Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/4442

Karar No

2022/9816

Karar Tarihi

6 Aralık 2022

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

DAVA TÜRÜ: Kadastro Tespitine İtiraz

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında ... Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı ... vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında,; ... İli ...bağlı...Köyü çalışma alanında bulunan 117 ada 21 parsel sayılı 1.625,26 metrekare yüzölçümlü taşınmaz, 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak, bahçe vasfıyla davalı adına tespit edilmiştir.

Davacı ... vekili, dava dilekçesi ile; taşınmazın kadastro tespit işleminin yanlış olduğunu ve davalı lehine zilyetlik şartları oluşmadığını ileri sürerek hatalı kadastro tespitinin iptalini ve taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.

Mahkemece, davanın reddine dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hükmün davacı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince Hazinenin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı ... vekilince ... Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.

Mahkemece davanın reddine karar verilmişse de eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmuştur. Şöyle ki; mahkemece yapılan ilk keşif sonucu düzenlenen 13.07.2017 tarihli orman bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın eğiminin %18 20 arası olup yer yer değiştiği, alan üzerinde ise %2 olduğu, toprak yapısı incelendiğinde kumlu tınlı killi ve geçirgen bir yapıda olup, toprağın işlenmesi durumunda erozyona maruz kalacağından dolayı orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı, 1955 hava fotoğrafında parselde münferit halde yapraklı türlerin olduğu ve dere vejetasyonunda kaldığının bariz şekilde görüldüğü, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu belirtilmiştir.

Mahkemece bu rapora itibar edilerek taşınmazın orman vasfı ile tesciline karar verilmesi ve davalı tarafça kararın istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince alınan 25.12.2018 tarihli ek orman bilirkişi raporunda; taşınmazın 1955 1975 2002 yıllarına ait hava fotoğrafında ekili dikili alana rastladığı ağaçların mevcut olduğu parsel sınırlarının oluştuğu, 1958 tarihli memleket haritasında orman sayılmayan,1986 ve 2005 tarihli memleket haritasına göre ise orman sayılan yerlerden olduğu belirtildikten sonra evveliyatı orman sayılmayan bu yerin 6831 sayılı Kanun uyarınca ağaçlık alanlar barındırması nedeni ile orman sayılan yerlerden olduğu ifade edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince tespit tarihinden 15 20 25 yıl öncesine ilişkin hava fotoğraflarında inceleme yapılmadığı eksik inceleme ile karar verildiği gerekçesi ile hüküm kaldırılmış ve yeniden mahkemesine gönderilmiştir.

Mahkemece 12.09.2019 tarihinde yeniden keşif yapılmış 04.11.2019 tarihli orman ve jeodezi bilirkişilerince düzenlenen raporda ise; dava konusu taşınmazın eğiminin %15 20 arasında olduğu, kuru dere içerisinde bulunduğu, 1958 1986 2005 tarihli memleket haritalarında açık alanda ve dere içerisinde olduğu, 1955 1975 2002 tarihli hava fotoğraflarında ise taşınmazda ekili dikili alan olduğu kullanım bulunduğu parsel sınırlarının oluştuğu imar ihyanın oluştuğu bildirilmiş ve taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ifade edilmiş ve mahkemece bu rapora itibar edilerek davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemece alınan bilirkişi raporları arasında açık çelişkiler bulunduğu halde mahkemece bu çelişkiler giderilmeye çalışılmamış, ne sebeple son bilirkişi raporuna üstünlük tanındığı açıklanmamış, memleket haritalarına göre taşınmazın içinden dere geçtiği sabit olup orman bilirkişi raporunda da taşınmazın dere vejetasyonunda kaldığı bildirilmiş olmasına rağmen taşınmazın dere yatağından kazanılan yerlerden olup olmadığı hususunda jeolog bilirkişiden ayrıntılı rapor alınmamıştır. Her ne kadar ilk keşifte jeolog bilirkişi bulunmuş ve ziraat bilirkişileri ile mahkemeye müşterek rapor sunarak taşınmazın dere yatağında kalmadığını yazmışlarsa da, orman bilirkişi raporlarında yazan bilgiler ile bu ifade çeliştiği halde çelişki üzerinde durulmamış ve jeolog bilirkişiden ayrıntılı rapor alınmamıştır.

Ayrıca hükme esas alınan orman ve jeodezi bilirkişi raporunda taşınmazın en eski tarihli hava fotoğrafındaki koyuluğun taşınmazın üzerinde bulunan ağaç ve ağaçcıklardan kaynaklandığı belirtilmişse de bu ağaçların cinsi, orman ağacı olup olmadıkları üzerinde durulmamıştır.

Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece, öncelikle çekişmeli taşınmazın tapulama çalışmaları sırasında hangi nedenle tescil harici bırakıldığı Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı; sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile üç ziraat mühendisi, orman mühendisi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi, jeolog bilirkişisi ile fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, evvelinde dere yatağı veya imar ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, imar ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları arasında oluşacak çelişkilerin gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmesine çalışılmalı; orman ve jeodezi fotogrametri mühendisi bilirkişilerinden, dosya kapsamında bulunan hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aleti ile inceleme yaptırılmak suretiyle, taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, evveliyatı itibari ile dere yatağı veya imar ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığını, imar ihyaya muhtaç yerlerden olması halinde hangi tarihte imar ihyaya başlandığı ve tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak hangi tarihten beri hangi tasarruflarla zilyet edildiğini, üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini, ağaçların cinsinin ne olduğu, hangi tarih itibariyle yaşının tespit edildiği açıkça belirtir ve önceki bilirkişi raporlarında yazan bilgilerin tartışıldığı ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli, bilirkişiden dava konusu taşınmazın konumunun hava ve uydu fotoğrafları üzerinde gösterilmesi ve yukarıda değinilen çelişkilerin üzerinde önemle durulması istenilmeli; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, taşınmazın toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü, taşınmazın evveliyatı itibari ile imar ihyaya muhtaç yerlerden olması halinde imar ihyaya konu olmaya başladığı ve imar ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarını içerir, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı ve rapor içeriğinde taşınmazların üzerinde bulunan ağaçların (bağların) cins, yaş ve dağılımlarının belirtilmesi istenilmeli; fen bilirkişisinden ise, keşfi izlemeye ve bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye elverişli ayrıntılı harita ve rapor düzenlemesi istenilmeli;jeolog bilirkişiden ise çekişmeli taşınmazın dere yatağında kalıp kalmadığı, derenin aktif dere yatağı olup olmadığı, yatak değiştirip değiştirmediği, aktif olma özelliğini kaybetmiş ise tam olarak hangi tarihte kaybettiğine ilişkin duraksamaya yer vermeyecek şekilde rapor düzenlettirilmeli ve bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması usul ve Kanuna aykırı olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 18.04.2022 tarihli ve 2020/249 Esas, 2022/709 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı HMK'nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

itirazkadastrotespitine

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:56:54

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim