Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/13479
2022/9575
30 Kasım 2022
MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kadastro Tespitine İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davacı ve müdahillerin davasının kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün Yargıtayca incelenmesi, duruşma yapılması suretiyle davalı ... ve arkadaşları vekili, davalı ... vekili ile davalı ... ve ... vekili, davalı ... ve arkadaşları, duruşmasız olarak davalı ... ve arkadaşları vekili, davalılar ... ve arkadaşları, davalılar ... ve arkadaşları vekili, davacı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 15.11.2022 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü temyiz eden davalı ... ve müşterekleri adına vekili Av. ............, davalı ... ve müşterekleri adına vekili Av. ... ... ... ile karşı taraftan davacı ... adına vekili Av. ....., ve ... adına vekili Av. ... katılımıyla duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosyanın incelenip karara bağlanması için 30.11.2022 Salı gününe bırakılması uygun görüldüğünden dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
766 sayılı Tapulama Kanunu uyarınca ... ili Merkez ilçesi ....,Mahallesi çalışma alanında bulunan 10 parsel sayılı 75.750,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı, vergi kaydı, irsen intikal, taksim, ifraz ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla eşit paylar ile ... oğulları ... ve ... adına, 11 parsel sayılı 66.500,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ile 72 parsel sayılı 106.750,00 metrekare yüzölçümündeki aynı vasıf ve nedenle eşit paylar ile ....,oğulları ... ve ... adına, 12 parsel sayılı 38.875,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ile 55 parsel sayılı 75.500,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı vasıf ve nedenle toplam 16 pay olmak üzere 4 pay ... kızı ..., 12 pay ise eşit paylarla ... çocukları ..., ..., ..., ... adına, 58 parsel sayılı 60.250,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ile 90 parsel sayılı 122.750,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı vasıf ve nedenle payları oranında ...çocukları ..., ..., ... ve ölü olduğu belirtmek suretiyle Zehra ... adına, 94 parsel sayılı 58.500,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı vasıf ve nedenle toplam 48 pay olarak, 16 pay...oğlu ..., 16 pay...oğlu ..., 4 pay ... kızı ..., 12 pay ise eşit paylarla ... çocukları ..., ..., ..., ... adına, 75 parsel sayılı 20.750,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı, ırsen intikal, taksim, ifraz ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla eşit paylarla ... çocukları ... ve ... adına ve 76 parsel sayılı 44.500,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı vasıf ve nedenle eşit paylarla...çocukları ... ve ... adına tespit edilmiş; bilahare komisyon kararı ile 55, 56, 75, 76 ve 94 parsel sayılı taşınmazların tespit malikleri; 1 pay...oğlu ... ve ..., 1 pay ... mirasçıları ..., ..., ..., ... ve ..., 1 pay ise ... oğulları ... ve ... olarak toplamda 3 pay olmak üzere değiştirilmiştir.
İtirazı kadastro komisyonu tarafından kısmen kabul edilen davacı ... oğlu... (...) ..., tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak her parsel hakkında ayrı ayrı dava açmıştır.
Yargılama sırasında ...oğlu ... ..., ... kızı ..., ...oğulları ... ve ... aynı nedenlere dayanarak davaya müdahil olmuş, dava dosyaları da aralarında irtibat bulunduğu belirtilerek eldeki dosya ile birleştirilmiştir. Mahkemenin, 20.01.2006 tarihli celsesinde dava konusu 11 ve 90 parsel sayılı taşınmaz ile dava konusu olmayan 8 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davalar eldeki dosyadan tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmiştir.
Mahkemece tefrik kararından sonra, aralarında irtibat bulunduğu belirtilerek 90 parsel sayılı taşınmaza ilişkin dava dosyasının tekrar eldeki dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Tefrik edilen 11 parsel sayılı taşınmaz hakkında ise mahkemenin 02.03.2006 tarihli ve 2006/2 Esas, 2006/9 Karar sayılı dava dosyası ile davanın kabulüne ilişkin kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 05.12.2006 tarihli ve 2006/5950 Esas, 2006/7755 Karar sayılı ilamıyla "aralarında irtibat bulunması nedeniyle davanın aynı mahkemenin 1972/412 esas sayılı dava dosyası ile birleştirilerek sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak, 11 parsel sayılı taşınmaza ilişkin dava dosyası ile eldeki dosya ile birleştirilmiştir.
Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davacılar ve asli müdahilin davasının kısmen kabulüne, temyize konu edilmeyen 70, 73 ve 74 parsellerin tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, temyize konu edilen 10, 11, 12, 55, 56, 58, 72, 75, 76, 90 ve 94 parsellere ilişkin tespitlerin iptaline, hükümde gösterilen paylar ile ... ve müşterekleri adına karar verilmiş; hüküm, duruşmalı olarak davalı ... ve arkadaşları vekili, davalı ... vekili ile davalı ... ve ... vekili, davalı ... ve arkadaşları tarafından, duruşmasız olarakta davalı ... ve arkadaşları vekili, davalı ... ve arkadaşları, davalı ... ve arkadaşları vekili, davacı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiş, bilahare kararı temyiz eden davacı ... ve davalı ... temyiz taleplerinden feragat etmişlerdir.
Mahkemece, çekişmeli 10, 11, 12, 55, 58, 72, 75, 76, 90, 94 parsel sayılı taşınmazlar ile dava dışı 7, 8, 13, 42, 79 parsel sayılı taşınmazların tespitlerine esas alınan Eylül 1325 tarihli ve 69 ila 77 sıra numaralı ile Mayıs 1957 tarihli ve 97 ila 105 sıra numaralı tapu kayıtları kapsamında kaldığı, taşınmazların aynı zamanda tarafların kök murisi ...dan intikal ettiği, ...nın ölümünden sonra da mirasçılar arasında ...nın terekesinin taksim edilmediği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir.
Şöyle ki, tarafların kök murisi ...nın oğlu ...'ın oğlu davacı ... (...) ..., UYAP sistemi üzerinden temin edilen nüfus kayıtlarına göre, çekişmeli taşınmazların kök muris ...nın ölümüyle oğulları ......, (doğum;1853, ölüm;1915), ... (doğum;1876, ölüm;1957) ve ......'a (doğum;1874, ölüm;1940) intikal ettiğini, çekişmeli taşınmazların tespitlerine esas alınan tapu kayıtlarına göre İbrahim, ... ve İmam'ın 1/3'er paylarının bulunduğunu, taşınmazların aynı zamanda tespitlerine esas alınan tapu kayıtları kapsamında kaldığını ve tapu malikleri arasında taksim yapılmadığını bu nedenlerle taşınmazlar üzerinde babasından gelen 1/3 pay üzerindeki miras payının adına tescil edilmesi istemiyle dava açmıştır.
Yargılama sırasında ... ... (...... oğlu), ... (... kızı ve ... ...'ın eşi), ... (...oğlu) ve ... (...oğlu) da, aynı nedenlere dayanarak davaya müdahil olmuşlardır.
Davalı taraf ise, taşınmazların kök muris ...dan ..., ...ve İbrahim'e itikal ettiğini, taşınmazların tespitlerine esas alınan tapu kayıtları kapsamında kaldığını fakat bu kişilerin taşınmazları aralarında haricen taksim ettiklerini, taksim neticesinde davacı ve müdahil tarafa da 1, 6, 7, 13, 20, 22, 23, 25, 27, 33, 42, 49, 57, 58, 64, 68, 71, 79, 81, 86, 90, 95 ve 102 parsel sayılı taşınmazlardan yerler verildiği savunmasında bulunmuştur.
Şu halde, taraflar arasında taşınmazların kök muris ...dan intikal ettiği ve taşınmazların tespitlerine esas alınan tapu kayıtları kapsamında kaldığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kök muris ...dan geldiği kabul edilen taşınmazların tapu malikleri arasında tapu dışı yolla taksim edilip edilmediği, taksim edilmiş ise çekişmeli taşınmazların kime isabet ettiği ile taksim yapılmış ise davacı ve müdahil tarafın tapudaki paylarına karşılık murislerinin yada murislerin mirasçılarının tapu kaydı kapsamında kullandıkları taşınmaz bulunup bulunmadığı ya da bu tapudan gelen paylara karşılık başka mevkiiden taşınmaz verilip verilmediği noktasında toplanmaktadır.
Ne var ki, çekişmeli taşınmazların, tespitlerine esas alınan Eylül 1325 tarihli ve 69, 72, 73, 74, 75, 77 sıra numaralı, Mayıs 1957 tarihli ve 97, 100, 101, 102, 103, 105 sıra numaralı, Ağustos 1969 tarihli ve 18, 21, 22, 23, 24, 26 sıra numaralı tapu kayıtları birbirlerini takip edecek şekilde tam olarak getirtilmemiş, tapu kayıtlarının aynı kök tapu kaydından gelip gelmediği hususu araştırılmamış, taşınmazların kadastro tutanaklarının edinme sebebinde belirtilen dava dışı parsellerin kadastro tutanakları, dayanakları ile belirtilen tapu kayıtları Hamza oğulları İbrahim, ...ve ... adına iken daha sonrasında tedavül gördüğü belirtilen Eylül 1325 tarihli ve 70, 71 ve 76 sıra numaralı tapu kayıtları da geldi ve gittilerini tam olarak gösterecek şekilde getirtilmemiştir.
Diğer taraftan, taşınmazlar başında dava dosyaları birleştirildikten sonra tapu malikleri arasında taksim bulunup bulunmadığının netleştirilmesi için keşif yapılmadığı gibi dava dosyalarının birleştirilmesinden önce yapılan keşiflerdeki taşınmazların kim tarafından, ne zamandan beri, ne suretle kullanıldığı hususları hüküm vermeye yeter derecede açıklığa kavuşturulmamıştır.
Öte yandan, davalı tarafın taksim savunmasında belirttiği taşınmazlar ile ortak murisin terekesine dahil olup da kadastro sonucunda muris ya da mirasçıları adına tespit ve tescil edilen dava dışı başka taşınmaz mallar bulunup bulunmadığı ve bu taşınmazların durumu saptanmadığı gibi taşınmazların bir kısmının tespitlerine vergi kayıtları da esas alınmasına rağmen bu kayıtlar tam olarak getirtilmediği gibi vergi kayıtlarında isimleri geçen kişilerin kim olduğu üzerinde de durulmamıştır.
Bu şekilde eksik araştırma ve yetersiz incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca, Mahkemece öncelikle, kadastro sonucunda taraflar adına tespit ve tescil edilen dava dışı başka taşınmaz mallar bulunup bulunmadığı hususu ayrıntılı şekilde araştırılmalı; varsa sözü edilen taşınmazlar ile davalı tarafın savunmasında belirttiği taşınmazların tapu kayıtları, kadastro tespit tutanakları ve dayanakları olan belgeler, yukarıda belirtilen kayıtlar ile çekişmeli taşınmazların tespitlerine esas alınan tapu ve vergi kayıtları tesislerinden itibaren tüm tedavüllerini içerir şekilde getirtilmeli (çekişmeli taşınmazların kadastro tutanaklarının edinme sebebinde yazılı olup dava dışı olan taşınmazların kadastro tutanaklarının örnekleri ve dayanaklarıda dahil olmak üzere), tapu kayıtlarının tedavüllerinin ve vergi kayıtlarının kadastro sırasında revizyon görüp görmediği merciinden sorularak belirlenmeli, revizyon görmüşlerse revizyon gördükleri taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının kesinleşme şerhini içerir onaylı örnekleri ile kadastro tespitleri kesinleşen taşınmazlara ait tapu kayıtları getirtilmeli, taraflarca aynı iddialara dayanılarak açılmış dava dosyası bulunup bulunmadığı araştırılmalı ve taraflara da bu hususta beyanda bulunma hakkı tanınmalı, yargılama sırasında taraflarca aynı iddialarla açılmış ve kesinleşen dava dosyalarından da yararlanılmalı, derdest dava dosyalarının bulunması halinde birleştirme hususu da düşünülmeli, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra mahallinde, taşınmazların kadastro tespit tarihininde 1970 olduğu da gözetilmek suretiyle olabildiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, asıl ve birleşen dosyalardaki önceki keşiflere katılan yerel bilirkişi ve tanıklar ile fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, yapılacak olan keşifte taşınmazlar başına ayrı ayrı gidilerek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, tapu malikleri olan İbrahim, ... ve ...arasında taksim yapılıp yapılmadığı, taksim yapılmış ise ne zaman, nerede, kimlerin katılımı ile yapıldığı, katılmayan varsa temsil edilip edilmediği ya da sonradan icazet verip vermediği, taksim varsa çekişmeli taşınmazların kime isabet ettiği, taksimde herkese yer verilip verilmediği, taşınmaz verilmeyen var ise bu kişilerin nasıl ikna edildiği, kadastro tespit tarihine kadar taksimin bozulup bozulmadığı, davacı ve müdahil tarafa tapudaki paylarına karşılık olarak tapu kaydı kapsamında murisleri yada murislerin mirasçıları tarafından bir yer kullanıp kullanmadığı ya da tapu malikleri arasında taksimle bu paylara karşılık neresinin verildiği, taksimden sonra taşınmazları kimin kullandığı ve taşınmazların zilyetliğinin kim tarafından ne şekilde ve ne zamandır sürdürüldüğü, taşınmazların kimden kime ne şekilde intikal ettiği, nasıl tasarruf edildiği hususları maddi olaylara dayalı olarak sorulmak suretiyle kesin olarak belirlenmeli; bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki olduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeli; çelişkinin giderilmemesi halinde hangi beyana üstünlük tanındığının gerekçesi karar yerinde gösterilmeli; tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tüm tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla taşınmaz başında dinlenilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri ile davalı tarafın savunmalarında belirttiği taşınmazlar ile yukarıda belirtilen diğer taşınmazların kadastro tutanakları ve tespite esas alınan tapu kayıtlarının edinme sebepleri mahalli bilirkişi ve tanıklara okunmak suretiyle karşılaştırılmalı, tespite esas tapu kayıtlarının uyduğu dava dışı parsellerin de kim ya da kimler adına kayıtlı oldukları ve tapu kayıtlarının tedavül etmesi neticesinde davacı ve müdahil taraf uhdesinde herhangi bir pay kalıp kalmadığı da tespit edilmeli; fen bilirkişisinden, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye ve keşfi takibe elverişli krokili rapor alınmalı
Yukarıda anlatılan hususlara ilaveten, mahkemece yargılama yapılırken, taksim olgusunda ispat yükünün, taksime dayanan tarafa ait olduğu, taksime dayanan taraf, taksimin varlığını, taksim tarihini, taksime bütün paydaşların veya yetkili temsilcilerinin katıldıklarını, taksimde verilenler ile bunların akıbetlerini kanıtlamakla yükümlü olduğu, taksimde eşitliğin zorunlu bulunmadığı, ayrıca taşınmazların çok uzun süreli kullanılmasının taksimin varlığına karine olacağı ve taşınmazların taksim edilmediğini ispat yükünün karşı tarafa geçeceği hususlarıda dikkate alınarak toplanan ve toplanacak tüm deliller tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece, belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de, gerekçeli kararda hakkında hüküm kurulan 56 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davacı tarafından aynı iddialarla dava açıldığı belirtilmesine rağmen ilgili dava dosyası ile kadastro tutanak aslı dosya içerisinde bulunmadığı gibi aynı zamanda 56 parsel sayılı taşınmaz hakkında neden davanın kabul edildiğine yönelik gerekçe de yazılmamıştır. Ayrıca çekişmeli 55, 56, 75, 76 ve 94 parsel sayılı taşınmazlar hakkında kadastro komisyon kararı ile taşınmazların tespit malikleri değiştirilmesine rağmen, hüküm kurulurken kadastro komisyon kararının iptali yerine tespitin iptaline şeklinde karar verilmesi de isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... ve arkadaşları vekili, davalı ... vekili ile davalı ... ve ... vekili, davalı ... ve arkadaşları, davalı ... ve arkadaşları vekili, davalı ... ve arkadaşları, davalılar ... ve arkadaşları vekili, davalı ... vekili ve davalı ...'ın temyiz itirazları yerinde bulunduğundan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 8.400,00 TL avukatlık ücretinin davacı ...'dan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalılar ... ve müşterekleri ile ... ve müştereklerine verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 30.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:58:42