Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/9786

Karar No

2023/181

Karar Tarihi

19 Ocak 2023

MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2015/41 E., 2018/60 K.

KARAR: Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince son bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda davacı ... ve ...'ın davalarının reddine, davacı ... İdaresinin davasının kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ..., davacı ... İdaresi vekili, davacı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

  1. Asıl ve birleşen 1990/361 Esas sayılı davanın konusu; ... ili ... ilçesi ... Köyü ... mevkii 1063 parsel 9400 m2 mera vasfındaki taşınmaz senetsizden vergi kaydı bulunmakla (860 tahrir) bu vergi kaydına ve yapılan taksime göre ...'a kaldığı vergi kaydının bu yerlere uyduğu, ancak vergi kaydının batısı mera olduğundan dolayı kesin yüzölçümü çevrilmediğinden daha sonra işlem yapılacağı belirtilerek 25.05.1987 tarihinde tespit edilmiş olup Orman İdaresinin itirazı; taşınmazın kesinleşen tahdidin dışında kaldığı, ...'ın itirazının ise yerinde bulunmadığından reddine karar verilmekle mera vasfıyla köy orta malı olarak tespit yapılmışsa da eldeki davalardan dolayı kesinleşmemiştir. Birleşen 1994/15 Esas sayılı davanın konusu; aynı yer 1418 parsel 5600 m2 mera vasfıyla senetsizden vergi kaydı bulunmamakla 1062 parsel maliki kullanımında olup vergi kaydı miktar fazlası ve köy orta malı olarak 28.09.1987 tarihinde tespit edilmiş, ...'ın itirazı üzerine Komisyonca itirazın reddine karar verilmekle ve eldeki dava açılmakla kesinleşmemiştir. Birleşen 1997/42 Esas sayılı dava konusu; aynı yer 1059 parsel 7900 m2 incirlik vasfındaki taşınmaz senetsizden vergi kaydı bulunmakla (860 tahrir) bu vergi kaydına ve yapılan taksime göre ...'a kaldığı, vergi kaydının bu yerlere uyduğu, ancak vergi kaydının batısı mera olduğundan dolayı kesin yüzölçümü çevrilmediğinden daha sonra işlem yapılacağı belirtilerek 21.05.1987 tarihinde tespit edilmiş olup Orman İdaresi ve ... tarafından itiraz edilmesi üzerine Komisyonca, Orman İdaresinin itirazının kabulüne taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde kaldığından bahisle orman vasfıyla Hazine adına tesciline ...'ın itirazının reddine karar verilmekle ve eldeki dava açılmakla kesinleşmemiştir.

  2. Asıl dava davacısı Orman İdaresi vekili dava dilekçesinde; dava konusu 1063 parselin orman sınırları içerisinde kalan kısmının kadastro tespitinin iptali ile orman olarak tespit ve tescilini talep etmiştir. Orman İdaresi vekili 12.10.2018 tarihinde verdiği dilekçe ile 1418 parsel yönünden davaya asli müdahil olmak istediğini, bu parselin orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir.

  3. Birleşen davada davacı ... dava dilekçesinde; dava konusu 1463 (aslında 1063) parsel sayılı taşınmazın zilyetlikle mülkiyetini kazandığını bu nedenle tespitin iptali ile adına tespit ve tescilini talep etmiştir.

  4. Birleşen dava davacısı ... dava dilekçesinde; dava konusu 1418 parselin 1938 tarihli vergi kaydının kapsamı içerisinde olduğunu, zilyetlikle taşınmazın mülkiyetini kazandığını, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın kendi adına tespit ve tescilini talep etmiştir.

  5. Birleşen dava davacısı ... dava dilekçesinde; dava konusu 1059 parselin incir bahçesi niteliğinde olduğunu, taşınmazı Noterde düzenlenen satış senedi ile ...'dan 1958 yılında satın aldığını, o zamandan bu zamana zilyet ve tasarrufunda olduğunu, tespitin iptali ile adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

  1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

  2. Dahili davalı ... Belediye Başkanlığı vekili; davanın reddini savunmuştur.

  3. Dahili davalı ... vekili; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

  1. Dava ilk olarak Sultanhisar Kadastro Mahkemesinde 04.10.1990 tarihinde 1990/338 Esas sayılı dosya ile açılmıştır. Birleşen dava Orman İdaresi tarafından Köy Tüzel Kişiliğine karşı 1063 parsel yönünden açılmış, yine aynı mahkemede 22.10.1990 tarihinde 1990/361 Esas sayılı dosya ile ... tarafından Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği aleyhine 1063 parsele ilişkin olarak açılmış olup bu dosya 1990/338 Esas sayılı asıl dava ile birleştirilmiş İlk Derece Mahkemesince Orman İdaresinin davasının reddine, ...'ın davasının kabulüne karar verilmiş Orman İdaresi ve Hazinenin temyizi üzerine hükme dayanak yapılan rapordaki OS noktalarının çelişkili olduğu usulüne uygun orman araştırması yapılması, orman olmadığı takdirde mera husus üzerinde durularak komşu taşınmazlar ve vergi kaydı kapsamında kalan taşınmalara ilişkin dosyaların birleştirilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiş ve dosya 1997/3 Esas numarasını almıştır. Bundan ayrı Sultanhisar Kadastro Mahkemesinde 16.04.1990 tarihinde 1990/200 Esas sayılı dosya ile ... tarafından Köy Tüzel Kişiliğine karşı dava açılmış olup ara karar üzerine Hazineyi davaya dahil ederek 1418 parsel yönünden dava açılmış, İlk Derece Mahkemesince yargılama sonunda davanın kabulüne, tespitin iptali ile ... adına tesciline karar verilmiş, davalı Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 01.04.1994 tarihli ve 1993/8328 Esas, 1994/3562 Karar sayılı ilamı ile araştırma bozması yapılması üzerine dosya 1994/15 Esas numarasını alarak 1997/3 Esas numaralı asıl dava ile birleştirilmiştir. Yine Sultanhisar Kadastro Mahkemesi 23.11.1990 tarihinde ... tarafından 1059 parsele ilişkin olarak Hazine aleyhine dava açılmış olup verilen karar üzerine eksik araştırma ile karar verildiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiş, dosya 1994/22 Esas numarasını almış olup İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmişse de bu defa Orman İdaresinin davada yer alması gerektiğinden bahisle bozulmuş ve 1997/42 Esas numarasını alarak 1997/3 Esas numaralı dosya ile birleştirilmiştir. Sultan Hisar Kadastro Mahkemesinin kapatılması üzerine dosya Nazilli Kadastro Mahkemesinde 2012/12 Esas numarasını almıştır.

  2. İlk Derece Mahkemesi olan Nazilli Kadastro Mahkemesinin 31.05.2013 tarihli ve 2012/12 Esas, 2013/1 Karar sayılı kararı ile tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporları değerlendirildiğinde; dava konusu taşınmazların tümünün yüksek yamaç meyilli olduğu, yüksek yamaç meylinin yol açtığı erezyon nedeniyle hatalı tarımsal kullanımın bulunduğu ve bu kullanımın son verilmesi halinde taşınmazların kısa zaman içinde doğal orman örtüsüne kavuşacaklarının tespit edildiği, 1961 ve 1973 yılı baskılarında ölçekli memleket haritalarında 1063, 1418 parsellerin münferit yapraklı ağaç, 1059 parselin yapraklı ağaç olarak, 1996 yılı baskısının 1/25000 ölçekli memleket paftasında dava konusu parsellerin tamamının genç orman alanı olarak gösterildiği, 1993 yılındaki ölçekli hava fotoğrafında parsellerin tamamının açıklık alan olarak görüldüğü, 1990'lı yılların başlarında doğal yapısını taşımaktayken ortalama olarak bu tarihten itibaren tarımsal uygulamanın başlatıldığının tespit edildiği, dolayısıyla ekonomik amaca uygun zilyetlik şartının gerçekleşmediği, ayrıca ormanlar üzerinde zilyetlikle mülkiyet kazanılamayacağı kanaatine de varılmakla, davacı ve birleşen dosya davacıları ..., ... ve ...'ın mirasçılarının davalarının reddine, davacı ... İdaresinin davasının kabulüne, ... ili ... ilçesi ... Köyü ... mevki 1063, 1418 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit kayıtlarının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline, ... ili ... ilçesi ... Köyü ... mevki 1059 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi orman vasfıyla Hazine adına kayıt ve tesciline, dosyanın kararın kesinleşmesine müteakip Sultanhisar Tapu Müdürlüğüne tevdiine karar verilmiştir.

IV . BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı birleşen dava davacısı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 10.12.2014 tarihli ve 2014/8101 Esas, 2014/10388 Karar sayılı ilamı ile davacılar ... ve ... yönünden verilen ret kararının ve 1059 nolu parselin orman olduğu yönünden verilen kararların temyiz edilmeksizin kesinleştiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlarda çekişmeli taşınmazların orman tahdidine göre konumlarının usûlünce gösterilmediği, orman araştırmasının ve mera araştırmasının da yetersiz olduğu, çekişmeli taşınmazların bulunduğu ... Köyünde 2002 yılında yapılan ve bu dava nedeniyle kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunduğu, Orman kadastrosunun kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukukî durumu o yer ile ilgili tüm orman kadastro tutanakları ve haritalarının kanun ve yönetmelikte belirlenen yöntem ile uygulanması sonucu belirleneceği, açılan bu davanın hem kadastro tespitine itiraz, hem de 2/B uygulamasına itiraz niteliğinde olduğu, yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamasının bu dava nedeni ile kesinleşmediği, o halde; İlk Derece Mahkemesince öncelikle, usulüne uygun orman araştırması yapılması orman olmadığının tespiti halinde ise ... yönünden zilyetlik araştırması yapılması gerektiği, kabule göre de; davacı ... İdaresinin 1063 sayılı parsele dava açtığı, 1418 sayılı parsele davası olmadığı halde, 1418 sayılı parsel hakkında Orman İdaresinin davasının kabulüne karar verilerek 1418 sayılı parselin orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Son Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sahada arazi kadastrosundan önce 1968 tarihinde orman sınırlamasının yapıldığı 1971 yılında kesinleştiği; açılan davalar devam etmekte iken 1997 yılında orman sınırlama aplikasyonunun ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 Sayılı Kanun) 2/B maddesi uygulamasının yapıldığı; davaya konu taşınmazlar davalı olmasına karşın bilirkişi heyeti raporuna ekli krokide B harfi ile gösterilen kısımların 2/B uygulaması ile orman sınırlaması dışarısına çıkarıldığı; mahallinde yapılan keşif ve alının bilirkişi heyeti raporu ile davaya konu 1063 parselin rapora ekli krokide A ve B harfleri ile gösterilen kısımlarının ve davalı 1418 parsel sayılı taşınmazın ekli krokide B harfi ile gösterilen kısmının arazi kadastrosundan önce 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 1971 yılında kesinleşen orman sınırlaması içerisinde kaldığının sabite kazandığı; her iki parselde de bilirkişi raporuna ekli krokide B harfi ile gösterilen kısımların dava devam ettiği sırada 2/B çalışması ile 1999 tarihinde orman sınırlaması dışına çıkarıldığı; orman sınırlaması içerisinde kalan kısımların orman olduğuna dair orman sınırlama haritasının kesin delil olduğu; orman sayılan taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülkiyetinin kazanılmasının mümkün olmadığı, davacı gerçek kişilerin tutundukları miras bırakanları ... adına kayıtlı 860 tahrir nolu emlak kaydının alanın 15.000 m2 olduğu; 1062 parsele uygulamasının yapılarak davacı ... adına tespit görerek tapuya tescil edildiği; bu parselin alanın 15.025 m2 olduğu; emlak kaydının miktarı ile geçerli mera okuduğu batı sınırının genişletilmeye elverişli olduğu; 1061 parselin hükmen mera olarak tespit ve tescilinin yapıldığı; meraların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülkiyetinin kazanılmasının mümkün olmadığı, davacı ... davasının 2012/12 Esas, 2013/1 Karar sayılı kararla reddine karar verildiği, ret kararının davacı ... tarafından temyiz edilmediği; kesinleştiği, taşınmazların vasfı itibarı ile taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın davacılar adına tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesinin de mümkün olmadığı; 1063 parsel yönünden davacı 1418 parsel yönünden müdahil davacı olan orman idaresinin; davaya konu taşınmazların 1971 yılında kesinleşen orman sınırlaması içerisinde kalan ve bilirkişi heyeti raporunda 1418 parselde B, 1063 parselde A ve B harfleri ile gösterilen kısımları yönünden; kesinleşen orman sınırlamasının kesin delil olması ve daha sonra yapılan ve bu kısımlara mükerrerlik teşkil eden arazi kadastrosunun ikinci kadastro olması ve bu yönüyle mükerrer olan kısımlar yönünden bütün sonuçları ila hükümsüz sayılması gerektiği; ayrıca davacı ... idaresinin dava konusu 1418 parselin orman vasfı ile tesciline karar verilmesini; 1063 parselin ise orman sınırlaması içerisinde kalan kısmının orman vasfı ile tesciline karar verilmesini istediği; 2/B uygulaması yapılan kısımlarda 2/B uygulamasının olduğu gibi bırakılması yönünde talebinin bulunmadığı; bu sebeple 2/B uygulamasının iptaline karar vermek gerektiği; davacı ... İdaresinin 1063 parselin orman sınırlaması içerisinde kalan kısmına yönelik dava açtığı; orman sınırlaması dışında kalan ve bilirkişi heyeti raporunda C harfi ile gösterilen kısma yönelik bir davasının bulunmadığı;1418 parselin bilirkişi heyeti raporunda C harfi ile gösterilen kısmının orman sınırlaması dışında kaldığı ve orman vasfında olmadığı, ormanın devamı niteliğinde de bulunmadığı; orman olarak vasıflandırılması gerektirir halin bulunmadığı; sınırdaş 1062 ve bunun doğusunda kalan taşınmazların devamı niteliğinde olduğu; 1056 1049 1067 parsellere yönelik olarak Orman İdaresinin açtığı davaların reddine karar verildiği, kararların kesinleştiği, taşınmazların tespit maliki gerçek kişiler adına tapuya tescil edildikleri, bu dosyaların içeriklerinin yukarıda deliller kısmında açıklandığı; bu davaların ve alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamının davaya konu 1418 ve 1063 parselin bilirkişi raporuna ekli krokide C harfi ile gösterilen kısımlarının orman olmadığını teyit ve tevsik ettiği; bu nedenle müdahil davacı ... idaresinin bu kısma yönelik davasının reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davacılar ... ve ...'ın davalarının reddine, davacı ... idaresinin davasının kısmen kabul kısmen reddi ile ... ili Sultanhisar ilçesi Malgaçemir Köyünde bulunan; 1418 parselin bilirkişi heyeti raporuna ekli krokide B harfi ile gösterilen 702,60 m²'lik kısmının orman sınırlaması içerisinde kaldığının ve davalı olduğu süreçte 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uygulaması yapıldığının tespiti ile kadastro tespiti ve 2/B uygulamasının iptaline, 1418 parselin ekli krokide C harfi ile gösterilen 4.897,40 m²'lik kısmının aynı ada ve parsel numarası ile tespitteki vasıfla tapuya tesciline, 1063 parselin bilirkişi heyeti raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen 4.320,00 m2 lik ve B harfi ile gösterilen 360 m2 lik kısmının orman sınırlaması içerisinde kaldığının yine B harfi ile gösterilen kısımda yargılama sürecinde 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uygulaması yapıldığının tespiti ile kadastro tespiti ve 2/B madde uygulamasının iptaline, 1063 parselin ekli krokide C harfi ile gösterilen 4.720,00 m²' lik kısmının aynı ada ve parsel numarası ile tespitteki vasıfla tapuya tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ..., davacı ... İdaresi vekili, davacı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Belediye Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu 1063 parselin A, B ve C harfli yerlerinin ormanla ilgisi olmadığını, ağaç yaşlarının fazla ve binanın eski olduğunu, imar ihyanın keşif tarihinden itibaren en az 50 yıldır yapıldığını, mahalli bilirkişilerin ve tanıkların desteklediğini, buna rağmen ret kararı verilmesinin doğru olmadığını, re'sen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

  2. Davacı ... temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporu ve toplanan deliller dikkate alındığında kararın haksız olduğunu, bozulmasını talep etmiştir.

  3. Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; orman vasfı taşımadığı belirtilerek reddedilen kısımların eğimlerinin yüksek olduğunu, toprak muhafaza karakteri taşıdığını, teraslamanın orman vasfını ortadan kaldırmayacağına ilişkin Yargıtay kararları olduğunu, orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan fundalık ve makiliklerin de devlet ormanı olarak sınırlandırılacağını, 1961 ve 1971 memleket haritalarında bu parsellerin münferit yapraklı ağaç olduğunu 1990 yıllarının başında tarımsal faaliyete başlandığının açık olduğunu, ormanların zilyetlikle kazanılamayacağını, yargılamanın çeşitli aşamalarında idarece taşınmazların orman vasfıyla tespit ve tescil talebinde bulunulduğu halde idarenin talebimnin olmadığını belirten İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda orman sayılan sayılmayan yerler ayrılarak hüküm kurulmasının doğru olmadığını, 4 tarafı orman olan taşınmazların öncesinde ormandan açıldığını, taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit sınırında kaldığını, bozma ilamındaki eksiklerin bu rapor ile giderilmediğini, taşınmazların tamamının orman olduğunu bu nedenle reddedilen kısımlar yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir.

  4. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın kesinleşen orman sınırlarında iken orman vasfını yitirdiğinden bahisle aplikasyon ve 2/B çalışmalarında orman sınırları dışına çıkarıldığını, buna rağmen orman vasfıyla dava açılmasının doğru olmadığını, çalışmaların doğru olduğunu, dolayısıyla Orman İdaresinin davasının kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını, Hazine yasal hasım olduğu halde yargılama gideri vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, re'sen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

  5. Davalı ... Belediyesi Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; husumet itirazının dikkate alınmadığını, aleyhe vekalet ücretine hükmedildiğini, Orman İdaresinin davasının kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını, re'sen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

  6. Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kısmen kabul kararının hatalı olduğunu, buna bağlı aleyhe vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığını, dava konusu taşınmazlarla ilgili belediyenin hak iddiası bulunmadığından husumet yönetilemeyeceğini, re'sen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz ile dava açıldıktan sonra yapılan 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B uygulaması ve orman sınırlarının aplikasyonu çalışmasına itiraz istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi.

  1. Değerlendirme

  2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin, davacı ...'ın, ... vekilinin, davalı ... Belediye Başkanlığı vekilinin, davacı ... İdaresi vekilinin tüm davalı ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

  3. Davalı ... vekilinin temyiz itirazına gelince; Mahkemece yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporları doğrultusunda dava konusu 1418 parsel B ve C harfleriyle, 1063 parsel ise A, B ve C harfleriyle bölünmek suretiyle gösterilmiş, 1418 parselin B harfi ile gösterilen kısmının 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/ B çalışmalarında orman iken orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın 2/ B koşullarını tam olarak taşıyan eski incirlik ve meyve bahçesine dönüştüğü, C harfi ile gösterilen kısmının ise orman sınırları dışında tarım arazisi olduğu, %12 altında eğim ve toprak muhafaza karakteri taşımayan yer olduğu tespit edilmiştir. Yine dava konusu 1063 parsele ilişkin olarak taşınmazın A harfli bölümünün orman vasfında olduğu sonraki yapılan çalışmalarda orman vasfını sürdürmeye devam ettiği belirlendiğinden orman kadastro sınırları içerisinde bırakıldığı, B harfli bölümünün 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/ B çalışmalarında orman iken orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın 2/ B koşullarını tam olarak taşıyan eski incirlik ve meyve bahçesine dönüştüğü, C harfi bölümünün ise orman sınırları dışında tarım arazisi olduğu, %12 altında eğim ve toprak muhafaza karakteri taşımayan yer olduğu tespit edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince davaya konu taşınmazların 1971 yılında kesinleşen orman sınırlaması içerisinde kalan ve bilirkişi heyeti raporunda 1418 parselde B, 1063 parselde A ve B harfleri ile gösterilen kısımları yönünden; kesinleşen orman sınırlamasının kesin delil olması ve daha sonra yapılan ve bu kısımlara mükerrerlik teşkil eden arazi kadastrosunun ikinci kadastro olması ve bu yönüyle mükerrer olan kısımlar yönünden bütün sonuçları ila hükümsüz sayılması gerektiği gerekçesi ile kadastro tespitinin iptaline karar verilmişse de bilindiği üzere tesis kadastrosu ve orman kadastrosu birbirlerine mükerrer kadastro sayılmazlar. Ancak dosya kapsamı, alınan raporlar gözetildiğinde 1063 parselin A harfli kısmının gerek 1971 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarında gerekse daha sonra 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B uygulaması ve orman sınırlarının aplikasyonu çalışmalarında orman sınırları içerisinde kaldığı sabit olup İlk Derece Mahkemesince kadastro tespitinin iptaline karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bununla birlikte İlk Derece Mahkemesince hükümde doğru ve infaza elverişli sicil oluşturulmaksızın sadece kadastro tespitinin iptaline karar verilmiş olup tespitin iptaliyle birlikte 1063 parselin A harfli 4320 m2 lik kısmının orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir.

Yine İlk Derece Mahkemesince 1418 ve 1063 parsellerin B harfi ile gösterilen kısımları hakkında kadastro tespitinin iptaline ilişkin gerekçesi yerinde değil ise de kadastro tespitinin iptaline karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktır. Ancak 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B uygulama çalışmalarında dava konusu taşınmazların B harfi ile gösterilen kısımlarının bu kanun kapsamında orman sınırları dışına çıkarıldığı, dosya kapsamında alınan orman bilirkişisinin de bulunduğu raporda dava konusu taşınmazın bu bölümlerinin taşınmazın 2/ B koşullarını tam olarak taşıyan eski incirlik ve meyve bahçesine dönüştüğü belirtilmiş olup bu doğrultuda 2/ B uygulamasının iptaline şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Kabule göre de İlk Derece Mahkemesince belirtilen gerekçelerle dava konusu 1418 ve 1063 parsellerin C harfi ile gösterilen kısımlarının mera olduğu konusunda bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte her iki parselin de C harfi ile gösterilen kısımlarının mera olarak sınırlandırılarak mera özel siciline tesciline şeklinde hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde "tespitteki vasfıyla tapuya tesciline" şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davacı ... vekilinin, davacı ...'ın, dahili davalı ... vekilinin, dahili davalı ... Belediye Başkanlığı vekilinin, davacı ... İdaresi vekilinin tüm, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının (V.C.3.1) nolu bentte yazılı nedenlerle REDDİNE,

2.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının (V.C.3.2) nolu bentte yazılı nedenlerle 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

35,90'ar TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 144,00'er TL'nin temyiz eden davacı ..., davacı ..., dahili davalı ... ve dahili davalı ... Belediye Başkanlığı',ndan ayrı ayrı alınmasına,

7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresi'nden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecicevapkarartemyizyargılamavı.kararımahkemesireddinederecebozulmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:43:46

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim