Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/11826

Karar No

2022/9364

Karar Tarihi

23 Kasım 2022

MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi

DAVA TÜRÜ: Kadastro

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün davacılardan Elif Başsarı ve ... (Başsarı) vekili ile davacı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup bozma ilamında özetle; ''Mahkemece, taşınmazların kök muris ... ... oğlu ...'den kaldığı kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükmü temyiz eden davacı ..., taşınmazların babası ... oğlu ... ve amcası İbrahim'e ait olduğunu, babasının hissesini kendisinin satın aldığını, dolayısıyla 1/2 payın kendisine, 1/2 payın da amcası İbrahim mirasçılarına ait olduğunu iddia etmiş, mahkemece iddia ispatlanamadığından taşınmazların tamamının ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Davacı ...., ile davalılar ... ve ... arasında görülen Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/12 Esasında görülen hisseye el atmanın önlenmesi davasının yargılaması sırasında mahkemece henüz keşif yapılmadan, yörede kadastro çalışmalarının başlaması ve 60, 91, 95 ve 121 parsellerin bu davanın konusu olduğundan söz edilerek tutanaklarının malik haneleri açık olarak tespit edilip mahkemeye gönderilmesi üzerine görevsizlik kararı verilerek, dosya kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Davacı ..., asliye hukuk mahkemesine verdiği dava dilekçesinde, kök muris ...'den kalan ve 289 290 tahrir numaralı vergi kaydı kapsamında bulunan 130 dönüm yerden kendi hissesine düşen, davalı ...'in kullandığı 32 dönüm ve davalı ...'ın kullandığı 75 dönüm taşınmazdan kendi hissesine düşen 18.750 m2 taşınmaza elatmanın önlenmesini talep etmiştir. Kadastro Müdürlüğünce bu davanın konusu olduğu gerekçesiyle tutanağı gönderilen 60, 91, 95 ve 121 parsellerin yüzölçümleri toplamı, dava dilekçesinde belirtilen miktarı tutmadığı gibi, bu parseller kadastro paftasında birbirine bitişik olmayıp arada kalan başka taşınmazlar da bulunmaktadır. Uzman bilirkişi tarafından çekişmeli taşınmazlardan 34, 35, 60, 66, 68, 89, 90, 91, 118 ve 125 parsellerin orman sayılan yerlerden olduğu bildirilmesine ve bunlardan 60, 91 ve 125 parsellerin malik hanesinin açık olduğu, mahkemece resen doldurulması gerektiği halde Orman Yönetimi tarafından davaya müdahil olunmadığı, karar kesinleştiğinde genel mahkemede dava açılabileceği şeklindeki düşünce ile bu taşınmazların da gerçek kişiler adına tesciline karar verilmiştir. Uzman bilirkişi raporunda orman sayılmayan taşınmazlar olarak belirlenen 62, 63, 86, 92, 93, 95, 120 ve 121 parsellerin de büyük bölümü eski tarihli memleket haritasında yeşil renkli bölümde yer almasına rağmen eğim ve eylemli durum itibarıyla orman olmadıkları açıklanmış ise de, taşınmazların orman içi açıklık olup olmadıkları tartışılmamış, fiili durumlarının tespiti bakımından ziraat bilirkişiden rapor alınmamış, eski tarihli resmi belgelerde taşınmazlar dört yandan yeşil renkle gösterilen taşınmazlara sınır olduğu halde tüm komşu parsel tespit tutanakları getirtilerek orman olup olmadıkları araştırılmamıştır. O halde, mahkemece, öncelikle, aynı taraflar arasında daha önce görülüp kesinleşen Kadirli Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/724 ve 1993/554 sayılı dosyalarında yer alan krokilerden de yararlanmak suretiyle, taraflardan asliye hukuk mahkemesinin 2006/12 sayılı dosya kapsamının neresi olduğu sorulup saptanmalı, 60, 91, 95 ve 121 parseller dışında dava konusu taşınmazların hangilerinin asliye mahkemesinden devredilen dosyanın konusu olduğu tespit edilmeli ve bunların da tutanağının malik hanesi açık kabul edilerek, bu parseller hakkında da re'sen gerekli deliller toplanmalı, ziraat, orman ve fen bilirkişiler aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte tüm komşu parsel tutanakları getirtilerek kadastro paftası ile memleket haritası ve hava fotoğrafları birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle dava konusu taşınmazların nitelikleri, orman içi açıklık olup olmadığı, üzerindeki maki türü ağaçların sayısı, yaşı, kapalılık durumu belirlenmeli, orman olduğu anlaşılan taşınmazlar yönünden Orman Yönetimi ve Hazine davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmalı, Kadirli Asliye Hukuk Mahkemesinden devredilen davanın konusu dışında kalan taşınmazlar hakkındaki davanın kişiler arasında kadastro tespitine itiraz davası olduğu, somut olayda bu taşınmazlar bakımından 3402 sayılı Kanun'un 30/2 maddesi koşullarının bulunmadığı dikkate alınarak kişiler asındaki iddia araştırılmalı ve buna göre karar verilmesi'' gereğine değinilmiştir.

Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra yapılan yargılama sonunda; birleşen 2005/154 esas sayılı dosyasında davacı ...'nin 103 ada 118 numaralı parsele yönelik davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine; Birleşen 2006/12 Esas sayılı dosyasında davacı ...., 'ın 103 ada 60, 91, 95, 121 numaralı parsellere yönelik davasının kabulüne; birleşen 2005/156 Esas sayılı dosyasında davacı ...'nın 103 ada 66 numaralı parsele yönelik davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine; 2005/151 Esas sayılı dosyasında davacı ...'nın 103 ada 89, 92, 35 numaralı parsellere yönelik davasının reddine; 2013/37 (2005/150) Esas sayılı dosyasında davacı ...'nin 103 ada 34, 62, 63, 66, 86, 88, 90, 93, 125, numaralı parsellere yönelik davasının kabulüne; Kadirli ilçesi ...., köyü çalışma alanında bulunan 16.364,33 m2 yüz ölçümündeki ve tarla vasfındaki 103 ada 34; 24.192,21 m2 yüz ölçümündeki ve tarla vasfındaki 103 ada 35; 19.699,81 m2 yüzölçümündeki ve tarla vasfındaki 103 ada 60; 9854,58 m2 yüzölçümündeki ve tarla vasfındaki 103 ada 62; 4.175,06 m2 yüz ölçümündeki ve tarla vasfındaki 103 ada 63; 10.922,76 m2 yüz ölçümündeki Kargir ve tarla vasfındaki 103 ada 66; 3.563,33 m2 yüz ölçümündeki ve tarla vasfındaki 103 ada 86; 16115,60 m2 yüz ölçümündeki ve tarla vasfındaki 103 ada 88; 2.150,80 m2 yüz ölçümündeki ve tarla vasfındaki 103 ada 89; 1.254,97 m2 yüzölçümündeki ve tarla vasfındaki 103 ada 90; 28.247,00 m2 yüz ölçümündeki ve tarla vasfındaki 103 ada 91; 1496,24 m2 yüz ölçümündeki ve Kargir ev ve Arsa vasfındaki 103 ada 92; 5527,91 m2 yüz ölçümündeki kargir ev ve arsa vasfındaki 103 ada 93; 3.284,75 m2 yüz ölçümündeki ve tarla vasfındaki 103 ada 95; 8.855,91 m2 yüz ölçümündeki ve tarla vasfındaki 103 ada 118; 14820,34 m2 yüz ölçümündeki ve tarla vasfındaki 103 ada 121; 7104,37 m2 yüz ölçümündeki ve tarla vasfındaki 103 ada 125 numaralı parsellerin tapulama tespitlerinin iptallerine tamamı kök muris ... ... oğlu ... ....,'ya ait 13.02.2018 tarihli veraset ilamında olduğu gibi 1478400 hisseye itibar edilerek hisseleri oranında mirasçıları adına; tapu kütüğünün beyanlar hanesinde 103 ada 66 parsel üzerindeki kargir evin ....,kızı ...'ya ait olduğunun şerh edilmesine; tapu kütüğünün beyanlar hanesinde 103 ada 92 parsel üzerindeki kargir evin ... ve ...., oğlu ...'e ait olduğunun şerh edilmesine; tapu kütüğünün beyanlar hanesinde 103 ada 93 parsel üzerindeki kargir evin İbrahim oğlu ...'ya ait olduğunun şerh edilmesine, karar verilmiş; hüküm davacılardan .....,ve ... (.....) vekili ile davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; genel mahkemelerde açılan müdahalenin menni davası devam ederken bölgede kadastro çalışması yapılması neticesinde dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği gerekçesiyle dava dosyaları kadastro mahkemesine devredilmiş olup dava da 3402 sayılı Kanun'un 30/2 maddesi şartları mevcuttur. Ancak Mahkemece dava konusu yapılan taşınmazların 17 adet olduğu ve tamamında 30/2 şartlarının mevcut olduğu belirtilmiş ise de, Kadastro Mahkemesine devredilen Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/12 Esas sayılı dava dosyasının hangi taşınmazlara ilişkin olduğu belirlenmeden bu sonuca varılması doğru olmadığı gibi ilgili idarelerin de davaya katılımları sağlanmadan davada taraf teşkili sağlanmadan, karar verilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca dava konusu 17 adet taşınmaz dışında 103 ada 120 parsel sayılı taşınmazında aktarılan dava dosyası kapsamında davalı olduğu bu nedenle ara karar ile kadastro tutanak aslının istendiği anlaşılmakla birlikte kadastro tutanak aslının ara karara rağmen dosya arasına alınmadığı dolayısıyla söz konusu bu parselin davalı olup olmadığı hususu anlaşılamamıştır. Yine hükme esas orman bilirkişi raporunda 37 adet taşınmaz incelenmiş olup dava konusu taşınmazların bir bölümü ise hiç incelenmediğinden dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadıkları, hangi parselllerin davalı olduğu, hangi parsellerde 30/2 şartlarının bulunduğu anlaşılamamıştır.

Mahkemece, 3402 sayılı Kanun'un 30/2 maddesi uyarınca gerçek hak sahibi re'sen belirlenecek, davada taraf olmayanlar adına dahi tescile karar verilebilecektir. Dava konusu taşınmazların kadastro tesbit tutanakları 3402 sayılı Kanun'un 30/2. maddesi uyarınca gerçek hak sahibi belirlenerek doldurulmalıdır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 5, 26, 27 ve 30/2. maddelerinde, kadastro tesbit tarihinden önce dava konusu olan taşınmazlar hakkında ne gibi işlem yapılacağı gösterilmiştir. 3402 sayılı Kanun'un 27, 28 ve 29. maddeleri gereğince yargılamaya devamla, tesbit tutanağında yazılı hak sahiplerinin 3402 sayılı Kanun'un 30/2. maddesi gereğince gösterecekleri delillerle mahkemece re'sen lüzum görülen diğer deliller de toplanıp dava konusu taşınmazın gerçek hak sahibi ya da sahipleri adına tesbit ve tapuya tesciline karar verilmesi gerekmektedir. Bu durumda, Kadastro Mahkemesine devredilen Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/12 Esas sayılı dava dosyasının hangi taşınmazlara ilişkin olduğu belirlenerek bu taşınmazların kadastro tutanaklarının malik hanesi açık kabul edilip, Kadastro Kanunu'nun 30/2 maddesi kapsamında kaldığı kabul edilmelidir. Sonrasında davalı taşınmazların bulunduğu ....,li Köyü Hazine ve Orman İdaresinin davada taraf olması gerektiğinden Mahkemece bu idareleri davaya dahil edilmesi için davacıya süre ve imkan tanınmalı, taraf teşkili sağlanmalıdır. Kadirli Asliye Hukuk Mahkemesinden devredilen davanın konusu dışında kalan taşınmazlar hakkındaki davanın kişiler arasında kadastro tespitine itiraz davası olduğu, bu taşınmazlar bakımından 3402 sayılı Kanun'un 30/2 maddesi koşullarının bulunmadığı dikkate alınarak kişiler asındaki iddia araştırılmalı ve buna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

O halde Mahkemece aynı taraflar arasında daha önce görülüp kesinleşen Kadirli Asliye Hukuk Mahkemesinin 1982/724 ve 1993/554 sayılı dosyalarında yer alan krokilerden de yararlanmak suretiyle, Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/12 Esas sayılı dosya kapsamı içinde kalan taşınmazlar kesin olarak belirlenmeli bu kapsamda kalan taşınmazlar yönünden 30/2 şartlarının mevcut olduğu göz önüne alınarak kadastro tutanağı aslı dosya arasında olmayan taşınmazlar yönünden tutanak asıları getirilerek malik haneleri açık kabul edilmeli; davacılara davalarını .....,li Köyü, Hazine ve Orman İdaresine yöneltmeleri için süre ve imkan tanınmalı, taraf teşkili sağlandığında delilleri sorulup saptanmalı, bildirildiği taktirde delilleri toplanmalı; Kadirli Asliye Hukuk Mahkemesi dosyası kapsamı dışında kalan taşınmazlar yönünden talep varsa, dava kadastro tespitine itiraz olarak nitelendirilmeli daha sonra yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyedlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazlar, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazların gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazların niteliği, kullanım durumları ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, üzerilerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile imar ihyaya konu olup olmadıkları, olmuş iseler imar ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğe ne zaman başlanıldığını ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadıklarını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.

Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar ihya gerektiren yerlerden olup olmadıkları, böyle yerlerden ise imar ihyaya konu edilip edilmedikleri ve edilmiş ise imar ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraatçi bilirkişiden taşınmazların evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadıkları, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve ilgili Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.

Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3.maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kadastro

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:01:10

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim