Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/3120

Karar No

2023/2374

Karar Tarihi

13 Nisan 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/217 E., 2020/69 K.

HÜKÜM/KARAR: Asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki galle fazlası alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar ... ... ve ... ... dışındaki davacılar ve asli müdahiller vekilleri ile davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

  1. Davacılar ... ..., ... ... ve ... ... vekili dava dilekçesinde; davacıların ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1985/236 1990/160 ... kararı ile ... ... ... Ağa (Bin ... Paşa) Vakfı'nın evlatları olduğunu, ancak davalı ... Genel Müdürlüğünce galle fazlasının eksik ödendiğini ... sürerek 1990 yılından dava tarihine kadar eksik ödenen gallenin fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 10.000,00 TL'nin yasal faizi ve masraflarla birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.

  2. Birleşen ... 19. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/211 Esas ... dosyası üzerinden davacılar ... ... ..., ... ... ..., ... ... ..., ... ... ..., ..., ... ... ..., ... ..., ..., ... ve ... vekili dava dilekçesinde; davacıların ... ... ... Ağa (Bin ... Paşa) Vakfı'nın evlatları olduğunu, ancak davalı ... Genel Müdürlüğünce galle fazlasının eksik ödendiğini ... sürerek 1990 yılından dava tarihine kadar eksik ödenen gallenin fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 20.000,00 TL'nin yasal faizi ve masraflarla birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.

  3. Birleşen ... 16. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/98 Esas ... dosyası üzerinden davacı ... ..., ... ..., ... ... ..., ... ... ..., ... ... ..., ... ..., ... ... ... ve ... ... ... vekili dava dilekçesinde; davacıların ... ... ... Ağa (Bin ... Paşa) Vakfı'nın evlatları olduğunu, ancak davalı ... Genel Müdürlüğünce galle fazlasının eksik ödendiğini ... sürerek 1990 yılından dava tarihine kadar eksik ödenen gallenin fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 10.000,00 TL'nin yasal faizi ve masraflarla birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.

  4. Asli Müdahiller ... ... ..., ... ..., ... ... ..., ... ..., ... ... ..., ... ... ..., ... ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ... ..., ... ... ..., ... ..., ... ... ... ve ... ... ... vekilleri müdahale dilekçesinde; müdahillerin ... ... ... Ağa (Bin ... Paşa) Vakfı'nın evlatları olduğunu, ancak davalı ... Genel Müdürlüğünce galle fazlasının eksik ödendiğini ... sürerek 1990 yılından dava tarihine kadar eksik ödenen gallenin fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 16.000,00 TL'nin yasal faizi ve masraflarla birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.

5.Yargılama sırasında aralarında fiili ve hukuki bağlantı bulunduğu gerekçesiyle davaların birleştirilmesine karar verilmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılar vekilinin talebinin mahkemenin görev alanına girmediğini, galle fazlasının hesaplanmasının idari bir işlem olduğunu, bu nedenle adliye mahkemelerinde dava açılamıyacağını ... sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

... Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.12.2008 tarih ve 2006/320 Esas, 2008/412 Karar ... kararı ile galle fazlasının ödenmesinde Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün görevli olduğu açılan davanın yargı yolu yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

  1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin 02.02.2009 tarihli ve 2008/11690 Esas, 2009/562 Karar ... kararıyla; "...davanın niteliği göz önünde tutularak, HUMK.’nun 8. maddesinin I. bendi uyarınca asliye hukuk mahkemesine açılmış bulunan davaya bakılarak toplanacak kanıtlarla işin esası hakkında hüküm kurulması gerekirken, davacıların adli yargıda dava açma haklarının bulunmadığı gerekçesi ile dava dilekçesinin yargı yolu yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. " gerekçesi ile mahkeme kararı bozulmuştur.

B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

... 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 26.01.2012 tarihli ve 2009/277 Esas, 2012/10 Karar ... kararı ile; 6111 ... Yasanın 209. maddesi gereğince Vakıflar Kanununa Geçici 10. madde eklendiği, bu Geçici 10.maddeye göre de bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle bu Kanunun 7. maddesine eklenen hükümlerin, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış ve halen devam eden intifa haklarının ödenmesi, mal varlığı ve gelirlerinin tespitine ilişkin davalarda da uygulanacağının belirtildiği, açıklanan yasa maddesi hükümlerine göre galle fazlasının tespiti görevinin Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne verildiğini bu itibarla galle fazlası mevcut ise bunu Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün belirleyeceği, bu itibarla Mahkeme'nin vakıf mallarının tespiti ile galle fazlasının belirlenmesi ve vakıf evlatlarına ödenmesine ilişkin talepler yönünden, bunları belirleyecek ve ödeyecek olan makamın Vakıflar Genel Müdürlüğü olduğundan, Mahkeme'nin bu şekilde belirleme ve ödeme kararı vermesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

  1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin 19.06.2012 tarihli ve 2012/4233 Esas, 2012/7478 Karar ... kararıyla; "...Mahkemece, tarafların göstereceği tüm kanıtlar toplandıktan sonra konusunda uzman bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, davanın niteliği yanlış değerlendirilerek somut uyuşmazlıkta uygulanma imkanı bulunmayan 6111 ... Kanunun 208. ve 209. maddeleri doğrultusunda değişiklik yapılan 5737 ... Vakıflar Kanununun 7. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile mahkeme kararı bozulmuştur.

D.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin 28.05.2015 tarihli ve 2012/645 Esas, 2015/219 Karar kararı ile;

"1.Davacıların davasının kabulü ile 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına,

2.Davacıların ... 16. Asliye Hukuk Mahkemsinin 2013/98 Esas ... dosyası ile açmış oldukları birleşen davanın kabulü ile, 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,davacıların fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına.

3.Davacılar ... ..., ... ve ... ...'ın ... 19 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/211 Esas ... dosyası ile açmış oldukları birleşen davanın reddine,

4.Davaları reddedilen davacılar dışındaki diğer davacıların ... 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/211 Esas ... dosyası ile açmış oldukları birleşen davanın kabulü ile 20.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, "

karar verilmiştir.

E. Üçüncü Bozma Kararı

  1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asli müdahil davacı ... ... ... ve diğerleri vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesinin 21.06.2016 tarihli ve 2016/3075 Esas, 2016/9972 Karar ... kararıyla; 25.02.2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 ... Yasa'nın 208 ve 209. maddeleri ile 5737 ... Vakıflar Kanunu'nun 7. maddesine iki fıkra ve bundan başka geçici 10. madde eklenmiştir. Buna göre 5737 ... Vakıflar Yasası’nın 7.maddesinde; ... vakıflarda intifa hakları, galle fazlası almaya hak kazanıldığını gösteren mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren, vakfın son beş yıl içindeki malvarlığı, gelirleri ve giderleri ile sınırlı olmak ve galle fazlasının mevcudiyeti şartıyla Genel Müdürlükçe belirleneceği, Geçici 10. maddesinde ise, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Kanunun 7.maddesine eklenen hükümlerin, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış ve halen devam eden intifa haklarının ödenmesi, malvarlığı ve gelirlerinin tespitine ilişkin davalarda da uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddelerin ... vakıflar ile ilgili halen devam eden intifa haklarının ödenmesi, malvarlığı ve gelirlerinin tespitine ilişkin davalarda da uygulanacağının öngörülmüş olması, Dairemiz tarafından benimsenen Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.11.2014 gün ve 2013/18 1095 Esas 2014/897 Karar ... ilamının da bu yönde olması karşısında somut olayda 6111 ... Yasa hükümleri dikkate alınarak değerlendirme yapılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden mahkeme kararının diğer yönler incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.

F.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay bozma ilamı ve dosyadaki tüm deliller kapsamında alınan gerekçeli, ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporu uyarınca davacıların dava tarihinden itibaren geriye doğru almaya müstehak olduğu galle fazlasının 5.478,20 TL olduğu, her bir davacıya düşen payın 161,12 TL olduğu anlaşılmakla vakıf evladı olduğuna karar verilen davacılar yönünden bu miktar üzerinden kabulüne, vakıf evladı olmayan davacılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Buna göre;

"1.ASIL DOSYA YÖNÜNDEN

Davacının davasının kısmen kabulü ile ;

Davacı ... için; 161,12 TL, ... için 161,12 TL, ... için 161,12 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine,

2.BİRLEŞEN ... 16. AHM'NİN 2013/98 E. ... DOSYA YÖNÜNDEN;

Davanın kısmen kabulü ile ;

Davacı ... için; 161,12 TL, ... için 161,12 TL, ... ... için 161,12 TL, ... ... için 161,12 TL, ... ... için 161,12 TL, ... için 161,12 TL, ... ... için 161,12 TL, Mehlikat ... için 161,12 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine,

3.BİRLEŞEN ... 19. AHM'NİN 2010/211 E. ... DOSYA YÖNÜNDEN

Davanın kısmen kabulü ile;

Davacı ... Handan için 161,12 TL, ... için için 161,12 TL, ... için 161,12 TL, ... için 161,12 TL, ... ... için 161,12 TL, ... ... için 161,12 TL, ... için 161,12 TL dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine,

Asli müdahil olan ... için 161,12 TL, ... için 161,12 TL, ... ... için 161,12 TL, ... ... için 161,12 TL, ... ... için 161,12 TL, ... için 161,12 TL, ... için 161,12 TL, ... ... için 161,12 TL, ... ... için 161,12 TL, ... ... için 161,12 TL, ... için 161,12 TL, dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine,

Davacı ... ve Jidat'ın taleplerinin reddine, " şeklinde hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar ... ... ve ... ... dışındaki davacılar ve asli müdahiller vekilleri ile davalı ... Genel Müdürlüğü vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; hüküm altına alınan bedellerin kabulünün mümkün olmadığı, 6111 ... Kanun ile yönetmeliklere göre varsa evlatlara ödenecek galle ve ödemelerini belirleme yetkisinin Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne ait olduğunu, konuya ilişkin dosyaya sunulan 14.01.2015 tarihli hukuki mütalaarının mahkemece dikkate alınmadığı, yasal hasım olan davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı ... sürülerek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

2.Birleşen ... 19. AHM'nin 2010/211 Esas ... dosyası davacıları ... ... ..., ... ... ..., ... ... ..., ..., ... ... ..., ... ... ... ile birleşen dava asli müdahilleri ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ... ..., ... ... ..., ... ..., ... ... ..., ... ... ..., ... ... ... ve ... ... vekilleri Av. ... temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporuna itirazlarının gözardı edildiğini, kayıtlardan sabit olduğu üzere Vakıflar Genel Müdürlüğü tüm taşınmazların taviz bedelleri tahsil ettiğini, ilgili mevzuat gereği bu taşınmazların nemalandırılması gerektiğinden, bu bedellerin esasen zaten günümüze kadar geldiğini, ilgili mevzuata aykırı davranılmasının sorumluluğunun davacılara değil, doğal olarak Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olduğunu, bu kapsamda dava konusu taşınmazlara ilişkin gelirlerin, Vakfın son beş yıllık malvarlığı içinde değerlendirilmesi gerektiğini, aksi bir anlayışın Vakfın elden çıkarılan tüm taşınmazlarının hiçe sayılması sonucunu doğuracağını, Mahkemece 6111 ... Yasa'nın yorumunun yanlış yapıldığını, 6111 ... Yasa ile 5737 ... Vakıflar Kanunu'na getirilen değişiklik uyarınca bu tür davaların Vakfın son beş yıl içerisindeki mal varlığı ile sınırlanması gerektiğini ve bu yetkinin Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde olduğunun belirtildiğini öncelikle hiçbir hukuk sisteminde, davalı tarafın, mahkeme ve bilirkişi yerine geçerek, davacının alacağı miktarı ve alacak hakkının bulunup bulunmadığını tespit edemeyeceğini, günümüze kadar yürürlükte olan/olmuş hiçbir mevzuatta mütevelliye Vakfa ait gayrimenkullerin satışı ve/veya tavize tutulması yetkisinin verilmediğini, bu yetkinin tamamıyla Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde olduğunu, yani sorumluluğun Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olduğunu, davacılardan ... ... ... ve ... ... 'ın da davalarının kabulü gerektiğini, ... ... ... ve ... ...’ın evlatlık listesine eklenmemelerinin de kötüniyetli olduğunu, nitekim bu kişiler de daha önceden evlatlık listesine eklenen bir kısım diğer davacılar ile aynı konumda olduklarını, ... ve Mülhak Vakıflarda Galle fazlasının 27 Eylül 2008 tarih ve 27010 ... Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yönetmelik hükümleri doğrultusunda dönem mevzuatı gereği ilgililerin nüfus kayıt örneklerini sunmalarının yeterli olduğunu, arz ve izah edilen sebeplerle mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

3.Asıl dosya davacıları ... ... ... ve ... ... ... ile Birleşen ... 16. AHM'nin 2013/98 Esas ... dosyası davacıları ... ..., ... ..., ... ... ..., ... ..., ... ... ..., ... ... ... ile Birleşen ... 19. AHM'nin 2010/211 Esas ... dosyası davacıları ... ..., ... ... ... ve ... ... ... ile asli müdahil davacılar ... ... ..., ... ... ..., ... ..., ... ... ... vekilleri Av. ... temyiz dilekçesinde; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.11.2014 Tarih ve 2013/18 1095 Esas, 2014/897 karar ... kararında vakfın fiili malvarlığının ne şekilde hesaplanacağı, 5737 ... Yasanın 7. Maddesine ekelenen 6111 ... Yasanın 208. Maddesindeki zamanaşımından ne anlaşılması gerektiğinin belirtildiğini Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında da belirtildiği üzere öncelikle Sayın Bilirkişi heyeti marifetiyle (6111 ... Kanun ile 5737 ... Kanun'un 7. maddesine eklenen 5. Fıkrasında geçen “... vakıflarda intifa hakları, galle fazlası almaya hak kazanıldığını gösteren mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren, vakfın son beş yıl içindeki malvarlığı, gelirleri ve giderleri ile sınırlı olmak ve galle fazlasının mevcudiyeti şartıyla Genel Müdürlükçe belirlenir.") hükmü uyarınca dava konusu vakfın dava tarihinden ( 19.10.2006 yılı ) geriye doğru vakfın son 5 yıldaki ( 2001 yılı dahil ) duran malvarlığı belirlenip, daha sonra ise iş bu duran malvarlığı üzerinden davacılara ödenecek galle fazlasının hesaplanması gerektiğini, bilirkişiler tarafından 11.02.2019 tarihli raporun 3. maddesinde Vakıflar ... Bölge Müdürlüğü tarafından sunulmuş olan 2004, 2006 ve 2007 yılına ilişkin bir takım verilerin dikkate alınarak bir takım hesaplama yapılmış ise de; bu veriler içerisinde 2001, 2002, 2003, 2005 verilerinin bulunmadığı ve daha da önemlisi davalı ... tarafından dava konusu vakfın dava tarihinden ( 19.10.2006 yılı ) geriye doğru son 5 yıldaki ( 2001 yılı dahil ) duran mal varlığının ne kadar olduğu dava dosyasına bildirilmediğini, 09.09.2019 tarihli ek rapor ile 17.09.2019 tarihli ek raporun düzeltilmesine ilişkin raporda ise bilirkişilerce iki ayrı hesaplama yapıldığını, bilirkişi heyetince vakfın vakfiyesi doğrultusunda vakıf evlatlarına galle fazlası değil yıllık 3500 akçe maaş bırakıldığını, bu nedenle vakfın duran varlıklarının 19.611.132,12.TL ana para değeri olduğu, bunun üzerinden de dava tarihinden geriye doğru 3.955.554,88.TL galle fazlası ödenmesi gerektiğini, Vakfın kira gelirleri üzerinden hesaplanan dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık galle fazlasının 5.478,20.TL olduğu belirtildiğini ancak ana para değerinin ne olduğu, duran kira bedeli toplamının ne kadar olduğu hususunda bir açıklama yapmadıklarını, bu durumda davalı İdarece, dava konusu vakfa ait taşınmazların satışı karşılığında elde etmiş olduğu taviz bedellerini, hisse senetlerinden elde edilen gelirleri ve kira gelirlerini Vakıflar Kanunu gereğince en iyi şekilde değerlendirme zorunluluğu bulunduğundan dava konusu vakfın dava tarihi itibariyle geriye doğru son 5 yıllık duran mal varlığının ne şekilde belirlenmesi gerektiği önem kazandığını, bu nedenle bilirkişilerce Vakıflar Kanunu uyarınca vakıflarca elden çıkartılan gayrimenkullerden elde edilen taviz bedellerinin, hisse senetlerinin ve kira gelirlerinin ne olduğunun, bu gelirlerin en iyi şekilde değerlendirilmiş olsaydı vakfın duran malvarlığının ne kadar olacağının açık ve net bir şekilde tespit edilmesi gerekirken ne kök raporda ne de ek raporda bunun yapılmadığını, arz ve izah olunan sebeplerle mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Asıl ve birleşen davalar, davacıların ... ... Paşa Vakfı'nın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olmaları nedeni ile galle fazlası alacağının işlemiş ve işleyecek faizleri ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

1.6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 427 nci maddesinin ikinci fıkrası, 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,

  1. 5737 ... Vakıflar Kanunu'nun (5737 ... Kanun) 3, 6, 7, 75, 76 ve Geçici 10 uncu maddeleri,

  2. Vakıflar Yönetmeliğinin 23, 28, 53 ve 55 inci maddeleri

  3. Değerlendirme

1.Davalı ... Genel Müdürlüğü'nün temyizi yönünden; 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 5219 ... Yasa ile değişik 427. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 2020 yılı itibariyle miktar ve değeri 3.920,00 TL’yi aşmayan kararlar hakkında temyiz kanun yoluna başvurulamaz ve anılan nitelikteki kararlar kesindir.

Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri uyarınca değerlendirildiğinde temyiz talebine konu Mahkeme kararının verildiği tarih olan 24.01.2020 tarihi itibariyle temyiz kanun yolu kesinlik sınırının 3.920,00 TL olduğu, eldeki asıl dava yönünden üç davacı için toplam 483,36 TL; birleşen ... 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/211 Esas ... dosyası yönünden ( 7 davacı ve 11 asli müdahiller için) 2.900,16 TL ve birleşen ... 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/98 Esas ... dosyası yönünden ise sekiz davacı için toplam 1.288,96 TL'ye hükmedildiği, her bir dava bakımından hüküm altına alınan miktarlarının kesinlik değeri altında kaldığı, davalı tarafın temyiz dilekçesinin kesin olan Mahkeme kararına karşı olduğu anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca davalı ... Genel Müdürlüğü'nün temyiz dilekçesinin kesinlik nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.

2.Asli müdahiller ... ... ... ile ... ... ... yönünden; Bilindiği üzere, hukukumuzda davaya müdahale (katılma) iki türlü olup; bunlar fer’î müdahale ve aslî müdahale olarak adlandırılmaktadır. Her iki müdahale türünün davadaki konumu ve sonuçları farklıdır. 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Davanın İhbarı ve Davaya Müdahale" başlıklı üçüncü ayırımın 65.maddesinde "aslî müdahale" 66. maddesinde ise "fer'î müdahale" düzenlenmiştir.

Aslî müdahilliğin düzenlendiği 6100 ... HMK'nin 65.maddesi ile madde gerekçesine göre; aslî müdahalenin, çelişkili kararların önüne geçmek, gerçeğin ortaya çıkartılması, usul ekonomisi, hukukî dinlenilme hakkının tam gerçekleştirilmesi, muvazaalı yargılamaların önüne geçmek gibi amaçlara hizmet eden bir kurum olduğu, birinci fıkrada, öncelikle davaya aslî müdahale değil, yargılamaya müdahale ifadesinin kullanıldığı, zira, fer’î müdahale çekişmesiz yargıda mümkün değilken, aslî müdahalenin çekişmesiz yargıda da mümkün olduğu ve aslî müdahalede bulunulmasıyla çekişmesiz yargı işinin kural olarak çekişmeli yargıya dönüşeceği, zaman bakımından da, hüküm verilinceye kadar aslî müdahalede bulunulmasının kabul edilmiş olduğu belirtilmiştir.

Aslî müdahale, esasında açılmış ve devam eden bir dava veya çekişmesiz yargı işinde, yargılama konusu şey veya hak üzerinde, yargılamanın tarafları veya ilgilileri ile hukukî yararı çatışan üçüncü bir kişinin, bu kişilere karşı aynı mahkemede ayrı bir dava açması olup, bu talebin kabulü veya reddi mahkemenin takdirinde değildir. Yani aslî müdahale gerçekte üçüncü kişinin, açılmış bir davaya veya çekişmesiz yargı işine müdahalesi olmayıp, ilk davanın taraflarına karşı açılmış bağımsız bir davadır. Fer'î müdahalede ise üçüncü kişi, hukuki yararı olduğu gerekçesiyle görülmekte olan davaya ancak, taraflardan birinin yanında ve onun yardımcısı olarak katılır. Bu nedenle, fer’î müdahale, bir davanın davacı veya davalı aleyhine sonuçlanması halinde, kendi hukuksal durumu dolaylı şekilde etkilenecek olan üçüncü kişinin başvuracağı bir yoldur ve genellikle amaç, açılmış davanın yanında davaya katıldığı tarafın yararına sonuçlanmasını sağlamaktır.

Mahkeme, fer’î müdahale dilekçesi üzerine müdahale talebinin kabulüne veya reddine karar verir. Aslî müdahale ise bağımsız bir dava olduğundan, fer’î müdahillikten farklı olarak, aslî müdahil taraftır ve dava sonunda onun hakkında bir karar verilir. İlk dava ile aslî müdahale davası birlikte görülmekle birlikte, bunlar iki ayrı dava olup mahkemenin aslî müdahil olarak açılan davayı esas hüküm ile birlikte karara bağlaması yani müdahillik talebinin ek karar ile değerlendirilip kabul veya reddi yönünden bir değerlendirme yapmaksızın işin esası incelenerek nihai karar ile birlikte aslî müdahilin lehine veya aleyhine hüküm kurulmalıdır.

Somut olayda ... ... ... ile ... ... ... diğer asli müdahiller ile birlikte 24.02.2011 tarihinde harcını da yatırarak fazlaya dair haklarını saklı tutarak 16.000,00 TL galle fazlası alacağının faizi ile davalından tahsilini istemişler, Mahkemece, on bir asli müdahil yönünden davanın kısmen kabulüne, asli müdahiller ... ... ... ve ... ...'ın davasının reddine karar verildiği halde asli müdahiller ... ... ... ile ... ... ...'nin davaları hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir.

  1. Mahkeme kararı ile galle fazlasına müstehak vakıf olduklarının tespit edilen davacılar vekilinin temyiz dilekçesi yönünden; 5737 ... Vakıflar Yasası’nın 3. maddesine göre ... vakıflar, bu kanun uyarınca Genel Müdürlükçe (Vakıflar Genel Müdürlüğü) yönetilecek ve temsil edilecek vakıflar ile mülga 743 ... Türk Kanunu Medenisinin yürürlük tarihinden önce kurulmuş ve 2762 ... Vakıflar Kanunu gereğince Vakıflar Genel Müdürlüğünce yönetilen vakıflar olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde intifa ..., ... ve mülhak vakıflarda, vakfiyelerindeki şartlara göre ilgililere bırakılmış galle fazlaları ve hakları olarak tanımlanmış, aynı Kanun'un "İntifa ..." başlıklı 75. maddesi gereği ... ve mülhak vakıfların vakfiyelerindeki şartlar doğrultusunda, ilgililerin haklarının saklı olduğu, bu hakların kullanılmasına ilişkin usûl ve esasların yönetmelikle düzenleneceği, Vakıflar Yönetmeliğinin 53. maddesine göre; vakıf evlatları veya ilgilileri dilekçe ile vakfiye şartı gereği vakıf evladı veya ilgilisi olduğunu ve galle fazlası almaya hak kazandığını gösteren mahkeme kararıyla müracaat etmeleri gerektiği; 55. maddesinde ise; vakıf evladı veya ilgililerinin galle fazlasını almaya hak kazandıkları tarih ilk derece mahkemesi karar tarihi olup, galle fazlasına ilişkin ödeme mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra yapılacağı düzenlenmiştir.

13.02.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un (6111 ... Kanun) 208 inci maddesi ile 5737 ... Vakıflar Kanunu’nun (5737 ... Kanun) 7 nci maddesine; “intifa haklarına ilişkin talepler galle fazlası almaya hak kazanıldığını gösteren mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl geçmekle düşer.”, “... vakıflarda intifa hakları, galle fazlası almaya hak kazanıldığını gösteren mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren, vakfın son beş yıl içindeki malvarlığı, gelirleri ve giderleri ile sınırlı olmak ve galle fazlasının mevcudiyeti şartıyla Genel Müdürlükçe belirlenir.” hükümlerinin ilave edildiği, 6111 ... Kanun’un 209 uncu maddesi ile de 5737 ... Kanun’a geçici 10 uncu madde hükmü eklenerek; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanun'un 7 nci maddesine eklenen hükümlerin, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış ve hâlen devam eden intifa haklarının ödenmesi, malvarlığı ve gelirlerinin tespitine ilişkin davalarda da uygulanacağı düzenlendiği, davacı, eldeki davada intifa haklarından olan sükna hakkına dayalı olarak vakfa ait üzerinde otel bulunan taşınmazın tahsis edilmesi, mümkün olmadığı takdirde buradan elde edilecek gelirin kendisine ödenmesini dava konusu ettiğine göre, 6111 ... Kanun ile 5737 ... Kanun’un 7 nci maddesine ek fıkralar getiren 208 inci maddenin, aynı Kanun’un 209 uncu madde hükmü gözetilmek suretiyle yargılaması devam eden eldeki davaya uygulanacağının açık olduğu, intifa hakkının 5737 ... Kanun'un 75 inci ve Vakıflar Yönetmeliği 53 ve 55 inci maddeleri gereği vakıf evladı veya ilgilisi olduğunu kesinleşmiş mahkeme kararıyla ispat edenlere ödenecektir.

Yukarıdaki Kanun maddeleri ile Yönetmeliğin ilgili maddeleri gereği galle fazlasının tahsili davası açılması için kesinleşmiş mahkeme kararı olmaksızın idari işlem ile Vakıflar Genel Müdürlüğünce vakıf evladı listesine yazılmasının yeterli olmadığı, davacıların eldeki davayı açabilmesi için öncelikle galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduklarına dair kesinleşmiş mahkeme kararı olması gerektiği açıktır.

Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden birleşen ... 16. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/98 Esas ... dosya davacıları ... ..., ... ..., ... ... ..., ... ... ..., ... ... ..., ... ..., ... ... ... ve ... ... ... ile birleşen ... 19. Asliye Hukuk Mahkemesine asli müdahil olarak katılan asli müdahiller ... ... ..., ... ..., ... ... ..., ... ..., ... ... ..., ... ... ..., ... ... ..., ... ..., ... ..., ... ..., ... ... ..., ... ... ..., ... ..., ... ... ... ve ... ... ... hakkında dava konusu vakfın galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduklarına dair verilmiş her hangi bir mahkeme kararı olmadığı, ... ... ... ve ... ...'ın idari işlem ile Vakıflar Genel Müdürlüğü'nce evlat listelerine eklendiği anlaşılmıştır. Buna göre; davacıların eldeki davayı açabilmesi için öncelikle galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduklarına dair kesinleşmiş mahkeme kararı olması gerektiği, davacı az yukarı da isimleri sayılan asli müdahillerin bu yönde kesinleşmiş mahkeme kararı olmadan eldeki davayı açamayacaklarından davanın bu nedenle reddi gerekirken işin esasının incelenerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz dilekçesinin (V.C.3.1) nolu bentte yazılı nedenlerle REDDİNE,

  1. Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının itirazlarının yukarıda (V.C.3. 2 ve 3.) bentlerinde açıklanan nedenlerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

13.04.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecikararyargılamayönündenkararı"asılmahkemesiahm'ninreddinederecebozmatemyizvı.birleşendosyasonrakibozmadancevapbozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:15:29

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim