Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/5881
2023/1094
28 Şubat 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/649 E., 2022/645 K.
KARAR: Davanın kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili ve davalılar ... ve arkadaşları vekili istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Hazinenin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar ... ve arkadaşlarının istinaf başvurusunun süreden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ile davalılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Uygulama kadastrosu sırasında ... İli Merkez İlçesi, ... Köyü çalışma alanında bulunan ve tapuda davalılar ... ve paydaşları adına kayıtlı bulunan eski 1124 parsel sayılı 5950,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 109 ada 14 parsel numarasıyla ve 4257,04 m2, davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 1123 parsel sayılı 3950,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 109 ada 15 parsel numarasıyla ve 3908,31 m2, bir kısım davalıların murisi ... adına kayıtlı bulunan eski 1125 parsel sayılı 2000,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 109 ada 10 parsel numarasıyla ve 2436,79 m2 yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2.Davacı ..., uygulama kadastrosu sırasında adına kayıtlı bulunan eski 1064 parsel sayılı 29.800,00 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, 105 ada 25 parsel numarasıyla ve 23.102,68 m2, eski 1063 parsel sayılı 8850,00 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, 105 ada 50 parsel numarasıyla ve 49.126,17 m2 belirlendiğini, kendi mülkiyetinde olan bu taşınmazların bir bölümünü üzerinden köy halkının geçmesine müsaade ettiğini ancak uygulama kadastrosu sırasında bu bölünün yol olarak bırakıldığını öne sürerek bu bölümlerin tekrar kendi taşınmazlarına dahil edilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Harput yolu olarak görülen yolun davaya dahil edilen 109 ada 10, 14 ve 15 nolu parsellerin kuzey ucundan ve davacıya ait taşınmazların güneyinden geçen kadim yol olduğu, zeminde de kullanılan ve kadim olan yolun fen bilirkişilerin krokilerinde C, D, E, F, G, H, I harfleriyle gösterildiği, tesis kadastrosu zamanında yol olarak bırakılan ve krokide A ve B harfleriyle gösterilen yerlerin ise yol olmadığı, A harfi ile gösterilen yerin davacıya ait 105 ada 25 nolu parsel ile B harfi ile gösterilen yerin ise 105 ada 50 nolu parsel ile bir bütünlük arz ettiği, bu taşınmazlara dahil olması gerektiği, her ne kadar yenileme çalışmalarında paftasına uyularak E ve G harfleriyle gösterilen yerlerin 109 ada 15 nolu parsel, D ve F harfleriyle gösterilen yerlerin 109 ada 14 nolu parsel, H, C ve I harfleriyle gösterilen yerler 109 ada 10 nolu parsel içerisinde kaldığı gerekçesiyle bu parsellere bırakılmış ise de bilindiği üzere yol ve dere olarak kadimden beri kullanılagelen yerlerin özel mülkiyete konu edilemeyeceği, özel mülkiyete konu edilmesinin mümkün olmaması nedeniyle hatalı bir şekilde parsellere dahil edilmiş ise de yola veya dereye terkin edilmesi gerektiği, Kadastro Kanunu 22. madde mantığının da taşınmazların gerçek ve fiili durumlarına uygun bir şekilde çalışmalarının tamamlanmasının amaçlandığı, bu amaç ortada iken tesis kadastro zamanında hatalı ölçü ve tekniklerle yol ve dere tespit görmüş ise de dava açılması nedeniyle taşınmazların gerçek ve fiili durumlarına uygun 22/a çalışma sınırlarına oluşturması gerektiği bu haliyle krokide H, C, I, F, G, D, E harfleriyle gösterilen yerlerin yol ve dere olarak terkin edilerek geri kalan kısımların bakiye yüzölçümleri ile tesciline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile;
1.Köy yol alanına dahil edilen ve fen bilirkişilerin 23.10.2017 tarihli ek raporlarında A harfi ile gösterilen 217,47m2'lik kısmın yoldan ifrazı ile 105 ada 25 nolu (eski 1064 parsel) parsele ilave edilerek davacı adına tapuya tesciline,
2.Yol olarak bırakılan ve fen bilirkişilerin 23.10.2017 tarihli ek raporlarında kroki ile B harfi ile gösterilen 450,25m2'lik kısmın iptali ile 105 ada 50 nolu (eski 1063 parsel) parsele ilave edilerek davacı adına tapuya tesciline,
3.Köy yolu olması gereken ancak 22/a çalışmalarında yol olarak terkin edilmeyen ve fen bilirkişilerin 23.10.2017 tarihli ek raporlarında kroki ile D harfi ile gösterilen 163,27 m2 ve F harfi ile gösterilen 142,38 m2 yüzölçümündeki bölümlerin 109 ada 14 nolu parselden ifrazı ile yol ve dere olarak terkinine, geri kalan kısmın yenileme çalışmaları gibi tapuya tesciline
4.Köy yolu olması gereken ancak 22/a çalışmalarında yol olarak terkin edilmeyen ve fen bilirkişilerin 23.10.2017 tarihli ek raporlarında kroki ile E harfi ile gösterilen 315,60 m2, G harfi ile gösterilen 232,01m2 yüzölçümündeki bölümlerinin 109 ada 15 nolu parselden ifrazı ile yol ve dere olarak terkinine, geri kalan kısmın yenileme çalışmaları gibi tapuya tesciline,
5.Köy yolu olması gereken ancak 22/a çalışmalarında yol olarak terkin edilmeyen ve fen bilirkişilerin 23.10.2017 tarihli ek raporlarında kroki ile C harfi ile gösterilen 81,89 m2, H harfi ile gösterilen 68,97 m2 ve I harfi ile gösterilen 434,77 m2 yüzöçümündeki bölümlerinin 109 ada 10 nolu parselden ifrazı ile yol ve dere olarak terkinine, geri kalan kısmın yenileme çalışmaları gibi tapuya tesciline" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
- İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkeme kararına karşı, davalı ... vekili ile bir kısım davalılar ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf isteminde bulunulmuştur.
- İstinaf Nedenleri
1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı adına tesciline karar verilen bölümlerin davacı ile bir ilgisinin bulunmadığını, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu belirterek, hükmün kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Bir kısım davalılar ... ve arkadaşları vekili istinaf dilekçesinde özetle; hava fotoğraflarına göre yol ve dere olarak kullanılmadığının belirlenmiş olmasına rağmen müvekillerinin taşınmazından C, H, I bölümlerinin yol ve dere olarak terkinine karar verildiğini, yenileme çalışmalarının doğru yapıldığını öne sürerek hükmün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
- Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yerel mahkemenin gerekçeli kararının ... ve arkadaşları vekiline 11.07.2019 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, dahili davalılar vekilinin istinaf dilekçesinin ise 29.08.2019 tarihinde düzenlenip harcın da aynı tarihte yatırıldığı, Kadastro Kanunu'nun 29/son maddesi gereğince Kadastro Mahkemelerinin adli tatile tabi olmadığı, bu nedenle dahili davalılar ... ve arkadaşları vekilinin istinaf başvurusunun iki haftalık yasal süresinde yapılmadığı, tüm dosya kapsamına göre; fen bilirkişisinin raporuna ekli krokide Harput yolu olarak gösterilen yolun davaya dahil edilen 109 ada 10, 14 ve 15 parsellerin kuzeyinden ve davacıya ait taşınmazların güneyinden geçen kadim yol olduğu, zeminde de kullanılan ve kadim olan yolun fen bilirkişilerin krokilerinde C, D, E, F, G, H, I harfleriyle gösterilen yer olduğu, tesis kadastrosunda yol olarak tespit edilen ve krokide A ve B harfleriyle gösterilen yerlerin ise yol ile ilgisinin olmadığı, A harfi ile gösterilen yerin davacıya ait 105 ada 25 nolu parsel ile B harfi ile gösterilen yerin ise 105 ada 50 nolu parsel ile bir bütünlük arz ettiği ve bu taşınmazlara dahil olması gerektiği, jeodezi bilirkişisi tarafından uygulanan 1972 yılına ait hava fotoğraflarında krokide C, D, E, F, G, H ve I harfleriyle gösterilen yerlerin dere veya yol olduğunun, A ve B harfleriyle gösterilen yerlerin ise dere ve yol olmadığının rapor edildiği, 15/03/2022 havale tarihli ek rapora göre, tesis kadastrosunda sınırlandırma hatası yapıldığı ve taşınmazların gerçek durumlarına uygun olarak yapılmadığı, dava konusu taşınmazlar yönünden yapılan 22/2 a çalışmalarının usul ve yasaya uygun olmadığı, sonuç olarak mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf talebinin esastan reddine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1) b/1. maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar ... ve arkadaşları vekilinin istinaf talebinin usulden reddine dair karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına davalı ... vekili ile davalılar ... ve arkadaşları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Nedenleri
1.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenleri temyiz dilekçesinde, tekrarlayarak, Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin kararının bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; davalılar vekiline İlk Derece Mahkemesi kararının usulüne uygun tebliğ edilmediği, vekilin tebliğin yapıldığı isimde bir çalışanının bulunmadığını, bu nedenle istinaf talebinin öğrenme ile yapıldığı için süresinde olduğunu öne sürerek istinaf taleplerinin Bölge Adliye Mahkemesince süreden reddine dair kararının kararının ortadan kaldırılarak işin esası hakkında istinaf dilekçesinde ileri sürülün sebeplerle temyiz taleplerinin incelenmesini ve hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, uygulama kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro kanunun 22/a maddesi
- Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup Hazine vekili ile davalılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nin 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL'nin temyiz edenlerden ... ve arkadaşlarından alınmasına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karar örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:29:47