Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4417
2023/2305
11 Nisan 2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi
KARAR: Kısmen kabul
DAVA TÜRÜ Uygulama kadastrosuna İtiraz
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkeme kararı davalılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
-
Uygulama kadastrosu sırasında, ... ili, Seferihisar ilçesi, İhsaniye Köyü çalışma alanında ve tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 59 parsel sayılı 6930 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 102 ada 29 parsel numarasıyla ve 6.713,20 metrekare yüzölçümlü olarak, Bekir Sıtkı Sayar adına kayıtlı bulunan eski 60 ve 211 parsel sayılı 5471 ve 829 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ise sırasıyla 102 ada 31 ve 30 parsel numarasıyla 5.675,61 ve 779,43 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
-
Davacı ... dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait 102 ada 29 parsel ile davalı tarafa ait 102 ada 30 ve 31 parsellerin sınırının hatalı belirlendiği iddiasına dayanarak fiilen kullanım durumuna göre sınırın belirlenmesini istemiştir.
II. CEVAP
-
Davalılar ... ve arkadaşları davanın reddini savunmuştur.
-
Davalı ... davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.01.2016 tarihli ve 2014/9 Esas, 2016/2 Karar sayılı kararı ile; "dava konusu 102 ada 29, 30 ve 31 parsel sayılı taşınmazların uygulama tespitlerinin iptali ile 04.01.2016 tarihli bilirkişi raporuna ek krokide gösterilen sınırlar esas alınarak 102 ada 29 parselin 6.713,20 metrekare, 102 ada 30 parselin 779,43 metrekare ve 102 ada 31 parselin 5.675,61 metrekare yüzölçümü ile tesciline" karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... Müdürülüğü vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 09.10.2019 tarihli ve 2016/9644 Esas, 2019/6219 Karar sayılı kararıyla; "...Davanın, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosuna itiraz niteliğinde olduğu, bu tür davalarda husumetin, yapılan tespit sonucunda, itiraz edenin taşınmazları aleyhine yüzölçümü artan ya da lehine ortak sınır değiştirilen taşınmazların maliklerine yöneltilmesi gerektiği, ancak, uygulama kadastrosu sonucunda lehine sınır değişikliği yapılan veya yüzölçümü artan taşınmaz veya taşınmazların bulunmaması halinde ise Kadastro Müdürlüğüne husumet yöneltilerek de dava açılabileceği, somut olayda, davacı, uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait 102 ada 29 parsel sayılı taşınmaz ile 102 ada 30 ve 31 parsel sayılı taşınmazlar yönünün hatalı belirlendiği iddiasına dayanarak dava açmış olup, dava açarken 102 ada 30 ve 31 parsel malikleri ile birlikte Kadastro Müdürlüğünü de davalı gösterdiği, davacının, dava açarken kendi parseli aleyhine değişikliğe sebep olan taşınmazları doğru şekilde tespit ettiğine göre Kadastro Müdürlüğüne husumet düşmeyeceği, hal böyle olunca, davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, ayrım yapılmaksızın tüm davalılara karşı davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetsiz olduğu..." belirtilerek hüküm bozulmuştur.
3.Bozma ilamına karşı davalılar ... ve arkadaşları karar düzeltme isteminde bulunmuştur
- Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 19.11.2020 tarihli, 2020/2180 Esas, 2020/5417 Karar sayılı kararıyla "...Davalı ..., ..., ...'a mahkeme hükmünün 10.02.2016 ve 17.02.2016 tarihlerinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği halde, hükmü temyiz etmedikleri, böylece hükmün kendileri yönünden kesinleştiği, Dairece davalı ... vekilinin temyizi üzerine hükmün 'davalı ... yönüyle davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi' gereğine değinilerek bozulmuş olması ile de bozma ilamı ile aleyhlerine bir durum yaratılmadığı, bu nedenle; adı geçen davalıların karar düzeltme isteminde hukuki yararları bulunmadığı..." belirtilerek karar düzeltme istemleri reddedilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
- İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İhsaniye Köyü 102 ada 29 parsel maliki davacı ... ve 102 ada 30 ve 31 parsel malikleri davalılar ..., ... ve ...'in gösterdikleri sınır ile mahalli bilirkişilerin gösterdikleri sınırın uyum gösterdiği, tarafların iradelerinin uyuşması nedeniyle 102 ada 29, 30 ve 31 parsellerin birbirleriyle olan sınırlarının geçerli sayılabilecek sınır olarak 04.01.2016 havale tarihli bilirkişi raporu ve ekindeki krokideki sınırlara göre düzeltilmesi gerektiği, Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın; uygulama kadastrosu tespitine itiraz davalarının lehlerine artış yapılan parsel maliklerine yöneltilmesi gerektiğinden pasif dava ehliyeti yokluğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 ve 115/2 nci maddeleri gereğince" usulden reddine ve Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 17.06.2019 tarihli ve 2019/2616 Esas sayılı ilamına göre ilgili idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne,
a) 102 ada 29 parsele ilişkin uygulama tutanağının iptali ile; 102 ada 29 parselin 04/01/2016 tarihli bilirkişi raporu ekindeki krokide 97, 99, 105, 117, 130, 128, 101, 87, 69, 678, 39, 42, 48, 50, 54, 60, 68, 75, 79, 84 ve 90 numaralı noktalar içerisinde gösterilen şekliyle 6713,20 m² yüzölçümü ile,
b) 102 ada 30 parsele ilişkin uygulama tutanağının iptali ile; 102 ada 30 parselin 04/01/2016 tarihli bilirkişi raporu ekindeki krokide 69, 679, 677 ve 678 numaralı noktalar içerisinde gösterilen şekliyle 779,43 m² yüzölçümü ile
c)102 ada 31 parsele ilişkin uygulama tutanağının iptali ile; 102 ada 31 parselin 04/01/2016 tarihli bilirkişi raporu ekindeki krokide 677, 679, 53, 41, 29, 20, 19, 13, 11, 5, 7, 12, 22 ve 30 numaralı noktalar içerisinde gösterilen şekliyle 5675,61 m² yüzölçümü ile tapuya kayıt ve tesciline,
- ... aleyhine açılan davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan 6100 sayılı Kanun'un 114 ve 115/2 nci maddeleri gereğince usulden reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... ve arkadaşları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; yetersiz bilirkişi incelemesi ile karar verildiğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2 a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 Sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun'un 22/2 a maddesi
- Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL'nin temyiz eden ... ve arkadaşlarından alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 ... içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:16:49