Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/1868

Karar No

2023/1268

Karar Tarihi

7 Şubat 2023

MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2013/14 E., 2020/3 K.

KARAR: Davanın kabulüne kısmen kabul kısmen reddine reddine

Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın bir kısım parseller yönünden kabulüne, bir kısım parseller yönünden kısmen kabulüne kısmen reddine, bir kısım parseller yönünden reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı davalı Hazine vekili, davacı davalı Orman İdaresi vekili, davalılar ... ve arkadaşları vekili, davacı davalı ... mirasçıları ve arkadaşları vekili, davacı ... İnşaat A.Ş. vekili, asli müdahil ... vekili, davalılar ... ve arkadaşları vekili, asli müdahil ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesi hükmüne göre 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) temyiz ve karar düzeltmeye ilişkin hükümleri yürürlükte olup 1086 sayılı Kanun'un 432/1 inci maddesi gereğince kadastro mahkemelerinde temyiz süresi 15 gündür. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi halinde anılan Kanun'un 432/4 üncü maddesi gereğince temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararı ve temyiz dilekçelerinin davalı ...'e 17.07.2020 tarihinde, davalı ...'ya ise 01.07.2020 tarihinde tebliğ edildiği, ... ve ... tarafından tebliğden sonra Av....'ın vekil tayin edildiği, kanuni 15 günlük temyiz süresi geçirildikten sonra, davalılar ... ve ... vekili tarafından 05.08.2020 tarihli temyiz dilekçesinin sunulduğu ve aynı tarihte kanun yoluna başvurma ve karar harcının yatırıldığı görülmüştür. Bu itibarla; İlk Derece Mahkemesi kararını süresinde temyiz etmeyen davalılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalılar ... ve ... dışındaki davacı karşı davalı Hazine vekili, davacı Orman İdaresi vekili, davacı davalı ... mirasçıları ve arkadaşları vekili, davacı ... İnşaat A.Ş. vekili, asli müdahil ... vekili, davalılar ... ve arkadaşları vekili, asli müdahil ... ve arkadaşları vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

  1. 1978 yılında yapılan kadastro sırasında; Kırklareli İli ... İlçesi ... köyünde bulunan; 14145 m2 yüzölçümlü 428 parsel, 16055 m2 yüzölçümlü 430 parsel, 16120 m2 yüzölçümlü 431 parsel, 5170 m2 yüzölçümlü 432 parsel, 20930 m2 yüzölçümlü 433 parsel, 3040 m2 yüzölçümlü 427 parsel sayılı taşınmazlar, tarla vasfı ile 15.09.1960 tarihli ve 18 ile 02.02.1967 tarihli ve 4 sıra numaralı tapu kayıtlarına dayalı olarak ... ve arkadaşları adına tespit edilmiş, komisyona yapılan itirazlar üzerine kadastro tespiti sırasında lehine paylı tespit yapılan ... ve ... payları iptal edilerek bu paylar ... adına, ... adına yapılan paylı tespit iptal edilerek onun payının ... adına tespitine, diğer tespitlerin aynı bırakılmasına karar verilmiştir.

Aynı köyde bulunan 20000 m2 yüzölçümlü 429 parsel sayılı taşınmaz, tarla vasfı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ... adına, 667240 m2 yüzölçümlü 434 parsel sayılı taşınmaz sazlık, bataklık, göl vasfı ile, 9640 m2 yüzölçümlü 436 parsel ve 9040 m2 yüzölçümlü 439 parseller arsa vasfı ile, 70720 m2 yüzölçümlü 437 parsel 18.06.1069 tarihli ve 1 sıra numaralı tapu kaydı ile kamp yeri vasfı ile, 57320 m2 yüzöçümlü 438 parsel orman vasfı ile, 64430 m2 yüzölçümlü 440 parsel çayır vasfı ile Hazine adına, 7290 m2 yüzölçümlü 435 parsel 08.04.1977 tarihli ve 4 sıra numaralı tapu kaydına dayanarak arsa vasfı ile İğneada Belediyesi adına tespit edilmiş, komisyona yapılan itirazlar üzerine 440 parselin 15.09.1960 tarihli ve 18 ile 01.02.1967 tarihli ve 4 sıra numaralı tapu kayıtlarına dayanılarak ... ve arkadaşları adına tespitine karar verilmiştir

  1. Davacı Hazine 25.09.1972 tarihinde ... ve arkadaşları aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dilekçe ile ... Köyünde davalıların miras bırakanları adına kayıtlı Cemazülevvel 1289 tarihli ve 103 numaralı tapunun yüzölçümünün 8 dönümden 167 dönüme çıkarıldığını, ancak tapunun tezyid edildiği yerlerin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu bildirerek, tezyid edilen miktarın iptali ile davalıların elatmalarının önlenmesini istemiş; İlk Derece Mahkemesinin 1972/95 Esas numarasında kayıtlı bu davanın yargılaması sırasında, Orman İdaresi de davaya dahil edilmiştir.

  2. Davacı Hazine, ... ve arkadaşları aleyhine bu kez Kadastro Mahkemesine verdiği 15.08.1979 tarihli dilekçe ile 440 parselin orman; 428, 430, 431, 432, 433 parsellerin ise devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla, tapulama komisyon kararının iptali istemiyle dava açmış, bu dava 1979/284 Esas numarasını almıştır.

  3. Davacı Orman İdaresinin 429 parselin 1972 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı iddiasıyla tespit maliki ... aleyhine açtığı dava 1979/273 Esas numarasını almıştır.

  4. Davacı .... mirasçılarının 21.08.1979 tarihinde ... ve arkadaşları aleyhine 428, 429, 430, 431, 432, 433, 434, 435, 436, 437, 438, 439 ve 440 sayılı parsellerle ilgili olarak 159 numaralı vergi kaydı ile 1341 tarihli ve 38 numaralı tapu kaydına dayalı olarak açtıkları dava 1979/285 Esas numarasını almıştır.

  5. Davacı ... mirasçıları aynı davalılar aleyhine 427, 428, 429, 430, 431, 432, 433 ve 440 sayılı parsellerin kendi zilyedlikleri altında olduğu iddiasıyla açtıkları dava Kadastro Mahkemesinin 1984/1 Esas numarasına kaydedilmiştir.

  6. Davacı ... tarafından 28.07.1979 tarihinde ... ve arkadaşları aleyhine açılan davada 428, 430, 431, 432, 433, 440 parsellerin davalılarla müşterek olarak tespit edildiği ancak 07.11.1964 tarihli senetle ...’den satın alındığı, 15 dönüm yerin müstakilen kendi adına tespiti gerektiği iddia edilmiş, bu dava 1979/287 Esas numarasını almıştır.

  7. Davacılar ... ve arkadaşları tarafından ... ve arkadaşları aleyhine açılan davada 428, 430, 431, 432 ve 433 sayılı parsellerin kendilerine ait 1341 tarihli ve cilt 38'de kayıtlı tapu kapsamında olduğu, bu kaydın Eylül 1960 tarihli ve 18 ile Şubat 1967 tarihli ve 4 numaralı tapuyla birleştirildiği iddiasıyla adlarına tescili istenmiş, bu dava Kadastro Mahkemesinin 1980/85 Esas numarasında yürütülmüştür.

  8. Davacı ... Tüzelkişiliğinin Hazine ve İğneada Belediyesini hasım göstererek açtığı davada, 437, 438 ve 439 sayılı parsellerin ... sınırları içinde olmasına rağmen İğneada sınırları içinde tespit görmüş olması nedeniyle tespitin iptali istenmiştir.

  9. ..., ... İnşaat AŞ., ..., ..., ... ve arkadaşları, dava konusu taşınmazlarda bir kısım yerleri kadastrodan önce satın aldıkları iddiasıyla davaya müdahil olmuşlardır.

  10. Bozma ilamından sonra müdahil olanlardan ...; dava konusu parsellerin murisi ...'dan geldiğini, imkan verildiği takdirde bu iddialarını kanıtlayacaklarını açıklayarak, dava konusu taşınmazların murisi ... adına tescilini, ...; 24.04.1998 tarihli ve 3 sıra nolu tapu kaydı kapsamında kalan taşınmazların adına tescilini, ... ise 429 parselin bir kısmını ... 'dan aldığını belirterek bu kısmın adına tescilini talep etmişlerdir.

II. CEVAP

  1. Davalılar ... ve arkadaşları vekili cevap dilekçesinde; davanın yersiz olduğunu, dayanak tapu kaydının daha önce Demirköy Asliye Hukuk Mahkemenin 1959/23Esas, 1959/28 sayılı kararı ile artırıldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

  2. Diğer davalılar davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 07.03.1997 tarihli ve 1979/284 Esas, 1997/1 Karar sayılı kararı ile Hazinenin, tapu kaydının tezyid edilen miktarının iptali için açtığı ve Asliye Hukuk Mahkemesinden görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine devredilen davanın kabulü ile tapu kaydının 167.425 m2 kısmının iptaline, tapu kaydının ilk miktarı olan 8 dönüm kısmının tapu malikleri ... ve arkdaşları adına tesciline, tapu kaydının miktar fazlası kısmının ise tespit gibi zilyetleri adına tesciline, Hazine tarafından Kadastro Mahkemesine açılan tespite itiraz davasının kısmen kabulü ile 440 parselin 35.000 m2 kısmının orman vasfı ile Hazine adına, kalan 29.430 m2 kısmının Hazine adına tesciline, diğer parsellere yönelik davasının reddine, Orman İdaresinin 429 parsel sayılı taşınmaza yönelik davasının kısmen kabulü ile toplam 4000 m2 kısmının orman vasfı ile Hazine adına tesciline, kalan 15.100 m2 kısmının ... , 900 m2 kısmının ise ... adına tesciline, ... mirasçılarının davasının reddine, ...'ın davasının feragat nedeni ile reddine, ...'ın davasının kısmen kabulüne, 440 parsel için açtığı davanın feragat nedeni ile reddine, ... ve arkadaşlarının davasının kısmen kabulüne, dayandıkları tapu kaydının tezyid edilen miktarına ilişkin Hazine davası kabul edildiğinden tapu kaydı 8 dönüm kabul edilerek, tapu kapsamında kalan taşınmazların (428, 430, 431, 432 ve 433 parsellerin) 8 dönüm olacak şekilde tapu malikleri adına tesciline, asli müdahillerin davasının reddine, 428 parselin 1563 m2, 430 parselin 1773 m2, 431 parselin 1781 m2, 432 parselin 571 m2 ve 433 parselin 2312 m2 kısımlarının tapu malikleri adına tesciline, kalan kısımlarının sırası ile ..., ... , ... ve ..., ...ve ... mirasçıları adına, 434, 435 ve 436 parsellerin tespit gibi tescilllerine, 438 ve 439 parsellerin orman vasfı ile Hazine adına karar verilmiştir (427 ve 437 parseller tefrik edildiğinden bu parseller hakkında hüküm kurulmamıştır).

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri ile Rafi Doğ ve arkadaşları temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 23.11.2000 tarihli ve 2000/9670 Esas, 2000/9701 Karar sayılı kararıyla, Rafi Doğ ve arkadaşlarının temyizi süresinde olmadığından temyiz istemlerinin reddine, Hazine ve Orman İdaresinin temyiz itirazlarının kabulü ile dava konusu taşınmazlar için daha önce kesinleşen orman kadastrosuna itiraz davası getirtilip, orman olan ve olmayan kısımların belirlenmesi gereğine değinilerek sair hususlar incelenmeksizin İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesi bozma ilamından sonra verdiği 27.03.2007 tarihli ve 2001/79Esas, 2007 /18 Karar sayılı kararı ile; 428, 430, 431, 432, 433 parsellerde 8 dönümük ilk tapu miktarının zeminde 72.420 m2 yere revizyon görmüş olması nedeniyle oranlama yapılarak hüküm yerinde gösterilen oranlar dahilinde tapu maliki mirasçıları olan davacılar adına, kalan kısmın zilyedlikle kazanılacak yerlerden olması nedeniyle adlarına tespit yapılan davalılar adına, 440 parselin O3 işaretli 36.635 m2 bölümünün orman niteliğiyle, kalan 27.795 m2 bölümünün çayır niteliğiyle Hazine adına, 429 parselin O1 işaretli 1737 m2 bölümünün ve O2 işaretli 2556 m2 bölümlerinin orman niteliğiyle Hazine adına, 900 m2 bölümünün ..., 14807 m2 bölümünün ... adına tesciline, 427, 434, 435, 436, 437 parseller yönünden kadastro tespiti kesinleştiğinden hüküm kurulmasına yer olmadığına, 438 parselin tespit gibi orman, 439 parselin tespit gibi arsa niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 09.02.2009 tarihli ve 2008/18015 Esas, 2009/1646 Karar sayılı kararıyla; "Orman kadastrosuna itiraza ilişkin kesinleşen 24.03.1981 tarihli ve 1970/42 19 sayılı kararın dayanağı olan ve orman yüksek mühendisi Dr.... tarafından düzenlenen 1/10000 ölçekli haritada 1, 2, 3, 4 numaralarla işaretli turuncu renge boyalı bölümlerin orman sınırı içine alındığı, sözü edilen bu haritanın uygulanmasının sadece 75,402/1 orman sınır noktaları ile yapıldığı, diğer noktaların kadastro paftası üzerinde gösterilmediği için denetleme olanağı bulunmadığı gibi 06.07.1979 tarihli keşiften sonra bilirkişi ... tarafından düzenlenen haritada ... Göl olarak işaretlenen bölümün dava konusu parseller içinde kalıp kalmadığı, kalıyorsa o tarihte dahi bu yerlere zilyet edilmediği, esasen devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle kişiler adına tescil edilemeyeceğinin düşünülmediği, davacıların dayandığı 8 kil yüzölçümlü ve sınırları yol, göl, Sıçan Yolu, liman yolu olan tapu kaydının bu yerlere nasıl uyduğu, sınırların nerelerden geçtiği konularında bilirkişilerden ayrıntılı ve inandırıcı bilgi alınmadığı, eski tarihli memleket haritasından yararlanılarak bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğunun denetlenmediği, fen ve orman bilirkişisinden dava konusu 427 ila 440 sayılı parselleri bir arada gösterir orman kadastro hattı ile irtibatlı, keza orman kadastrosuna ilişkin kesinleşen mahkeme kararı ile irtibatlı kroki alınmadığı, dava konusu taşınmazların eski tarihli (1960 tarihli) memleket haritasında yer yer kumluk olarak gözüktüğü ve halen çayır olduğu ve orman kadastrosuna itiraz davasında orman mühendisi bilirkişi Dr....'in bu çayırlık ve bataklık yerlerin ormanın ve ... Gölünün doğal uzantısı olduğunu bildirdiği halde, bu konularda memleket haritası ve hava fotoğraflarından yararlanılarak bilirkişiden rapor alınmadığı, keza davacı Hazine 25.09.1972 tarihli dava dilekçesinde 75 dönüm arazinin tescili için 1967/54 sayılı dosyada dava açtığını ve ... ve arkadaşlarının, sözü edilen ve mahkeme kararıyla yüzölçümü arttırılan tapu kaydına dayanarak tescil davasına karşı çıktığı bildirildiği halde, bu dosyanın akibetinin araştırılmadığı, daha önceki kararla orman olarak tesciline karar verilip kesinleşen 439 sayılı parsel arsa niteliği ile tescil edilerek Orman İdaresi yararına oluşan usulü kazanılmış hakkın ihlal edildiği ve Hazinenin açtığı 1972/95 sayılı dosyanın 06.10.1983 tarihinde yapılan keşfinde, 8 dönümlük tapu kaydının, tapu maliklerince kullanılan kısmının eski fabrika binası ve etrafı olduğu, o yerlerin de 1946 yılında ormanların devletleştirilmesiyle Hazineye geçtiği yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından söylenmiş, hazır bulunan taraf vekillerinin huzuruyla ve yer göstermesi ile yapılan keşif sonucu inşaat yüksek mühendisi ... ve orman mühendisi ... tarafından düzenlenen 17.02.1984 tarihli ve 1/5000 ölçekli krokide dava konusu yerin 387 ila 402 orman sınır noktalarının doğusunda ve yanı krokide ... Yolu olarak işaretlenen yolun batısında kalan ve 1970/42 sayılı orman kadastrosuna itiraz dosyasında Dr.... tarafından düzenlenen krokide 2 numara ile işaretlenen yer ile bu yerin güneyinde bulunan ... Çiftliğine giden yolun kuzeyindeki yer olduğu (tahminen 421, 1027, 1011 ve 1028 sayılı parseller ve civarı) ve bu krokide tapu kapsamının büyük bölümünün orman tahdidi içinde kaldığı, sadece 388 orman tahdit sınır noktasından doğuya doğru çizilen hattın güneyinde kalan ve içinde kuyu bulunan, doğusu 25 metre, güneyi 150 metre olan (doğudaki 25 metre olan uzunluk taban olacak şekilde) üçgen şeklindeki 1875 m2 bölümün orman sınırı dışında kaldığı ve tarafların göstermesine göre, tapu kapsamı ve dava konusu yerin kapsamı belirlenmiş olduğu halde, kadastro sırasında bu olgular göz önünde bulundurulmadan aslı 8 dönüm olan tapu kaydı kadastro sırasında 427, 428, 429, 430, 431, 433 ve 440 sayılı parsellere uygulandığı, mahkemece de bu yanlışlığın farkına varılmadan bu parsellerden tapu sahiplerine yer verildiği, açıklanan nedenlerle; Hazinenin Asliye Hukuk Mahkemesinin 1967/54 sayılı dosyasındaki 75 dönüm taşınmazla ilgili açtığı tescil davası dosyasının bulunduğu yerden getirtilip incelenmesi, komşu parsellerin tutanak örnekleri, revizyon kayıtları, kesinleşmişse tapu kayıtları getirtilip orman tahdit harita ve tutanaklarının uygulanması, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1970/42 19 sayılı kesinleşen kararının dayanağı Dr.... tarafından düzenlenen 1/1000 ölçekli haritada gösterilen ve orman sınırı içine alınan 1, 2, 3 ve 4 numara ile işaretli turuncu renkli bölümlerin ve Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/95 sayılı dosyasında dava konusu olarak belirlenen yere ait keşif sonucu inşaat yüksek mühendisi ... ile orman yüksek mühendisi tarafından düzenlenen krokinin dahi yerine uygulanması, bu krokide 379, 380, 381, 382, 383, 384 ve 686 ila 402 orman sınır noktalarının çevirdiği ve doğuda da ... Yolu olarak gösterilen ve 174.000 m2 bölümün orman sınırı içinde, 78.000 m2 bölümü de orman sınırı dışında olan toplam 252.000 m2 alanın 1972/95 sayılı dosyanın konusu olduğu göz önünde bulundurularak bu alan içinde kalan arazinin kadastro sırasında kaç numaralı parsel olarak işlem gördüğü belirlenerek, bu parsellerin tümünün, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/95 sayılı dosyasının konusu olacağı ve aynı bilirkişiler tarafından düzenlenen krokide, içinde kuyu bulunan 1875 m2 bölümün orman sınırı dışında kaldığının belirtildiği göz önünde bulundurularak, kroki kapsamındaki taşınmazların tutanak asılları ve ekleri getirtilip tümünün malik hanesinin açık olacağı düşünülerek ve yine 1972/95 sayılı dosyada davacı Hazinenin 25.09.1972 tarihli dilekçesinde sözünü ettiği 1967/54 sayılı dosya getirtilerek bu dosyadaki dava dilekçesi, keşif yapılmışsa keşif zaptı ve kroki nazara alınıp o davanın konusu olan 75 dönümlük arazi kadastro paftası üzerinde belirlenerek, davaya konu bu 75 dönüm arazinin kapsadığı alan hakkında düzenlenen tespit tutanaklarının kesinleşmeyeceği göz önünde bulundurularak, tutanak aslı ve ekleri bulunduğu yerden getirtilip, malik hanelerinin açık olduğu düşünülerek 3402 sayılı Kanun'un 30/2 nci maddesine göre taraf delilleri ve mahkemece lüzum görülen diğer deliller toplanarak gerçek hak sahibi adına tescile karar verileceğinin nazara alınması, bölgeye ait 1960 tarihli memleket haritasının düzenlenmesine esas olan hava fotoğrafları ve memleket haritası incelenip dava konusu taşınmazların bu belgelerde nasıl göründüğünün denetlenmesi, yine Dr.... tarafından 1970/42 sayılı dosyanın 06.07.1972 tarihli keşfinden sonra düzenlenen krokide ... Göl olarak işaretli alanın 1974 yılında dahi kullanılmayan bir göl alanı olduğu nazara alınarak o yerlerin zilyetliğe konu olamayacağının düşünülmesi, kişilere ait 8 dönüm yüzölçümlü değişir sınırlı tapu kaydının Hazinenin taraf olmadığı dava sonucu yüzölçümünün artırılmasının Hazine ve Orman İdaresini bağlamayacağından tapu kaydını ilk tesisinde olduğu gibi 8 dönüm=7357 m2 yüzölçümlü kabul edilip, bu miktar kesinleşen orman sınırı içinde kalmışsa, artık bu tapuya kapsam tayin edilecek başka bir yerin kalmadığının düşünülmesi, 1972/95 tarihli dosyada 06.10.1983 tarihinde yapılan keşif sırasındaki yerel bilirkişi, tanık beyanları ve 17.02.1984 tarihli kroki nazara alınarak yerine uygulanması, 7357 m2 yüzölçümlü tapu kapsamı kesinleşen orman sınırı içinde kalmıyorsa tapu kaydına 3402 sayılı Kanun'un 20/C, 21 ve 32 nci maddesi gereğince kapsam belirlenmesi, kayıt miktar fazlasının zilyetlikle kazanılamayacağının düşünülmesi, tapu kaydına dayanmayan diğer kişilerin zilyetliklerinin ne zaman başlayıp, nasıl sürdürüldüğü, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kimden kime kaldığı, sürdürülen zilyetliğin ekonomik amacına uygun olup olmadığının yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı olarak sorulması, memleket haritası ve bu haritanın düzenlenmesine esas alınan hava fotoğraflarının stereoskop aleti ile incelenerek bilirkişiler tarafından verilecek raporlara göre yerel bilirkişisi ve tanık sözlerinin doğruluğunun denetlenmesi, gölün uzantısı sazlık, bataklık yerlerin, gölün devamı niteliğinde olduğu ve Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer olması nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacağının nazara alınması, tapu kaydına orman sınırı dışında kalan bir yerde kapsam tayin edilecekse bu bölüme ayrı bir parsel numarası verilerek kayıt malikleri adına tescil edileceği, kayıt kapsamı dışındaki bölümlerin şimdi olduğu gibi ayrıca paya dönüştürülerek tescil hükmü kurulamayacağının düşünülmesi, yapılan uygulama fen bilirkişi tarafından düzenlenecek birleşik haritaya yansıtılarak keşfi izleme olanağının sağlanması, daha önceki kararla orman olarak tescil edilen 439 sayılı parsel hakkında orman yönünde kazanılmış hak olduğu, 427 sayılı parselin de ilk davanın konusu olduğundan, tutanağının kesinleşmeyeceği ve gerçek hak sahibi adına tescil edilmesinin düşünülmesi, 429 ve 440 parsellerde de Orman İdaresi yararına oluşan kazanılmış hak nazara alınarak hüküm kurulması" gereklerine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

Davacı Hazine tarafından davalılar ... ve müşterekleri aleyhine Demirköy Asliye Hukuk Mahkemesine açılıp bu mahkemeden görevsizlikle Mahkememize gönderilen dava konusu 428, 430, 431, 432 ve 433 nolu parselleri kapsayan bu davalıların dayanak tapusuna konu taşınmazın 8 dönüm iken 167,425 m2'ye tezyit olunması nedeni ile tezyit olunan kısım yönünden açılan tapu iptali ve meni müdahale davasının kabulüne, davalılar ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın reddine,

Davacı Hazinenin davalılar ... ve müşterekleri aleyhlerine dava konusu edilen 428, 430, 431, 432 ve 433 nolu parsellerin miktar fazlası yönünden açmış olduğu davanın reddine, dava konusu edilen 440 parsel yönünden açılan davanın kabulüne,

Davacı Orman İşletme Müdürlüğünün davalı ... aleyhine dava konusu edilen 429 parsel yönünden açmış olduğu davanın kısmen kabul, kısmen reddine,

Davacı ... mirasçıları tarafından davalılar ... ve müşterekleri aleyhine dava konusu edilen 428, 429, 430, 431, 432, 433 ,434, 435, 436, 437, 438, 439 ve 440 nolu parseller yönünden açmış olduğu davanın reddine,

Davacı İ.Suphi Aksan tarafından davalılar ... ve müşterekleri aleyhine dava konusu edilen 427, 428, 429, 430, 431, 432, 433 ve 440 nolu parseller yönünden açmış olduğu davanın reddine,

Davacı ... tarafından davalılar ... ve müşterekleri aleyhine dava konusu edilen 428, 430, 431, 432 ve 433 nolu parseller yönünden açmış olduğu davanın kısmen kabul, kısmen reddine, dava konusu edilen 440 parsel yönünden açmış olduğu davanın reddine,

Davacılar ... ve müşterekleri tarafından davalılar ..., ... ve müşterekleri aleyhine dava konusu edilen 428, 430, 431, 432 ve 433 nolu parseller yönünden açmış olduğu davanın kısmen kabul, kısmen reddine,

Davacı ... tarafından davalılar Hazine, ... ve Orman İşletme Müdürlüğü aleyhine dava konusu edilen 437, 438 ve 439 nolu parseller yönünden açmış olduğu davanın reddine,

Müdahil ... İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin davalı ... 'dan 17.01.1990 tarihli ve 4 yevmiye nolu tapu kaydı ile taşınmaz mülkiyetini devralması nedeni ile dava konusu edilen 428, 429, 430, 431, 432, 433 ve 440 nolu parseller yönünden talebinin reddine,

Müdahil ...'un davalı ... 'dan 24.09.1980 tarihli köy senedi ve 14.11.1989 tarihli zilyetlik gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile dava konusu edilen 429 parselin tamamı yönünden talebinin kısmen kabul, kısmen reddine,

Müdahil ...'nın müdahil davacı ...'dan 11.08.1994 tarihli zilyetlik gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile zilyetliği devralınan dava konusu edilen 429 parselin 900 m2'lik kısmı yönünden talebinin kabulüne,

Müdahiller ... ve ...'ın davacı davalı ...'dan 10.03.1990 tarihli taşınmaz vaadi ve taahhüt senedi ile zilyetliği devralınan dava konusu edilen 428, 430, 431, 432 ve 433 parseller yönünden talebinin kısmen kabul, kısmen reddine,

Müdahil davalı ...'ın dava konusu edilen ve 432 parsel yönünden talebinin kısmen kabul, kısmen reddine,

Müdahil ...'ın, müdahil davacı ...'dan 21.05.2010 satış vaadi senedi ile satın alındığı iddiası ile dava konusu edilen 429 parselin 1/2'si üzerinden yapılan talebinin kısmen kabul, kısmen reddine,

Müdahil davacı ...'ın 440 ve 429 parseller yönünden talebinin reddine,

Müdahil davacılar ...'ın (... mirasçıları adına) 428, 429, 430, 431, 432, 433 ve 440 parseller yönünden talebinin reddine,

Demirköy Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.07.1959 tarihli ve 1959/23 28 Esas Karar sayılı kararı ile Kırklareli İli Demirköy İlçesi ... Köyü ... Civarı Mevkiinde kain doğusu ..., batısı ... kulübeden gelen yol, kuzeyi .. Yolu ve güneyi .. çiftliğine giden yol sınırları ile çevrili olup, davalılar ... ve müşterekleri adına kayıtlı 1289 tarihli ve 8 nolu tapu kaydına konu olan 8 dönüm yüzölçümü iken 167,425 m2 tezyit olunan alanın tezyit miktarı olan 159,425 m2'lik kısmının iptali ile 8 dönüm yüzölçümündeki eski haline iadesine, iptal edilen 159,425 m2'lik kısma yönelik davalılar ... ve müştereklerinin müdahalesinin menine, Demirköy Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.07.1959 tarihli ve 1959/23 28 Esas Karar sayılı kararı davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden tezyit edilen herhangi bir taşınmaz bulunmadığından tapuya tescil edilmiş tezyitli herhangi bir kayıt bulunmadığından bu davalılara yönelik talebin reddine,

... köyü ... yolu (... Kulübe ... iskele civarı) mevkiinde kain 428, 430, 431, 432 ve 433 parseller yönünden yapılan kadastro tespitinin iptali ile 1289 tarihli ve 8 nolu tapu kaydına konu olan 8 dönüm yüzölçümlü kaydın tezyit edilmiş durumunun iptaline karar verilmesi ve bakiye 8 dönüm itibariyle dava konusu 428, 430, 431, 432 ve 433 nolu parsellere revizyon görmesi, bu parsellerin de kadastro tespiti sırasında 72420 m2 olarak sınırlandırılması ve tapu kaydının bu parsellere uyması nedeni ile yapılan oranlama sonucu, dava konusu edilen 428 parselin 1562,55 m2'lik kısmı, 430 parselin 1773,54 m2'lik kısmı, 431 parselin 1780,72 m2'lik kısmı, 432 parselin 571,11 m2'lik kısmı ile 433 parselin 2312,06 m2'lik kısmının ayrı ayrı her bir parsel için geçerli olmak üzere 25.06.1979 tarihli ve 1103 sayılı komisyon kararında belirtilen hisseler oranında ... ve arkadaşları adına tespit ve tesciline, 428 parselin kalan 12582,45 m2'lik kısmının ... mirasçıları adına, 430 parselin kalan 14281,46 m2'lik kısmının ... mirasçıları adına, 431 parselin kalan 14339,28 m2'lik kısmının 1/2'şer pay oranında ... ve ... adlarına, 432 parselin kalan 4598,89 m2'lik kısmının ... mirasçıları adına ve 433 parselin kalan 18617,94 m2'lik kısmının ... mirasçıları adına tespit ve tesciline, diğer taleplerin reddine,

440 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile 12.01.2018 tarihli orman ve fen bilirkişileri tarafından sunulan müşterek rapor ve ekindeki krokide O3 harfi ile gösterilen 36635 m2'lik kısmının orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline, aynı parselin kalan 27795 m2'lik kısmının çayır vasfı ile ve Hazine adına tespit ve tesciline, diğer taleplerin reddine,

429 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile 12.01.2018 tarihli orman ve fen bilirkişileri tarafından sunulan müşterek rapor ve ekindeki krokide O1 harfi ile gösterilen 1737 m2 ve O2 harfi ile gösterilen 2556 m2'lik kısmın toplamı olan 4293 m2'lik alanın orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline, kalan alandan ...'ya zilyetlikle devrolunan ve kadastro fen bilirkişi ... tarafından sunulan 16.01.2005 tarihli (Demirköy 'Kapatılan' Kadastro Mahkemesinin 2001/79 Esas sayılı dosyasında yer alan) ek raporda 429 parselin 430 parsele ve tarla yoluna sınır 900 m2'lik kısmının müdahil ... adına tespit ve tesciline, 429 parselin bu alanlar dışında kalan 14807 m2'lik kısmının 1/2 payları oranında müdahil davacılar ... ve ... adına tespit ve tesciline, diğer taleplerin reddine,

427 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline,

434, 436, 435 ve 437 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespiti kesinleştiğinden bu parseller yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına,

438 ve 439 parsel sayılı taşınmazlar hakkında verilen kararlar kesinleştiğinden bu parseller hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... ve ... vekili, davacı karşı davalı Hazine, davacı Orman İdaresi, davalılar ... ve arkadaşları, ... mirasçıları ve arkadaşları, davacı ... İnşaat A.Ş., asli müdahil ... vekili, ... ve arkadaşları, ... ve arkadaşları temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2.Hazine temyizi, tapu kaydı kapsamında kalması nedeni ile kadastro tespitinden önce dava konusu olan ve malik hanesi açık kabul edilen 428, 430, 431, 432, 433 parseller ile bu parsellerden başka Hazine tarafından kadastro tespitine itiraz dosyasına konu 440 ve Hazine adına tespit edilen ve vasfı itibari ile usuli kazanılmış hak ilkesi ihlal edilen 439 parsellere ilişkin olup, Hazinenin tespit maliki olduğu 434, 436, 437 ve 438 parseller açısından Hazine aleyhine bir hüküm kurulmadığından temyiz konusu olmamıştır.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı davalı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca, mahkemenin gerçek hak sahibini belirleme yetkisinin olduğunu ancak temyize konu kararda bunun yapılmadığını, müvekkiller ... ve müştereklerinin dayandıkları tapu kaydının Demirköy Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1959/23 Esas, 1959/23 Karar numarasıyla tezyid edildiğini, bu kararın 1960 yılında kesinleştiğini, Hazine tarafından 1972 yılında tezyid edilen tapuya yönelik dava açıldığını, sonra bu davanın kadastro mahkemesine aktarıldığını, temyize konu kararda tapunun miktarı 8 dönüm kabul edilerek tapu malikleri adına payları oranında tescil hükmü kurulduğunu, bu parsellerin tapu fazlası olan kısımlarını birtakım tapu hissedârlarına, senetsizden zilyedlik esası itibariyle tapu tescil kararı verildiğini, oysa tapunun artırıldığı 1960 yılı ile Hazine tarafından davanın açıldığı 1972 yılı arasında bu kişilerin taşınmazı sadece 12 yıl nizasız ve ihtilafsız kullandıklarından tapu miktarı fazlasının Hazine adına tescilinin gerektiğini, 10.08.2015 tarihinde "Vekillikten Çekilme Dilekçesi" başlığı altında Yazı İşleri Müdürlüğü tarafından eklenen dilekçe ve ekleri uyarınca, vekilliğini yürüttükleri müvekkillerini o tarihte sıraladıklarını, buna rağmen, mahkeme hükmünde bu şahıslara ait vekâlet görevinin yok sayıldığını, bir kısım müvekkileri için ise vekil kaydı yapılmadığını, dahili davacılar/karşı davalı bulunan müvekkillerinin ise dahili davalı olarak yazıldığını, 11.03.2020 tarihli tavzih dilekçesinde ve 10.08.2015 tarihinde dosyaya kaydedilen e imzalı dilekçede sunmuş olmalarına rağmen, bu hususların hüküm kurulurken düzeltilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2.Asli müdahil ... İnşaat A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın ilk maliki olarak Arnavut ... olarak eski kayıtlarda anılan ...'dan tapudan satın alan ... oğlu ...'dan tapu yolu ile satın aldıklarını, yargılama safhatında müvekkil şirketin tapu kaydının olduğunu ancak dinlenen tanıkların şirketin o yöreden olmaması nedeni ile yanlı beyanlarda bulunduğunu, aynı konumda olan tüm hak kazananlar arasında sadece müvekkili şirket ve ortaklarını tapudan satışla aldıkları payların ve hukuksal kazandırıcı işlemlerin yok sayılması ve aynı konumdaki diğerlerinin ise gerekçeli kararda hak sahibi olarak belirlenmelerinde açık bir hukuka aykırılık bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

3.Asli müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde; mahkeme tapunun dava konusu taşınmazı kapsamadığı yönündeki gerekçesinin dosya kapsamı uygun olmadığını, keşifte dinlenen tanıkların tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyduğunu belirttiklerini, dayandıkları 24.4.1998 tarihli ve 3 sıra nolu tapu kaydının 440 parsel sayılı taşınmaz kapsamında bulunduğunun tereddütsüz bir şekilde ortaya konulduğunu, 6292 sayılı Kanun'un 7 nci maddesine göre Hazinece açılan davalardan vazgeçilmesinin zorunlu olduğunu, 440 parsel içindeki 36.635 m² yüzölçümlü yerin, 1989 yılında yapılan 2/b çalışmalarında orman sınırları dışına çıkarılarak orman vasfını kaybettiğini, 2/b statüsüne ve dolayısıyla 6292 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin 1 inci ve 2 nci fıkraları hükümlerine tabi olup bu yere ilişkin Hazine tarafından açılan davadan vazgeçilmesi gerektiğini, aksi durumun 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1007 nci maddesine göre, müvekkilin mülkiyet hakkının ihlali ve devletin sorumluluğu sonucunu doğuracağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

4.Davalılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; lehlerine verilen karara bir diyeceklerinin olmadığını ancak dilekçelerinde yazan bir kısım müvekkillerinin hisseleri ve mülkiyet haklarının gözardı edilerek karar verildiğini, bir kısım taraflar öldüğü halde mirasçılarının davaya dahil edilip taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

5.Asli müdahil ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların müvekkillerini murisi Arnavut ... lakaplı ...'a ait olduğunu, tüm keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi beyanlarının da bu yönde olup müvekkillerinin ... mirasçıları olmasına rağmen davaya dahil edilmediklerini, mirasçıların dahil edilmesi konusunda mahkemeye dilekçeler sunmalarına rağmen mahkemenin müvekkillerini davaya dahil etmediğini, karar tarihinde müvekkili ...'a eksik harcın tamamlatıldığını, savunma ve iddia haklarının kısıtlandığını, taleplerinin redddine ilişkin gerekçede yazan "zilyedliğe ilişkin bir beyanın olmadığı, yalnızca keşiflerde geçen beyanlara dayanarak tescil talebinde bulunulamayacağı" ifadelerinin hukuki bir zemine oturtulamayacağını, müvekkili ... dışındaki diğer mirasçıların adına da talepte bulunduğunu ama onların talepleri yönünden bir karar verilmediğini, mahkemenin gerekçeli kararında lehlerine olan gerekçelerin yazılmadığını, müvekkillerinin murisi Arnavut ...'in taşınmazların tamamını bir bütün halinde kullanırken 1967 yılında vefatından sonra usul ve kanuna aykırı olarak mirasçıları müvekkillerinin rızası dışında, yolsuz tesciller sonucu işgalcilerin eline geçen taşınmazların el değiştirme safahatının kendilerince ispatlanacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

6.Davacı davalı Hazine vekilinin temyizinin kapsamının 428, 430, 431, 432, 433, 439 ve 440 parsellere ilişkin olduğu dosya ve dilekçe kapsamından anlaşılmakta olup Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Hazine aleyhine reddedilen kısım yönünden kararı temyiz ettiklerini, tezyid edilen tapu kaydının iptaline karar verilmişse de tapu kaydının miktar fazlası kısmı açısından kişiler adına tescil kararu verilmesinin doğru olmadığını, bozma ilamında miktar fazlasının kazanılmayacağının belirtildiğini, 429 parselin tamamının orman vasfı ile tescilinin gerektiğini, taşınmazın ormanın devamı niteliğinde olduğunu, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

7.Davacı davalı Orman İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; 429 parsel sayılı taşınmazın kısmen orman vasfı ile tesciline karar verilmişse de tamamının kesinleşen orman sınırları içinde olduğunu, 440 parselin ise devlet ormanın devamı niteliğinde olup tamamının orman vasfı ile tescil edilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların kadastro tespitine esas alınan tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığına, orman kadastrosuna itiraz davası sonucu taşınmazların orman sınırı içine alınan taşınmaz kapsamında olup olmadığına, orman sayılmayan ve tapu kaydının miktar fazlası olan kısımların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile kazanılıp kazanılmayacağına ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1 inci maddesi, 3402 sayılı Kanun'un 14, 17 ve 20 nci maddeleri, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428, 439/2, 440/I maddeleri

  1. Değerlendirme

a. Davacı davalı ... mirasçıları ... ve arkadaşlarının temyiz itirazları bakımından;

... ve arkadaşları 427, 428, 430, 431, 432, 433 ve 440 parsel sayılı taşınmazlarda tespit maliki olmaları nedeniyle, aynı zamanda 1980/85 Esas sayılı dosyada ise; ... ve arkadaşları aleyhine açtıkları davada davacı sıfatı ile davanın taraflarıdır.

İlk Derece Mahkemesinin ilk kararında ... ve arkadaşlarının davalarının kısmen kabulüne, Hazine tarafından aleyhlerine açılan tapu kaydının tezyid edilen miktarının tapusunun iptaline ilişkin davanın kabulü ile tapu kaydının tezyid edilmeden önceki yüzölçümü olan 8 dönüm kabul edilerek tapu kaydı kapsamında kalan 428, 430, 431, 432 ve 433 parsellerden 8 dönüm kadarının tapu malikleri adına tesciline, miktar fazlası kısımların ise zilyetler adına tesciline karar verilmiş, bu ilk hüküm ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmişse de, süresi içinde temyiz talebinde bulunmadıklarından temyiz talepleri reddedilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilk hükümle aynı nitelikte kurduğu ikinci hükmü ise temyiz etmemişlerdir.

Temyize konu edilen İlk Derece Mahkemesinin son kararında da, aleyhlerine yeni bir hukuki durum yaratılmadığı ve tavzih dilekçesi ile talep ettikleri tarafların sıfatına ve vekil kaydına ilişkin mahkeme ilamındaki hatalar da tashih şerhiyle düzeltildiğine göre, davacı davalı ... mirasçıları ... ve arkadaşları vekilinin temyiz inceleme isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

b. Asli müdahil ... İnşaat A.Ş. vekilinin temyiz itirazları bakımından;

Yargılama sırasında davaya asli müdahil olan ... İnşaat Turizm Sanayii ve Ticaret A.Ş. vekili, dava konusu taşınmazlarda bir kısım yerlerin kadastrodan önce tapu kaydı ile satın alındığı iddiasıyla taşınmazların müvekkili adına tescilini talep etmişse de İlk Derece Mahkemesinin kurduğu ilk iki kararda da asli müdahlin davasının reddine karar verildiği ancak aleyhine hüküm kurulan ... İnşaat A.Ş. tarafından temyiz yoluna başvurulmadığı ve böylelikle kendileri yönünden hükmün aleyhlerine kesinleştiği, temyize konu son hükümle de aleyhlerine yeni bir hukuki durum yaratılmadığı anlaşıldığından, asli müdahil ... İnşaat A.Ş. vekilinin temyiz inceleme isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

c. Davalılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazları bakımından;

Temyize konu taşınmazlardan 429 parsel kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ... adına, 428, 430, 431, 432, 433 ve 440 parseller ise kadastro komisyon kararı ile tapu kaydına dayanarak ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... adına paylı olarak, 435 parsel ise arsa vasfı ile İğneada Belediyesi adına tespit edilmiştir.

Temyiz isteminde bulunan ... ve arkadaşları, tespit maliklerinden ..., ... , ... ve ...'nın mirasçıları, İğneada Belediyesi ise 435 parsel sayılı taşınmazın tespit maliki olup, İlk Derece Mahkemesince kurulan ilk iki kararda da tapu kaydı kapsamında kalan ve tapunun kök miktarı kadar olan taşınmazların tapu malikleri adına, 429 parsel sayılı taşınmazın kısmen orman vasfı ile Hazine adına, kısmen ... ve ... adına, 435 parselin ise tespit gibi Belediye adına tesciline karar verildiği ancak ne ilk ne de ikinci kararın tespit malikleri tarafından temyiz edilmediği, temyize konu son kararda da aleyhlerine yeni bir hukuki durum yaratılmadığı anlaşıldığından, temyiz inceleme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.

d. Asli müdahil ... vekilinin temyiz itirazları bakımından;

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere dayanak tapu kaydının dava konusu taşınmaza ait olduğu ispatlanamadığına, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

e. Asli müdahil ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazları bakımından;

Yargıtayın bozma ilamından sonra davaya müdahale talebinde bulunan ... mirasçıları adına ... ve arkadaşları vekili tarafından dilekçe sunularak, İlk Derece Mahkemesince yapılan keşiflerde dava konusu 428, 429, 430, 431, 432, 433 ve 440 parsellerin evveliyatında murisleri Arnavut ...'in (...'ın) tarlası olarak geçtiğinin belirtildiği, imkan sunulursa bunu ispatlayacakları bildirilmişse de; dosyaya sadece ...'a ait vekaletname sunulduğu, diğer mirasçıların şahsen başvuruda bulunmadıkları ya da usulüne uygun şekilde düzenlenmiş vekaletnamelerini dosyaya sunmadıkları ve müdahale harcı da yatırmadıkları, sadece ... tarafından karar celsesinde başvuru harcı yatırılmak sureti ile taşınmazların tescilinin talep edildiği, dolayısı ile ... dışındaki diğer mirasçıların davanın tarafı dahi olmadıkları, İlk Derece Mahkemesi kararını sadece davanın taraflarının temyiz hakkı bulunduğu, ... açısından ise taşınmazın murisine ait olduğunu iddia etmekle beraber zilyetliğinin devam ettiğine dair bir beyanda bulunmadığı gibi bir delil de sunmadığı, yapılan keşiflerde alınan bilirkişi beyanlarında geçen iş bu taşınmazların Arnavut ...'in (...'ın) tarlası olarak geçtiği iddiasına dayandığı, yalnızca bu iddiayla tescil talebinde bulunulamayacağı, iddianın usul ve kanuna uygun şekilde ispatı da gerektiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesince davasının reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

f. Davacı davalı Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazları bakımından;

Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 1968 yılında orman kadastrosu yapılmış olup, dava konusu taşınmazların bulunduğu yerlerin orman kadastrosunun dışında bırakılması nedeni ile Orman İdaresi tarafından tapu malikleri aleyhine orman kadastrosuna itiraz davası açılmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1970/42 Esas, 1981/19 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu bilirkişi ... tarafından düzenlenen 1/10000 ölçekli haritada 1, 2, 3, 4 numaralarla işaretli turuncu renge boyalı bölümlerin orman sınırı içine alınmasına karar verilmiş ve bu karar temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.

Temyize konu dosyada; Orman İdaresi 429 parselin kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı iddiası ile dava açmış olup bu dava açısından davacı sıfatı ile, kadastro tespitinden önce Hazinece dava edilmesi nedeni ile malik hanesi açık gelen taşınmazlar açısından ise davalı sıfatı ile temyiz hakkı bulunmaktadır. İlk Derece Mahkemesince kurulan daha önceki hükümlerin tamamı Orman İdaresince temyiz edilmiş olup aleyhine kesinleşen bir durum da bulunmamaktadır.

Uyulmasına karar verilen son bozma ilamında sözkonusu orman kadastrosuna itiraz davasına ilişkin krokinin uygulanması ve orman sınırı içine alınmasına karar verilen taşınmazların belirlenmesi gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, ... tarafından düzenlenen ve mahkeme kararına dayanak olan bilirkişi raporu uygulanmak sureti ile 429 parselin O1 O2 ile gösterilen kısımlarının kesinleşen mahkeme kararı kapsamında orman sınırı içine alındığı, malik hanesi açık olarak kabul edilen ve tapu kaydı kapsamında kalan 428, 430, 431, 432 ve 433 parsel sayılı taşınmazların ise kesinleşen mahkeme ilamına esas krokinin kapsamı dışında olduğu belirlenerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı davalı Orman İdaresi vekilinin 428, 430, 431, 432 ve 433 parsellere yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden bu parseller yönünden temyiz itirazlarının reddine, 429 parsel yönünden ise İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

g. Davacı davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bakımından;

  1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek, taşınmazın orman tahdidine itiraz davasında orman sınırı içine alınan kısmı belirlenerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar 440 parsele yönelik olarak usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden 440 parsele yönelen temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

  2. İlk Derece Mahkemesince, davacı Hazine tarafından davalılar ... ve müşterekleri aleyhine Demirköy Asliye Hukuk Mahkemesine açılıp bu mahkemeden görevsizlikle gönderilen, dava konusu 428, 430, 431, 432 ve 433 nolu parselleri kapsayan dayanak tapu kaydına konu taşınmazın 8 dönüm iken Hazinenin taraf olmadığı dava sonucu yüzölçümünün 167,425 m2'ye artırılmasının Hazine ve Orman İdaresini bağlamayacağı, tapu kaydının ilk tesisindeki gibi 8 dönüm kabul edilerek tezyit olunan kısım yönünden açılan tapu iptali ve meni müdahale davasının kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Ne var ki; tapu kaydının miktarı itibari ile zeminde kapsadığı alan belirlenip, denetime elverişli şekilde hazırlanacak bilirkişi raporuna göre tescil kararı verilmesi gerekirken, 8 dönüm tapu kaydının kapsamında kalan 428, 430, 431, 432 ve 433 nolu parsellerin 72420 m2 yüzölçümünde olduğu, tapu miktarı ile tespit gören miktar oranlanmak sureti ile tapu miktarı kadar yerin tapu malikleri adına, kalan miktarların zilyetleri adına şeklinde infaza elverişli olmayan ve doğru sicil oluşturmaya engel olacak nitelikte hüküm kurulmuş olması doğru olmadığından Hazinenin 428, 430, 431, 432 ve 433 nolu parsellere yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu parseller açısından açıklanan gerekçelerle bozulması gerekmiştir.

Ayrıca dava konusu 439 parsel için İlk Derece Mahkemesince ilk kararda taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği, bu parsele dava açan kişilerin temyiz yoluna başvurmadığı, ikinci kararda ise arsa vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği, Hazine ve Orman İdaresinin temyizi üzerine, "daha önce orman olarak tescil edilen 439 sayılı parsel hakkında oluşan usulü kazanılmış hak göz önünde bulundurulmadan arsa niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesinin doğru olmadığı" açıklanarak kararın bozulduğu, buna rağmen bozma sonrası verilen kararda İlk Derece Mahkemesince "439 parsel için kurulan hüküm kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verildiği görülmüştür.

Kadastro Hakimi infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde hüküm kurmakla yükümlü olup, yukarıdaki paragraflarda açıklandığı üzere hangi kararın kesinleştiği açıklanmadan "tespit kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde kurulan hükmün infazında tereddüt oluşacağından ve İlk Derece Mahkemesinin 439 parsel sayılı taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline ilişkin ilk kararı kesinleştiğinden, taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden, 439 parselle ilgili kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davalılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE,

2.Davacı davalı ... mirasçıları ... ve arkadaşları vekilinin temyiz inceleme isteminin (V.C.3.a) no.lu bentte yazılı nedenlerle REDDİNE,

3.Asli müdahil ... İnşaat A.Ş. vekilinin temyiz inceleme isteminin (V.C.3.b) no.lu bentte yazılı nedenlerle REDDİNE,

4.Davalılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz inceleme isteminin (V.C.3.c) no.lu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE,

5.Asli Müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarının (V.C.3.d) no.lu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE,

6.Asli müdahil ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının (V.C.3.e) no.lu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE,

7.Davacı davalı Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının (V.C.3.f) no.lu bentte açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden 428, 430, 431, 432 ve 433 parseller yönünden REDDİNE, İlk Derece Mahkemesi kararının 429 parsel yönünden ise ONANMASINA,

8.Davacı davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları (V.C.3.g.1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının 440 parsel yönünden ONANMASINA,

9.Davacı davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları (V.C.3.g.2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden 428, 430, 431, 432, 433 ve 439 parseller yönünden temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 125,50 TL'nin temyiz edenlerden (Hazine ve Orman İdaresi dışındaki) ayrı ayrı alınmasına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalılar ... ve ...'ya iadesine,

492 sayılı Harçlar Kanunu'na göre harçtan muaf olduğundan Hazineden, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,07.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadankararcevaptemyizyargılamavı.kararımahkemesionanmasınareddinederecebozulmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:35:55

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim