanın hak düşürücü süreden reddinin hatalı olduğunu, sürenin 2/B müracaat tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini, dava konusu taşınmaz bölümünün zilyetliğini 1963 yılında satın ve devraldığını bildirerek, eksik incelemeye dayalı kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; ... Kadastro Mahkemesinin 05.02.1991 tarihli ve 1990/34 Esas, 1991/2 Karar ... dava dosyasının da aynı taraflar arasında ve aynı dava konusu hakkında olduğu ve Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşen kararın, 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 303 üncü maddesi uyarınca kesin hüküm oluşturduğu, taşınmazda 2/B kullanıcı şerhi verilerek beyanlar hanesine tescili isteği yönünden değerlendirilmesi gerektiği anlaşılan davacı talebi yönünden ise; 5831 ... Tapu Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (5831 ... Kanun) ile 3402 ... Kadastro Kanunu'na (3402 ... Kanun) eklenen Ek 4 üncü madde hükmü gereği idarece kullanım kadastro çalışması yapılmayan yerlerde, idareyi bu çalışmayı yapmaya zorlayıcı karar verilemeyeceği, kullanım kadastro çalışması yapılmayan yerlerde kullanıcı şerhi verilmesinin de mümkün olmadığı, bu anlamda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz başvuru dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 6292 ... Kanun'un 7/1 a maddesi uyarınca bedelsiz olarak iade suretiyle tescil istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 ... Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6292 ... Kanun'un 7 inci maddesi.
- Değerlendirme
1.6292 ... Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un "2/A veya 2/B belirtmelerinin terkini ve iade edilecek ' Taşınmazlar başlıklı 7 inci maddesinde; ' (1) İlgililer tarafından idareye başvurulması ve idarece bu başvuru üzerine veya resen yapılan inceleme ve araştırma sonucunda doğruluğu tespit edilmesi hâlinde;
a) Tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardan Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescilleri aynen devam eder, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda tapularının iptaliyle Hazine adına tesciline karar verilen, kesinleşen ve tapuda henüz infaz edilmeyen taşınmazlar hakkında da aynı şekilde işlem yapılır. Ancak bu kararlardan infaz edilerek tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar ise, ilgilileri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde idareye başvurulması hâlinde, bedelsiz olarak önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına iade edilir.
b) Özel kanunları gereğince Devlet tarafından kişilere satılan, dağıtılan, trampa edilen, bedelli veya bedelsiz olarak devredilen veya iskânen verilen ya da özelleştirme suretiyle satılanlar ile hisseleri devredilen özel hukuk tüzel kişileri adına kayıtlı olan ancak daha sonra Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi konulan taşınmazların tapu kayıtları geçerli kabul edilir, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda Hazine adına tescil edilenler ise, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde ilgilileri tarafından idareye başvurulması hâlinde önceki maliklerine veya kanuni ya da akdî haleflerine bedelsiz olarak iade edilir. Ancak, bu kişilerden taşınmazlarına karşılık daha önce yer verilenlere veya bedeli ödenenlere iade işlemi yapılmaz.
c) Bu fıkra kapsamında kalan taşınmazların kullanıcılarının kayıt maliklerinden farklı kişiler olmaları ve kayıt maliklerinin bu fıkradan yararlanmak istemeleri hâlinde, kullanıcılar bu Kanunda belirtilen şartları taşısalar dahi doğrudan satış hakkından yararlanamazlar.
2.Birinci fıkra kapsamında kalan taşınmazlardan orman sınırı dışına çıkartılacak yerlerde bulunan ve Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/B belirtmesi konulması gereken taşınmazların tapu kütüklerine 2/B belirtmesi konulmaz ve bunlar hakkında dava açılmaz.
3.Birinci fıkra kapsamında kalan taşınmazlardan tapuda Hazine adına tescilli olan taşınmazlar hakkında aynı fıkrada belirtilen süre içerisinde idareye başvurmayan ilgililerin hakları bu süre sonunda sona erer, bu kişiler idareden başkaca talepte bulunamazlar, hak ve tazminat talep edemezler ve dava açamazlar. Bu taşınmazlardan Hazine adına tescilli olanlar idarece satış dâhil genel hükümlere göre değerlendirilir.
- Bu maddeye göre ilgililerine iade edilmesi gereken taşınmazlardan orman olduğu iddiasıyla Orman Genel Müdürlüğünce açılan davalar sonucunda orman niteliğiyle Hazine adına tescil edilen, fiilen orman niteliğinde olan veya bu nedenle dava açılması gereken, ağaçlandırılmak üzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilen, kamu hizmetlerine ayrılan veya bu amaçla kullanılan, özel kanunlar gereğince değerlendirilmesi gereken veya Maliye Bakanlığınca belirlenen taşınmazlar ilgililerine iade edilmez. Bu taşınmazların yerine, idarece belirlenen ve ilgililerince itiraz ve dava konusu edilmeksizin kabul edilen rayiç bedelleri ödenebilir veya rayiç bedellerine uygun taşınmazlar verilebilir.” düzenlemesi bulunmaktadır.
2.Yukarıda izah edilen 6292 ... Kanun'un 7 nci maddesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, idareye geniş takdir yetkisinin tanındığı görülmektedir. Zira, idarece iade başvurusu yerinde görülerek taşınmaz iade edilebileceği gibi onun yerine rayiç bedelini ödeyebileceği veya rayiç bedeline uygun başka taşınmaz verebileceği hatta idarenin kanunda belirtilen gerekçelerle taşınmazı iade etmeyebileceği anlaşılmaktadır.
3.Bu noktada kısaca idari eylem ve idari işlemi tanımlamak gerekirse; idari eylem, kamu idare ve kurumlarının kamu görevine ilişkin, idare hukuku kural ve gereklerine göre yaptığı olumlu veya olumsuz davranış ve fiillerden ibarettir. İdari işlem ise, idari kanunlara dayanılarak yapılan muamelelerdir. İdarenin eylem ve işlemleri, onun kamu hukuku alanındaki kamu gücünü (kamu otoritesini) kullanarak, idare hukuku kural ve gerekleri uyarınca yaptığı faaliyetlerin, hukuki ve maddi hayattaki görünümleridir.
4.Somut olayda davacı, dava dilekçesinde bedelsiz iadeye ilişkin 6292 ... Kanun’un 7 nci maddesine dayanmak suretiyle çekişmeli taşınmazın Hazine adına olan tapusunun iptal edilmesini ve kendi adına tapuya tescilini talep etmektedir. Dolayısıyla, davacının tapu iptali ve tescil davasının hukuki dayanağı ve sebebi 6292 ... Kanun’un 7 nci maddesindeki bedelsiz iade müessesesidir.
5.Konuya ilişkin olarak yukarıda değinilen kanun hükümleri ve davacının eldeki davadaki talebi ile bunun dayanağı birlikte irdelendiğinde; dava konusu taşınmazın 6292 ... Kanun kapsamında bedelsiz olarak iade şartlarını taşıyıp taşımadığı, süresi içerisinde idareye başvurup başvurmadığı hususlarının saptanması ve sonrasında dayanak tapunun 7/1 a ve b bentlerinde belirtilen nitelikleri taşıyıp taşımadığı, tapu kaydı belirtilen nitelikleri taşısa bile, taşınmazın bedelsiz iade edilebilecek nitelikte olup olmadığı, taşınmazın yerine rayiç bedelin ödenmesi ya da rayiç bedele uygun taşınmaz verilip verilmeyeceği yönünden ayrıca bir belirleme yapılması şeklindeki faaliyetlerin birer idari işlem olduğunun kabulü gerekmektedir. Davacı tapu iptali ve tescil isteminde bulunsa da maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 ... Kanun'un 33 üncü maddesi) İddianın ileri sürülüş şekline göre dava davacı lehine henüz sicile yansıtılmamış olan mülkiyet hakkının doğmuş olması nedeniyle, tapu iptali ile tescil niteliğinde olmayıp zaten mevcut olan ve tapu sicilinde kayıtlı olan dayanak tapu kaydı uyarınca bedelsiz iadeye ilişkin idari işlemlerin icrasına yöneliktir. Bu konuda Kanunun idareye vermiş olduğu yetkiler ve idari işlemler dolayısıyla işin esasının da idare hukuku ilkelerine göre çözümlenmeyi gerektiği davanın kökeninde, çözüme kavuşturulmamış mülkiyet, kadastro vs. gibi hukuki ilişkinin bulunmadığı görülmektedir.
6.Bu durumda, davacının 6292 ... Kanunun 7 nci maddesi gereğince açtığı davanın, 2577 ... Kanun'un 2 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde belirtildiği üzere; “İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları” ve “İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları” kapsamında, idari yargı yerince çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesinin 25.02.2019 tarihli ve 2018/820 Esas, 2019/117 Karar, yine 28.05.2020 tarihli ve 2020/56 Esas, 2020/309 Karar ... kararları da bu doğrultudadır.
7.Bu itibarla; İlk Derece Mahkemesince, davanın, yargı yolu nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken hak düşürücü süre ve kesin hüküm nedeni ile ret kararı verilmesi isabetsiz ise de bu husus, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılmasına ve 6100 ... Kanun'un 370/(2) 4 üncü maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin ve hüküm fıkrasının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
6100 ... Kanun'un 370/(2) 4 üncü maddeleri gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin belirtilen şekilde değiştirilmesine ve hüküm fıkrasının 1. bendindeki “Davacının davasının hak düşürücü süre ve kesin hüküm yönünden reddine” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine; “HMK'nin 114/1 b maddesi gereğince yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle, aynı Kanun'un 115/2. maddesi uyarınca davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine” ifadesinin yazılmasına, hükmün 6100 ... Kanun'un 370/2 nci maddesi gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:05:40