Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/13555
2023/178
19 Ocak 2023
MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi
SAYISI: 2013/1637 E., 2018/169 K.
KARAR: Davanın reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 7. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
-
Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında (idari sınırların değişmesi nedeniyle dava sırasında Batman ili ... ilçesi ... Mahallesi olarak tespit edilmiştir) bulunan Düz Mahar mevkii 133 parsel sayılı taşınmaz, tarla vasfıyla, 06.12.1952 tarih ve 35 numaralı tapu kaydı ve tedavülleri ile 1938 tarih ve 33 numaralı vergi kaydına dayalı olarak, davalıların mirasbırakanları adına payları oranında tespit edilmiştir.
-
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi (idari sınırların değişmesi nedeniyle dava sırasında Batman ili ... ilçesi ... Mahallesi) 133 parsel sayılı taşınmazın davalıların dayanağı olan 06.12.1952 tarih ve 35 sıra numaralı tapu kaydı ve tedavüllerinin miktarı ile sınırı olarak davalılar adına tespiti gerekirken kayıt miktarı aşılarak tespitinin doğru olmadığını ileri sürerek, kayıt miktar fazlasının Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.10.1999 tarih ve 1989/38 Esas, 1999/21 Karar sayılı kararıyla; Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 16.03.1989 tarih ve 1988/2453 Esas, 1989/3500 Karar sayılı bozma ilamına uyarak kadastro tespitine esas tapu ve vergi kayıtlarının toplam miktarının 285.000 metrekare olduğu, çekişmeli 133 parselin revizyon gördüğü anlaşılan 134 parsel ile birlikte yüzölçümleri toplamının 153.750 metrekare olduğu dolayısıyla davalılar lehine tespiti yapılan taşınmazın miktar fazlası olarak tespiti söz konusu olmadığı gibi, uygulanan tapu vergi kayıtları ile komşu parsellere uygulanan kayıtların hududunda dava konusu parselin tapu kayıt maliki Muris Derviş'in çocuklarının okunduğu, batı hududunda mera parseli bulunuyor ise de parseller arasında kot farkı bulunması, çekişmeli parselin uzun yıllardır ekilip biçiliyor olması nedeniyle tarım arazisi olduğu ve devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
İlk Derece Mahkemesinin 07.10.1999 tarih ve 1989/38 Esas, 1999/21 Karar sayılı kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
-
Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi' nin 23.01.2003 tarih ve 2003/2730 Esas, 2004/132 Karar sayılı ilamıyla; "İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmeden karar verilmesinin isabetsizliğine" değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmaza uygulanan tapu kayıtlarının dava konusu taşınmaza ait ve uygun olduğunun belirlendiği, dava konu taşınmazın, evveliyatında tarafların kök murislerine ait olduğunun anlaşıldığı, dosya arasına getirtilen nüfus kayıtlarının incelenmesinde bir kısım davalı ve müştereklerinin kök murisin mirasçısı olduklarının belirlendiği, dolayısıyla tapu kayıtlarında paylarının bulunduğu, bir kısım davalılarca da satın almaya dayalı olarak tapu kaydında paylarının bulunduğunun anlaşıldığı, taşınmazın davalılar ve evveli zilyetleri ve ölümleri ile mirasçıları tarafından uzun zamandan beri tarım arazisi olarak kullanıldığı, taşınmazın boş kalmadığı, her zaman şahıs arazisi olarak kullanıldığı, dava konusu taşınmazın öncesi tespit edilemeyen bir zamandan keşif tarihine kadar davalıların kullanımında olduğu, yine dava konusu taşınmazın kültüre elverişli kuru tarım arazisi niteliğinde olup zilyetlikle iktisabının mümkün bulunduğu ve toprak tevzi komisyonu çalışmalarında belirtmelik tutanağında Abdulmecit Kaya ve müştereklerinin işgalinde olduğunun belirtildiği, bilirkişi raporuna göre de çekişmeli taşınmazın, 89 numaralı dağıtım parselinin içinde kalmakta olup, davalı ve atalarının dava konusu işbu taşınmaz üzerindeki zilyetlik süresinin Toprak Tevzi Komisyonu çalışmalarının yapıldığı 1961 yılından geriye doğru 20 yıldan fazla olduğu, adına tespit yapılan davalıların imar ve ihyada aranan bağımsız 20 yıllık nizasız, fasılasız, ekonomik amaca uygun malik sıfatıyla zilyetliklerinin bulunduğu ve böylelikle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 46 ncı maddelerinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla tespit malikleri yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleşmiş olduğu, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillerle dava konusu taşınmazın Hazineye ait olmadığı, davalı ve bayiileri tarafından uzun zamandan beri tarım arazisi olarak kullanıldığı, ölümleri ile mirasçılarınca eklemeli zilyetlik yolu ile kullanımın devam ettiği, taşınmazın boş kalmadığı ve her zaman şahıs arazisi olarak kullanıldığı ve taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufunda olan yerlerden olmadığı, dava konusu taşınmaz üzerinde Hazinenin üstün ayni haklarını gösterir, iddialarını doğrulayan bir hakkın varlığının da tespit edilemediği gerekçesiyle, davacı Hazinenin davasının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olarak verildiğini, dava dilekçesi ve itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Toprak Tevzi Çalışmalarının yapıldığı 1961 yılından önceki 20 yıl içinde 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 46 ncı maddeleri kapsamında davalılar adına zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 46 ncı maddeleri,
- Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Temyiz olunan İlkDerece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:43:46