Yargıtay 8. HD 2021/9245 E. 2023/2585 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/9245

Karar No

2023/2585

Karar Tarihi

27 Nisan 2023

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi

KARAR: Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay ( Kapatılan ) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince son bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı katılma yoluyla davacı vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

  1. Dava ilk olarak Çumra Asliye Hukuk Mahkemesinde 2008/207 Esas sayılı dosya ile tescil talebiyle açılmış olup taşınmaz kadastro çalışmaları esnasında malik hanesi boş bırakılmak suretiyle parsel numarası aldığından mahkemece görevsizlik kararı verilmesi ve kararın kesinleşmesi üzerine dosyanın kadastro mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekilinin temyiz yoluna başvurması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 14.02.2011 tarihli ve 2010/15559 Esas 2011/1003 Karar sayılı ilamı ile karar onanarak kesinleşmiştir. Dosya bu defa Çumra Kadastro Mahkemesinde 2011/1 Esasını almış olup Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, bu kararın ise Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulması ve Çumra Kadastro Mahkemesinin de kapatılması üzerine dosya Konya Kadastro Mahkemesinde şimdiki esasını almıştır.

  2. Davanın konusu; Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi Gömülce Mevkii doğusu yol, batısı Mehmet Korkmaz ve Nazım Bağcı, kuzeyi ... Rıza ... ( şimdi Mevlüt Sarıoğlan ) ve Mehmet Korkmaz, güneyi orman ile çevrili 9669 m2 yere ilişkin olup Kadastro çalışmaları esnasında 544 ada 5 parsel numarasını almışsa da eldeki dava nedeniyle malik hanesi boş bırakılmış ve kesinleşmemiştir.

  3. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava konusu yeri Kazım Elaldı kızı Hatice Akyüz, ... Koçak ve İbrahim oğlu Mehmet Ak’tan yazılı senetle satın aldığını, adimden beri davacının selefleri ve davacı tarafından kullanıldığını, taşınmazın orman kadastrosuna konu olmayarak hali arazi olup orman ile ilgisinin olmadığını, zilyetlikle iktisabının mümkün olduğunu, davacının dava konusu bahçeye değeri artırıcı ağaçlar diktiğini, ihata ve istinat duvarı ile su deposu inşaatı yaparak kullanımını değiştirdiğini, kadimden beri seleflerinin de bağ olarak 20 yılı aşkın süredir kullandıklarını bu nedenle adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP

  1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın ham toprak vasfında devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, zilyetlik koşullarının da sağlanmadığını, bu nedenle davanın reddi ile taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir.

  2. Davalı ... ... vekili; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 25.12.2012 tarihli ve 2011/1 Esas ve 2012/6 Karar sayılı kararı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; "davacının dava konusu taşınmazda 20 yılı aşkın süredir malik sıfatı ile nizasız fasılasız zilyet olduğu, davacı ...'un 1522,08 m2 senetsizden yer edindiği,dava konusu taşınmazın miktar itibariyle kuru toprakta kazanabileceği miktar olan 100 dönümün altında kaldığı, toprak yapısı itibariyle, fen bilirkşisi, zirai bilirkişi ve orman bilirkişisi raporlarından anlaşılacağı üzere orman tahdit haritasının kapsamı dışında kaldığı tespit edilmiş olup taşınmazın orman ile ilgisi bulunmayıp zilyetlikle iktisabı elverişli tarım arazisi niteliğinde olduğu, 3402 sayılı yasanın 14 üncü Maddesinde aranan koşulların davacı taraf yararına gerçekleştiği gerekçesi ile davacının davasının kabulü ile, Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi Gökbil Mevkiinde kain 544 ada 5 parsel nolu ve 10765,50 m2 miktarındaki taşınmazın ... adına tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiştir.

IV . BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 27.02.2014 tarihli ve 2013/10664 Esas, 2014/2498 Karar sayılı ilamı ile "İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı , dosyaya sunulan 06.12.2009 tarihli orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 308,579 m²'lik kısmının kesinleşen orman sınırları içerisinde kaldığı belirtildiği halde, hükme esas alınan 14.06.2012 tarihli orman bilirkişi raporuna göre tamamının orman kadastro hattının solunda kaldığı açıklanmış, ayrıca, bir örneği dosyada bulunan 1997 yılında kesinleşen orman tahdit tutanaklarının 16 ıncı sayfasında dava konusu taşınmazın bulunduğu 95, 96 ve 97 nolu orman sınır noktalarını birleştiren hat ile karara dayanak alınan bilirkişi tarafından düzenlenen krokide, aynı noktaları birleştiren hat arasında açı, eğim, yön ve uzaklık bakımından benzerlik olmadığı, Orman kadastro haritası ve tutanakları ile 06.12.2009 tarihli bilirkişi ve hükme esas alınan bilirkişi krokisi çelişkili olup mahkemece bu yön üzerinde durularak çelişkilerin giderilmediği yine mahkemece, davacı çekişmeli taşınmazı değişik tarihlerde üçüncü kişilerden satın aldığını ileri sürdüğünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesi uyarınca, davacı yanında, (satın aldığı bayileri) yönünden de kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığının saptanmadığı, o halde mahkemece usulüne uygun orman ve kanunun aradığı sulu susuz arazi miktarının aşılıp aşılmadığı yönlerinden araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına" karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davaya konu taşınmazın evvelinde esasen üç ayrı bitişik parça taşınmaz olarak bayileri tarafından tarla,bahçe olarak kullanılmakta iken zaman içersinde ve fakat kadastro tespitinden önce bayileri tarafından yapılan satışlarla taşınmazın davacıya geçtiği,davacının da satın almalardan kaynaklanan akdi halefiyet sebebiyle eklemeli zilyetlikle beraber dava konusu taşınmaz üzerinde Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtığı tarihe kadar (her halükarda kadastro tespitinin yapıldığı tarihe kadar) 20 yılı aşan malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız zilyetliğinin bulunduğu,dava konusu taşınmazın orman,mera gibi kamu malı niteliğinde bulunmadığı,davacının zilyetlik yoluyla iktisabına engel başkaca yasal bir engelin de bulunmaması sebebiyle 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca davacının davasının sübuta erdiği, tescil davalarında davalı Hazine ve ilgili kamu tüzel kişisi yasal hasım durumunda olup yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretiyle sorumlu tutulamayacaklarından yargılama harç ve giderlerinin davacının üzerinde bırakılması gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, davaya konu Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, Gökbil Mevki 544 ada 5 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağında belirtilen nitelik ve yüzölçümüyle davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, davaya konu taşınmazın kadastro tespiti esnasında boş bırakılan malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, katılma yoluyla davacı vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, kararın onanmasını, karardaki tek eksikliğin lehlerine yargılama giderlerinin ödenmemesi olduğunu, lehlerine vekalet ücreti verilmek üzere kararın düzeltilmesini istemiştir.

  2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu yerin zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadığını, zilyetlik süresinin de yeterli araştırılmadığını, eklemeli zilyetlik ve intikal konularının araştırılmadığını, davacının haricen satın aldığı bayiler yönünden suluda 40 kuruda 100 dönümün aşılıp aşılamayacağının yeterli araştırılmadığını , taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının şüpheli kaldığını, resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

  3. Davalı ... ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının 20 yılı aşkın süredir taşınmaza zilyet olduğunu ispatlayamadığını, resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (4721 sayılı Kanun ) 713 üncü maddesi

  1. Değerlendirme

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup katılma yoluyla davacı vekilinin davalı Hazine vekilinin ve davalı ... ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan nedenlerle ;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

179,90 TL onama harcının temyiz eden ...'dan alınmasına, 44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL'nin temyiz eden ... Belediye Başkanlığından alınmasına, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 ... içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecicevapkarartemyizyargılamaincelenenvı.kararıkararınmahkemesionanmasınaderecesonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:12:44

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim