Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/8803

Karar No

2023/1006

Karar Tarihi

27 Şubat 2023

MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2016/14 E., 2018/37 K.

KARAR: Asıl davanın kabulüne, müdahillerin davasının reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, asli müdahillerin davasının reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı ... vekili ve asli müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

  1. Yozgat ili Merkez ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri Kanunu'na (2613 sayılı Kanun) göre 1969 yılında yapılan kadastro sırasında, 67 ada 2 parsel sayılı 25007 m² yüzölçümündeki taşınmaz 67 ada 3 parsel sayılı 16903 m² yüzölçümündeki taşınmaz ve 67 ada 4 parsel sayılı 7267 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle senetsizden davalı ... Belediyesi adına tespit edildikten sonra, taşınmazların edinme sütunlarında adı geçen ve davacıların murisi ...'nın tespite itirazları sonucu 25.09.1968 tarihli ek komisyon kararı ile, taşınmazların Kadastro Mahkemesinin 1968/24 Esas sayılı dava dosyasında dava konusu olduklarından bahisle malik hanelerinin tescil edilmeyip açık bırakılmasına karar verilmiştir.

2.Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; taşınmazların davacıların murislerine ait 1953 tarih ve 55 sırada kayıtlı tapu kaydı kapsamında kalan yeri olduğunu ve davacıların murisleri tarafından kadastro tespitlerinden sonra 1968/24 Esas sayılı dosya ile tespite itiraz davası açıldığını, ancak takip edilmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, taşınmazlar hakkında tescil hükmü kurulmadığından malik hanelerinin halen açık olduğunu ileri sürerek, taşınmazların davacılar adına tescilini istemiştir.

  1. Asli müdahil Hazine vekili müdahale dilekçesinde; 68 ada 4 parselin mera vasfıyla tespit edildiğini, daha sonra cins değişikliği suretiyle orman vasfında Hazine adına tescil edilip orman idaresine tahsis edildiğini ileri sürerek, müdahale taleplerinin kabulü ile davacıların davası bakımından görevsizlik kararı verilmesini istemiştir.

  2. Asli müdahil Orman İdaresi vekili müdahale dilekçesinde; 68 ada 4 parselin mera vasfıyla tespit edildiğini, daha sonra cins değişikliği suretiyle orman vasfında Hazine adına tescil edilip Orman İdaresine tahsis edildiğini, asli müdahale taleplerinin kabulü ile davacıların davası bakımından görevsizlik kararı verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 25.09.2014 tarih ve 2013/24 Esas, 2014/5 Karar sayılı kararı ile, davanın reddine, 68 ada 4 parselin orman vasfıyla Hazine adına, 67 ada 2 ve 3 parsellerin tarla vasfıyla Yozgat Belediyesi adına tespit ve tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 25.09.2014 tarih ve 2013/24 Esas, 2014/5 Karar sayılı kararı, davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.

  2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 20.01.2016 tarih ve 2015/13320 Esas, 2016/593 Karar sayılı ilamıyla; "davacıların mahkemece yapılan keşif esnasında 68 ada 4 sayılı parsele ilişkin bir talepleri bulunmadığını açıkça beyan etmelerine karşın, mahkemece dava dışı 68 ada 4 sayılı parsel hakkında da inceleme araştırma yapılarak karar verildiğini,davacıların dava konusu ettiği taşınmaz parselleri tereddüte mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi için dava dilekçeleri usulünce açıklattırılarak 67 ada 2 ve 3 sayılı parseller ile davalı olduğunun tespit edilmesi halinde ise 67 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar bakımından davacı kişilerin dayandığı ve tespite esas Mayıs 323 tarih ve 66 sırada kayıtlı kök tapu kaydının değişebilir sınırlı kayıtlardan olduğu ve kadastro çalışmaları sırasında miktarından daha fazla yüz ölçümünde davacıların murisi adına tespit edilen parsele revizyon gördüğünden, davacıların artık aynı tapu kaydına dayanarak dava açamayacağı, bu nedenle usulünce orman ve mera araştırması yapılarak zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduklarının belirlenmesi halinde usulünce zilyetlik araştırması yapılarak sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek, ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar

Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl davacının davasının kabulüne, Yozgat ili Merkez ... 2. Mıntıka 67 ada 2, 3 ve 4 nolu parsellerin dosya arasında bulunan Yozgat Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/413 Esas, 2002/385 Karar sayılı veraset kararına göre ... mirasçıları adına tarla vasfında tapuya kayıt ve tesciline, 68 ada 4 nolu parselin dava konusu olmadığı anlaşılmakla bu parsel yönünden karar verilmesine yer olmadığına, müdahil davacı ... İdaresi yönünden davanın reddine, müdahil davacı Hazine yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı ... vekili ve asli müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların davacıların zilyetliğinde olduğunu kanıtlayacak bir delil ortaya konulmamasına rağmen davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep edilmiştir.

  2. Asli müdahil Hazine vekili temyiz dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davanın reddi ile çekişmeli taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 67 ada 2, 3 ve 4 nolu parsellerin davacıların dayandığı tapu kapsamında kalıp kalmadıkları, zilyetlikle kazanılacak yerlerden olup olmadıkları ve zilyetlikle kazanılacak yerlerden iseler zilyetlik koşullarının davacı gerçek kişiler lehine mi yoksa davalı ... lehine mi oluştuğu noktasında toplanmaktadır.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2613 sayılı Kanun, 3402 sayılı Kadastro Kanunu' nun (3402 sayılı Kanun) 12/son, 14, 17 ve Geçici 1 inci maddesinin 2 nci fıkrası, Anayasa'nın Ormanların korunması ve geliştirilmesi" kenar başlıklı 169 uncu maddesi, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 1 inci ve 17/2 nci maddeleri,

  1. Değerlendirme

  2. Davalı ... vekili ve asli müdahil Hazine vekilinin çekişmeli 67 ada 2 parsele ilişkin hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu parsellerin çok uzun yıllardır tarım arazisi olarak kullanıldığı, davacılar ve öncesinde murisleri tarafından malik sıfatıyla ekonomik amacına uygun olarak nizasız ve fasılasız olarak tespit tarihi itibariyle yirmi yıldan fazla bir şekilde zilyetliğin sürdürüldüğü, nizalı taşınmazların kuru tarım ürünleri yetiştirilerek kullanılabilecek özelliklerde tarım arazisi olduğu, baraj çalışmaları nedeniyle tarımsal alan olarak kullanımının artık mümkün olmadığı, mera, Hazine, köy ortak kullanım alanları ile bir ilgisinin bulunmadığı ve devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, dosya kapsamından davacıların dayandığı tapu kaydının miktarından fazla olarak 68 ada 7 revizyon gördüğü ve dava konusu taşınmazı kapsamadığı, çekişmeli 67 ada 2 parselin dört tarafının orman parseli ile çevrili olması nedeniyle orman içi açıklık konumunda bulunduğu anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca; davacıların dayandıkları tapu kaydının dava konusu 67 ada 2 parsele uymadığının anlaşılmasına ve orman içi açıklıkların zilyetlikle kazanılması mümkün bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesince, davacıların davasının reddi ile dava konusu 67 ada 2 parsel sayılı taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

  1. Davalı ... vekili ve asli müdahil Hazine vekilinin çekişmeli 67 ada 3 ve4 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyizi itirazlarının incelenmesine gelince; Dosya kapsamında hava fotoğrafları incelenmiş ise de, bu konuda hazırlanan raporda, taşınmazların niteliğinin ne olduğu, kullanım durumları ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediği, üzerilerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı ve zilyetliklerine ne zaman başlanıldığı hususları açıklanmamış, dava konusu 67 ada 4 parselin güncel tapu malikinin davalı sıfatıyla davaya katılımı sağlanmamış ve taşınmazların halihazırda kısmen baraj altında kaldığı anlaşılmasına rağmen kamulaştırma evrakları ve haritası getirilerek yöntemince uygulanmak suretiyle taşınmazların kısmen yada tamamen kamulaştırılan alanda kalıp kalmadıkları belirlenmemiştir.

Öte yandan; davacıların murisinin dava dilekçesinde hatalı parsel numarası belirtmesi nedeniyle dava konusu 67 ada 4 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının kesinleştirilip 14.08.1969 tarihinde arsa vasfıyla Yozgat Belediyesi adına tescil edildiği ve daha sonra 1986 yılında Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüne ve 2006 yılında Yozgat İl Özel İdaresine devredildiği anlaşılmaktadır.

Kural olarak kadastro tespitine itiraza yönelik derdest bir dava bulunması nedeniyle kesinleşmeyen tutanakların tapuya tescilleri de hukukça değer taşımadığından yolsuz tescil hükmünde olup böyle bir tescile dayanılarak hak talep edilemez.

Ne var ki; 3402 sayılı Kanun'un 12/son maddesi, “Kesinleşmemiş tutanaklar herhangi bir nedenle tapuya tescil edilmişse, iddia ve taşınmazın niteliğine bakılmaksızın, taşınmazı tescil tarihinden itibaren 20 yıl müddetle malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduranlar ile bunların akdi ve kanuni halefleri açılmış ve açılacak olan davalarda Medeni Kanun'un tapuya itimat prensibinden yararlanırlar.” özel hükmünü içermekte olup, buna göre, taşınmazlar tapuya kaydedildikten sonra intikal ve ifrazlar sonucu tapuda hak sahibi olanların iyiniyetli iktisaplarının korunabilmesi, anılan yasa maddesindeki koşullarının eksiksiz olarak gerçekleşmiş olmasına bağlıdır.

Bu nedenle; somut olayda, çekişmeli 67 ada 4 parsel sayılı taşınmaz yönünden, tapu maliki lehine, 3402 sayılı Kanun' un 12/son maddesindeki koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi gerekmekte olup, ne var ki, İlk Derece Mahkemesince, söz konusu Kanun maddesinde yazılı koşullarının tapu maliki lehine oluşup oluşmadığı husunda gerekli araştırma yapılmamıştır.

Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince öncelikle, dava konusu taşınmazların malik hanelerinin boş olduğu ve bu nedenle eldeki davada 3402 sayılı Kanun7 un 30/2 nci maddesi uyarınca re'sen araştırma ilkesinin geçerli olduğu gözetilerek, husumetin yaygınlaştırılması suretiyle, 67 ada 4 parsel sayılı taşınmazın güncel maliki davaya dahil edilmeli, bu yolla taraf teşkili sağlandığında, anılan tapu malikinden savunma ve delilleri sorulmalı, bildirdiği takdirde delilleri toplanmalı ve bundan sonra, dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde baraj kamulaştırmasına ilişkin evraklar getirtilmeli, dava konusu taşınmazların bulunduğu yere ilişkin tüm stereoskopik hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve tespit tarihine en yakın ortofoto ve uydu fotoğrafları getirtilerek dosya arasına konulmalıdır.

Bundan sonra; dava konusu 67 ada 3 parsel ve 3402 sayılı Kanun' un 12/son maddesindeki koşullarının gerçekleşmediğinin anlaşılması halinde 67 ada 4 parsel bakımından mahallinde fen bilirkişisi, jeodozi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi ve üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden yapılacak keşifte dinlenilecek davada yararı bulunmayan yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından, çekişmeli taşınmazların öncesinin ne olduğu, üzerilerinde sürdürülen zilyetliğin bulunup bulunmadığı, varsa zilyetliğin hangi tarihte başladığı ve hangi tasarruflarla sürdürüldüğü, kimden kime, nasıl intikal ettiği, dava tarihine kadar 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde belirtilen sürenin geçip geçmediği etraflıca sorulup, maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, dinlenen bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki doğduğu takdirde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmesine çalışılmalı ve yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli; hava fotoğraflarının uzman jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi tarafından streoskopik yöntemle incelenmesi suretiyle, taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğu, kullanım durumları ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediği, üzerilerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı ve zilyetliklerine ne zaman başlanıldığı hususlarında ayrıntılı rapor alınmalı; ziraatçı bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazların eğimini, niteliğini, toprak yapısını, bitki örtüsünü, üzerindeki ekonomik amaca uygun zilyetliğin hangi tarihten beri ve hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü ve kullanım durumunu kesin olarak belirleyen, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, önceki ziraatçi bilirkişi raporunu da irdeleyen ve sınırındaki taşınmazlarla mukayeseli değerlendirmeyi içeren, ayrıntılı ve gerekçeli rapor düzenlemeleri istenilmeli, raporlarda belirtilen hususların somutlaştırılması için, taşınmazlar ve çevresini tüm yönleriyle gösterecek şekilde taşınmaz ve çevresinin yakın plan fotoğrafları çektirilip fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmazlar kabaca işaretlettirilmeli; fen bilirkişisine, keşfi takibe ve yerel bilirkişi ile tanık sözlerini denetlemeye elverişli rapor ve kroki düzenlettirilmeli, böylelikle, zilyetlikle kazanma şartlarının davacı taraf lehine oluşup oluşmadığı kesin olarak belirlenmeli, taşınmazların baraj gölü suları altında kaldığı belirlendiği takdirde tescil yerine mülkiyetin tespiti kararı verilmesi gerekeceği de göz önünde bulundurulmak suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.

İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan ve eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazıl şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükümn bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Davalı ... vekilinin dava konusu 67 ada 2 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (V.C.3.1) no.lu bentte yazılı nedenlerle REDDİNE,

Asli müdahil Hazine vekilinin, dava konusu 67 ada 2 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (V.C.3.1) no.lu bentte yazılı nedenlerle kabulü ile bu parsel hakkındaki İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Davalı ... vekilinin ve asli müdahil Hazine vekilinin dava konusu 67 ada 3 ve 67 ada 4 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının yukarıda (V.C.3.2) no.lu bentte yazılı nedenlerle kabulü ile bu parseller hakkındaki İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ... Başkanlığına iadesine,

Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadancevapkarartemyizyargılamavı.kararımahkemesireddinederecebozulmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:30:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim