Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/5294

Karar No

2022/8500

Karar Tarihi

26 Ekim 2022

MAHKEME: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

DAVA TÜRÜ: Uygulama Kadastrosu

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında ... Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi (5.) Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Uygulama kadastrosu sırasında, ... ili Merkez ilçe ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski 355 parsel sayılı 1.300,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 153 ada 2 parsel numarasıyla ve 1.112,86 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski 354 parsel sayılı 1.650,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 153 ada 3 parsel numarasıyla ve 1.633,27 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.

Davacı ..., uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait eski 355 yeni 153 ada 2 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksiltildiğini ve bu eksilen kısmın komşu taşınmaza dahil edildiğini ileri sürerek, eski hale getirilmesi istemiyle dava açmıştır.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, çekişmeli 153 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastro tespitleri gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hükmün davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, teknik bilirkişi raporu esas alınarak, davacıya ait 153 ada 2 parsel sayılı taşınmazın alanındaki azalmanın tesis kadastrosu sırasında taşınmazın güney doğu ve güney batı kırık noktalarının doğru ölçülmekle beraber bu iki nokta arasındaki ara kırık noktasının ve taşınmazın kuzeybatısında yol ile ara sınırının doğru olarak ölçülmeyip, taşınmazın sınırının yolun karşısına geçirilmesinden kaynaklandığı, 153 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kuzeybatısında krokide (A) harfi ile pembe renkte taralı olarak gösterilen 155,00 m2'lik kısmın kadim yol içerisine taştığı, bu taşmanın sebebinin ise tesis kadastrosu yapılırken hatalı tersimat ve yanlış alan hesabı yapılmasından kaynaklandığı, diğer taraftan 153 ada 2 parsel sayılı taşınmazın güney sınırında 153 ada 3 parsel sayılı taşınmaz ile batı sınırında dere ve ... ... yolu, doğu sınırında dere ve kuzeybatı sınırında ise ... ... yolu ile olan sınırının zeminde mevcut olup, muhtar ve bilirkişilerin beyanlarına göre değişmediği belirlenen ve çekişmesiz olarak kullanılan sabit sınır niteliğinde olduğu, dolayısı ile uygulama kadastrosunun usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve davacının istinaf başvurusu üzerine de Bölge Adliye Mahkemesince, 1970 ve 1972 tarihli hava fotoğraflarında çekişmeli taşınmazların arasında sabit sınır bulunmadığı, taşınmazların bütün halinde kullanıldığı, tesis kadastrosu sırasında parsellerin köşe noktalarından ölçüm yapıldığı, eksik ölçü hatası yapılarak kırık noktalarının tamamının ölçülmediği, davacı tarafından iddia olunan sınırın, tesis kadastrosu sınırı ile uyumlu olmadığı, talebe konu bölümün tesis kadastrosu sırasında da davalı parselde kaldığı, uygulama kadastrosu ile mülkiyet ihtilaflarının canlandırılamayacağı, davacıya ait 153 ada 2 parsel sayılı taşınmazın miktarındaki azalmanın dava dışı yol sınırından kaynaklandığı, tesis kadastrosunda yapılan ölçüm hatalarının uygulama kadastrosu ile giderildiği gerekçeleriyle istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.

Şöyle ki; dosya kapsamında alınan beyanlar ile hava fotoğrafı incelemesi sonucunda, taşınmazların ara sınırında "sabit sınır" niteliğinde sınır bulunmadığı anlaşılmakta olup, paftası ve teknik belgelerinde hata bulunmadığının belirlenmiş olmasına göre, davacıya ait 153 ada 2 parsel sayılı taşınmaz ile dava konusu 153 ada 3 parsel sayılı taşınmazların ara sınırının "geçerli sınır" tipinde belirlenmesi gerektiği kuşkusuzdur. Dosya kapsamında bulunan 03.06.2021 tarihli teknik bilirkişi raporunda, taşınmazların tesis kadastrosu sınırı ile uygulama kadastrosu sonucu oluşturulan sınırları çakıştırılmış olup, buna göre, davacının iddiasına konu bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmın büyük bölümünün tesis kadastrosu sınırına göre de davacıya ait taşınmaz içerisinde kalmadığının anlaşılması karşısında, bu kısmın tesis kadastrosu sınırına göre de davacıya ait taşınmaz içerisinde kalmayan bölümü yönünden mahkemenin kabul ve gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki davacı, uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait taşınmazın sınırlarının hatalı belirlenip, yüzölçümünün azaltıldığını öne sürdüğüne ve az yukarı da açıklandığı üzere dava konusu 153 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların ara sınırında sabit sınır niteliğinde bir sınır bulunmayıp, bu taşınmazların ara sınırının geçerli sınır tipinde belirlenmesi gerektiğine ve yapılan çakıştırma sonucu da tesis pafta sınırının davacı taraf lehine olduğunun anlaşılmasına göre, dava konusu 153 ada 2 ve 3 parsellerin ara sınırı yönü ile 03.06.2021 tarihli teknik bilirkişi raporunda açık mavi ile gösterilen tesis pafta sınırlarının esas alınması gerekmektedir.

Hal böyle olunca; Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile belirtilen sınır hattı esas alınarak taşınmazların yüzölçümleri belirlenip, buna göre tescil hükmü kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucunda davanın reddine karar verilmiş olması isabetsiz olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle, davacının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 09.02.2022 tarih ve 2021/1944 Esas, 2022/253 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı HMK'nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 26.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kadastrosuuygulama

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:10:14

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim