Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/9178
2022/8636
31 Ekim 2022
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapusuz Taşınmazın Tescili
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ..., ... ili Merkez ilçesi ... Bucağı ... Köyünde bulunan dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, taşınmazı zilyetliğin devri sözleşmesiyle satın aldığını ve lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, Türk Medenî Kanunu'nun 713. maddesi uyarınca taşınmazın adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemenin 2007/350 Esas ve 2012/187 Karar sayılı kararı ile verilen davanın kısmen kabulüne, kontrol mühendisi ...'nun rapor ekindeki krokisinde (Ek No:2) "C" harfi ile gösterdiği 26.572,45 m²'lik alanın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/1 maddesi gereğince davacı adına tesciline ilişkin önceki hüküm, davalı ... ve Maliye Hazinesinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi' nin 2013/9323 Esas ve 2014/558 Karar sayılı ilamıyla "eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesinin isabetsizliğine" değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Türk Medenî Kanunu'nun 713. maddesi uyarınca tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, uygulanan orman kadastro haritalarına göre dava konusu yerin orman sınır noktalarının ortasında kalan orman içi açıklık vasfında olduğunun tespit edildiği, taşınmazın 3116 sayılı yasanın yürürlük tarihi olan 1937 tarihinden önce üzerinde orman ağaçları bulunan yerlerden olduğunun 1944 ve 1957 tarihli memleket haritalarından anlaşıldığı, taşınmazın 4785 sayılı yasaya göre devletleştirilen yerlerden ve 5658 sayılı yasaya göre iade edilmesi gereken yerlerden olmadığı, öncesi orman olan yerin sonradan açılarak tarım arazisine dönüştürülmüş olsa bile zilyetlik ile kazanılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin bu değerlendirmesi dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; dava konusu taşınmazın 1971 yılında yapılan ve kesinleşen tapulama çalışmaları sırasında tespit harici yer olarak bırakıldığı, bilahare 16.09.1974 tarihinde kesinleşen orman kadastrosunda da taşınmazın tahdit dışı bırakıldığı anlaşılmakta olup, dosya kapsamında mevcut ziraat mühendisi bilirkişisinin 08.05.2018 havale tarihli raporunda, taşınmazın (C) harfi ile gösterilen 26.572,45 m²' lik bölümünde uzun yıllar geleneksel olarak toprak işlemenin yapıldığının, üzerinde 30 40 yaşlarında meyve ağaçlarının bulunduğunun ve halen tarım yapılmaya devam edildiğinin, bu bölümün 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 3. maddesi ğ ve j bendinde tanımlanan kuru marjinal tarım arazisi özelliğini gösterdiğinin belirlenmiş olması ve mahalli bilirkişi ve tanık anlatımlarıyla da davacının zilyetliğinin doğrulanmış olması karşısında; Mahkemece, taşınmazın orman sayılmayan yer olduğunun ve dosya kapsamında mevcut ziraat mühendisi bilirkişisinin 08.05.2018 havale tarihli raporunda taşınmazın (C) harfi ile gösterilen 26.572,45 m²' lik bölümünde davacı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu' nun 14 ve 17 maddeleri ile Türk Medenî Kanunu'nun 713. maddesinde düzenlenen kazanım koşullarının oluştuğu kabul edilerek, bu bölüm yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 31.10.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:08:53