Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/3400

Karar No

2023/1270

Karar Tarihi

7 Mart 2023

MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1147 E., 2022/143 K.

KARAR: Davanın reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2015/128 E., 2021/314 K.

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.02.2023 Salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Duruşma için tayin edilen günde davacı vekili gelmedi. Karşı taraftan Hazine vekili Av.... geldi. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 07.03.2023 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

  1. Davacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkillerinin ... İli ... İlçesi ... Mahallesinde bulunan 325 tarihli ve 10 numaralı tapu kaydı ile kayıtlı tapunun hissedarları olduğunu, yapılan kadastro çalışması sırasında müvekkillerine ait bu yerin ... Mahallesi 105 ada l parsel adı altında devlet ormanı vasfıyla Hazine adına tescil edildiğini, dava konusu yerlerin ormanla bir ilgisinin bulunmadığını, bu yerlerin davacıların tapulu gayrimenkulleri içerisinde olduğunu, esasen dava konusu yerlerin kadimden beri ziraat arazisi vasfında olup ormanla ve özellikle devlet ormanı ile ilgisi bulunmayan yerler olduğunu belirterek, davanın kabulü ile, davaya konu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 105 ada l parselde orman vasfı ile Hazine adına tespit yapılan gayrimenkulün ekli krokilerde işaretlenen ve zeminde gösterecekleri bölümlere ilişkin tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına müşterek tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

  2. Davacılar vekili 18.03.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile; öncelikle tapu iptal ve tescil talebinde bulunduklarını bu talepleri kabul görmediği takdirde 281.820 TL tazminat bedelinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesine dayalı olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, eksik harcı tamamlamıştır.

II. CEVAP

  1. Davalı ... idaresi cevap dilekçesi ile, davacı iddialarının yerinde olmadığını, dava konusu yerin orman sayılan yerlerden olup bu yerin şahıslar adına tespit ve tescilinin mümkün olmadığını, davacı tarafın belirtmiş olduğu bilirkişi raporlarının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, söz konusu raporlara itibar edilmesinin mümkün olmadığını, Anayasa'nın 169 uncu maddesi gereğince, söz konusu taşınmazın mülkiyete konu olmayacağının açık bir şekilde belirtildiğini, bu hususun dikkate alınması gerektiğini belirterek, hukuki dayanaktan yoksun usul ve yasaya aykırı davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

  2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesi ile, öncelikle davacıların dosyaya sundukları belgelerinde incelenmesinde eski tapunun olduğu bölgede eylemli orman alanı bulunduğunun görüleceğini, arazide orman ağaçlarının ve orman güllerinin yetişmesi bu arazinin toprak yapısının orman toprağı olduğunu gösterdiğini, o tarihlerde kesilen ağaçların da 40 45 yaşında olduğunu dikkate alındığında bu alanın 1950'li yıllarda zaten orman alanı olduğu sonucunun çıktığını, zaten aynı raporda da dava konusu alandan orman güllerinin kaldırılarak yerine fındık dikildiği hususundan bahsedilerek bir nevi ormandan açma yapıldığının belirtildiğini, başlı başına bütün bu hususların bile açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu gösterdiğini, ancak hakkaniyet açısından mahkemenin araştırma yapması gerektiğini, bir yerin evveliyatında orman olup olmadığını saptamak için konuyla ilgili kanunları incelemek gerektiğini, 1945 tarihli ve 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanun’un Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'da (4785 sayılı Kanun)

bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte üzerinde fiilen orman emvali olan, tapulu tapusuz olmasına bakılmaksızın bütün taşınmazların ayrıca hiçbir işleme gerek kalmaksızın orman sayılacağının belirtildiğini, yine kural olarak bir yerin orman sayılıp sayılmadığı o yerle ilgili kesinleşen orman kadastrosu varsa tahdit haritasının zemine uygulanmasıyla belirleneceğini belirterek, haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin 27.06.2008 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tescil edildiği, davacının dayanak Kanuni sani 1325 tarihli ve 10 nolu kayıtlı tapu kaydının kadastro tespitinde uygulanmadığı, dayanak tapu kaydının dava konusu taşınmazın bir kısmını kapsadığı, 17.11.2020 tarihli fen bilirkişilerinin raporunda A harfi ile gösterilen alanın dava konusu yer olduğu, orman bilirkişi raporunda dava konusu alanın 1956 tarihli hava fotoğrafında ve 1959 tarihli memleket haritasında orman sahalarına isabet ettiği ve halen taşınmazın bir kısmının üzerinde orman örtüsü ve orman ağaçları bulunduğu, toprağının orman toprağı olup, 105 ada l nolu parselde kayıtlı taşınmazın A harfi ile gösterilen çekişmeli kısmın orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşıldığı gibi, çekişmeli yerin halen de eylemli biçimde orman ve fındık bahçesi olduğunun görüldüğü, ormanların kazandırıcı zamanaşımı ile de kazanılamayacağı, kazandırıcı zamanaşımı, tapu veya zilyetlik yolu ile de ormandan toprak iktisap edilemeyeceği, bu şekilde davacının dayanak tapu kapsamında kaldığını belirttikleri ve kadastro tespiti sırasında orman olarak tescil edilen davalı kısmın orman vasfında olduğu,davacı yanın, ıslah dilekçesi sunarak 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat isteminde de bulunmuş ise de; söz konusu taşınmazın kadastro tespitinin yapılarak, 27.06.2008 tarihinde kadastro tespitinin kesinleştiği ve orman olarak tescil edildiği, davacı vekilinin ise ıslah dilekçesini 18.03.2021 tarihinde vermiş olduğu, davalı hazine vekilinin ise süresinde zamanaşımı itirazında bulunduğu, dolayısıyla süresinde ıslah edilmeyen davanın tazminat talebi yönünden de, zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini belirterek, asıl davanın reddine, davacı vekilinin ıslah talebinin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçelerinde; dava konusu taşınmazın davacı müvekkillerin dayandığı tapu kaydı kapsamında kaldığını, bu haliyle özel mülkiyete konu olduğunu, düzenlenen fen bilirkişi raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen 24.400 m² miktarlı alanın davacıların dayandığı tapu kapsamında olduğu hususunun belirtildiği gibi yine orman mühendisi bilirkişilerce düzenlenen raporuna A.6 maddesinde mülkiyet belgesinin incelenmesi başlıklı bölümde aynı şekilde dava konusu yere uygulanan müvekkillere ait dayanak tapu kaydının 105 ada 1 parsel olarak tescil edilen orman parseli içinde kaldığının ortada olduğunu, ıslah talebinin reddine ilişkin mahkeme kararının da hukuka aykırı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1) b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın orman vasfında olup olmadığı, davacıların dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyup uymadığı, tapu kaydının hukuki değerini koruyup korumadığı ve 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14, 17 nci maddeleri 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1 inci maddesi

  1. Değerlendirme

  2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

  3. İlk Derece Mahkemesince davacıların ıslah yolu ile talep ettikleri tazminat istemine ilişkin davasının zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmişse de; dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin 27.06.2008 tarihinde kesinleştiği, davacının kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık hakdüşürücü süre içerisinde tapu iptal davası açma, bu sürenin dolmasından itibaren ise Borçlar Kanun'unda belirtilen 10 yıllık genel zamanaşımı süresi içinde 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesine dayalı tazminat isteme hakkının olduğu, bu sebeple mahkemece zamaşımı süresinin kadastro tespitinden itibaren hesaplanarak tazminat talebi hakkında zamanaşımı nedeni ile red kararı verilmesi doğru değil ise de; Tapu müdürlüğü tarafından dosyaya gönderilen 23.10.2018 tarihli yazı ve eklerindeki belgelerden davacıların dayandıkları tapu kayıtlarının kadastro sırasında 139 ada 6, 7, 158 ada 2, 3, 171 ada 1, 2, 3, 14, 15, 16, 165 ada 1, 2, 140 ada 1, 2 ve 158 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara revizyon gördüğü, miktarı ile geçerli olan tapu kayıtlarının revizyon gördüğü parsellerin miktarının tapu miktarının üstünde olduğu, bu durumda davacıların bu tapu kayıtlarına dayalı mülkiyet hakkı oluşmayacağından tazminat taleplerinin bu sebeple reddi gerekirken zamanaşımı nedeniyle reddi isabetsiz olup kararın bozulması gerekir.

Ne var ki, hükmün redde ilişkin bölümü sonucu itibari ile doğru görüldüğünden ve bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Davacılar vekilinin (V.C.3.1.) nolu bentte yazılı nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine,

Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının (V.C.3.2) no.lu bentte yazılı nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararındaki tazminat istemine ilişkin gerekçesin ve hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan "Davacı vekilinin ıslah talebinin zamanaşımı nedeniyle REDDİNE," kelimelerinin çıkarılarak yerine "davacının ıslah yolu ila talep ettiği tazminat talebinin reddine" kelimelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 8.400,00 TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı Hazine' ye verilmesine,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevapdüzeltilerektemyizkaldırılmasınavı.kararıreddine"mahkemesionanmasınadereceortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:27:58

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim