Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/17155

Karar No

2022/9606

Karar Tarihi

30 Kasım 2022

MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi

DAVA TÜRÜ: Uygulama Kadastrosu

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Mahkemenin verdiği karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, uyulan bozma ilamında özetle; “Davacıya ait 130 ada 14 parsel sayılı taşınmazın doğu komşusu olan dava dışı 130 ada 23 parsel ile uygulama kadastrosu ile belirlenen sınırının doğru olup olmadığı bu davanın konusu olmayıp, esasen bu davanın konusunun 130 ada 13 ve 14 parsel sayılı taşınmazlar arasındaki sınırın uygulama kadastrosu sırasında yöntemine uygun belirlenip belirlenmediğine ilişkin olduğu, davacının doğu komşusu 23 parsel ile olan tesis ve uygulama kadastrosu sınırlarından hangisinin esas alınmasının doğru olduğu hususunun ayrı bir yargılamayı gerektirmekte olup, mahkemece çekişmeli 130 ada 13 ve 14 parsel sayılı taşınmazların tesis kadastrosu sırasında tek bir parsel olduğu, 2002 yılında o dönemdeki tapu kayıt maliklerince rızai taksimle ifraz edildiği, davacı ve davalının taşınmazları ifrazdan sonra satış suretiyle edindiği, öte yandan o dönemdeki malik ... 16.12.2014 tarihli celsedeki beyanında, taşınmazı kardeşi olan diğer kayıt maliki ile ifraz ettiklerini, ancak zeminde sabit bir sınır bulunmadığını, sadece o dönem sınırı belirlemek için iki uca birer kazık çakıldığını, ancak bunun da taşınmazların sınırının belirlenmesine imkan verecek nitelikte olmadığını, bilirkişi incelemesi yaptırılmadan sınırın belirlenmesinin olanaklı bulunmadığını beyan ettiği, bununla birlikte, dosya arasında 2002 yılında yapılan ifraza ilişkin fenni sıhhate haiz ifraz ölçü krokisi ile takometrik ölçü çizelgesinin olduğu, çekişmeli taşınmazlar tesis kadastrosu sırasında tek parsel olduğuna göre, fen bilirkişi raporunda taşınmazlar arasında tesis kadastrosu sınırı olarak gösterilen sınırın aslında ifraz sonucu oluşan sınır olduğu, fen bilirkişi raporunda da ifraza ilişkin bu sınırda (zemin ile uyumlu olmadığının bildirilmesi dışında) fenni bir hata bulunduğunun belirlenmediği, hal böyle olunca; mahkemece, uygulama kadastrosu sırasında, zemindeki fiili sınırın değil, taşınmazlar arasında teknik evrakına göre 2002 yılında yapılan ifraz sonucu oluşan sınırın esas alınarak uygulama kadastrosu yapılması gerektiği hususları göz önüne alınarak uyuşmazlık hakkında karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 130 ada 13 ve 14 parsel sayılı taşınmazların uygulama tespitlerinin iptali ile 130 ada 13 parsel sayılı taşınmazın 5926,78 metrekare, 130 ada, 14 parsel sayılı taşınmazın 5725,87 metrekare yüzölçümü ile fen bilirkişi raporuna ekli (şekil 4) krokide tespit olunan sınırlar esas alınarak tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma ilamı doğrultusunda değil, bozma sonrası dosyaya sunulan ve dava konusu taşınmazlarda dengeleme planına göre sınır tayin eden bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle hüküm kurulmuştur.

Dengeleme planı; zeminde bulunmayan ve teknik belgelerine göre de oluşturulamayan parsel sınırlarını belirlemek üzere uygulama sonucu oluşacak harita üzerinden yapılan düzenlemeyi ifade eder. Dava konusu taşınmazlar 2002 yılında 24 parsel sayılı taşınmazdan ifrazen oluşmuştur. Önceki bozma ilamında da açıkça vurgulandığı üzere, dosya arasında 2002 yılında yapılan ifraza ilişkin fenni sıhhate haiz ifraz ölçü krokisi ile takometrik ölçü çizelgesi bulunmaktadır.

O halde; Mahkemece, dava dışı komşu taşınmazlarla olan sınırın bu davanın konusu olmadığı göz önünde bulundurularak, dava konusu taşınmazlar arasında teknik evrakına göre 2002 yılında yapılan ifraz sonucu oluşan sınır esas alınmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken, uyulan bozma ilamının dışına çıkılarak ifraz sonucu oluşan sınırın dışında yeni bir sınır belirlenmek suretiyle karar verilmiş olması isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmektedir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kadastrosuuygulama

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:58:42

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim