Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6737
2022/8431
24 Ekim 2022
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı ... İdaresi vekili ve ... vasisi ... tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince davacı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vasisinin istinaf başvurusunun kabulüyle, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olup, bu kez davacı ... İdaresi vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
... İli ... İlçesi eski ... Mahallesi 171 parsel nolu 5740 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 3402 sayılı Kanun'un 22/2 a maddesi hükmüne göre yapılan uygulama kadastrosu sırasında 20379 ada 5 parsel ve 5739.68 m2 yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı ... İdaresi, askı ilân süresi içinde, Kadastro Mahkemesinde çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığını iddiasına dayalı olarak tespitin iptali ile taşınmazın orman olarak Hazine adına tapuya kayıt ve tescili istemiyle dava açmıştır.
Kadastro Mahkemesince verilen önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle "Mahkemece, çekişmeli parselin yenilemeden önceki tutanak ve haritaları ile yenilemeden sonraki çapı, haritası ve tutanağı getirtilerek ve harita ve jeodezi uzmanı bilirkişi vasıtasıyla keşif ve inceleme yapılarak, yapılan çalışmanın ilgili kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığının saptanması, bu konuda bilirkişiden bilimsel verileri içeren rapor alınması, yapılan çalışmaların yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu belirlenirse bu aykırılıkları giderecek bir hüküm kurulması, çalışmanın yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun yapıldığı saptanırsa Orman İdaresinin bu yöne temas eden davasının reddine karar verilmesi; dava dilekçesinde aynı zamanda taşınmazın bir bölümünün kesinlemiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan devlet ormanı olduğu iddia edildiğinden bu davada kadastro mahkemesinin görevli olmadığı gözetilerek tasarrufa ilişkin bu dava yönünden görevsizliğe karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
Kadastro Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; 22/2 a'ya yönelik itirazın reddi ile taşınmazın uygulama tutanağındaki gibi tesciline, taşınmazın orman vasfıyla hazine adına tesciline yönelik talebine ilişkin olarak ise mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş ve hüküm temyiz edilmeden kesinleşmiştir.
Davacı vekilinin gönderme talebi üzerine tapu iptal tescil davası bakımından Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 20379 ada 5 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ... nın 27.03.2017 tarihli raporunda A 1 harfi ile gösterilen 458,27 metrekarelik kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ..., ... ve davalı ... vasisi ile davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmekle ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 01.12.2017 tarihli ve 2017/476 Esas, 2017/486 Karar sayılı ilamı ile "dava malvarlığına ilişkin bulunduğundan dava konusu değer üzerinden harçlar kanununca işlem yapılması gerektiği" belirtilmek suretiyle karar kaldırılarak dava dosyası ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 20379 ada 5 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ...'nın 27.03.2017 tarihli raporunda A 1 harfi ile gösterilen 458,27 metrekarelik kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tesciline karar verilmiş; hükme karşı davacı ... İdaresi ve davalı ... vasisi ... tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince davacı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vasisi ... istinaf başvurusunun kabulüne ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, davanın kabulüne, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 20379 ada 5 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ...'nın 27.03.2017 tarihli raporunda (A 1) harfi ile gösterilen 458,27 m²'lik kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline, 3402 sayılı Kanun'un 36/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davacı ... İdaresi üzerinde bırakılmasına ve davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. Bu kez davacı ... İdaresi vekili, Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK'nin 373/4 maddesi; "Yargıtayın bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir." hükmünü, geçici 3/2. maddesi; "Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." hükmünü içermektedir.
Yukarıda açıklanan 373/4 ve diğer yasa maddelerinin düzenleniş amacı, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlara karşı Yargıtay yoluna başvurulmasını ve karar kesinleşinceye kadar kanun yolu denetiminin Yargıtay tarafından yapılmasını sağlamaktır. Diğer bir anlatımla, Yargıtayın verdiği bozma kararları üzerine verilen kararların tekrar Yargıtay denetiminden geçmesi, eş söyleyişle Yargıtay kararının istinaf yolu ile denetlenmesinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.
Somut olayda temyize konu dosya, daha önce Yargıtay denetiminden geçerek esastan bozulmuş olduğuna göre istinaf değil temyiz kanun yoluna tabi olup, iş bu dosya ile ilgili ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince verilen 2017/476 Esas, 2017/486 Karar sayılı kararın ve o karar üzerine eksik harç tamamlanmak suretiyle verilen 29.06.2018 tarihli İlk Derece Mahkemesi kararının ve yine bahsedilen ilk derece mahkemesi kararı üzerine verilen ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 2018/608 Esas, 2018/293 Karar sayılı kararın yok hükmünde olduğu anlaşılmıştır.
Bu sebeple; ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/234 Esas, 2017/196 Karar sayılı 31.05.2017 tarihli kararına ilişkin ..., ... ve davalı ... vasisi ile davacı ... İdaresi vekilinin istinaf dilekçelerinin temyiz dilekçesi olarak kabul edilip ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/234 Esas ve 2017/196 Karar sayılı "davacının davasının kabulü ile ... İli ... İlçesi ... Mahallesi, 20379 ada 5 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ...'nın 27.03.2017 tarihli raporunda A 1 harfi ile gösterilen 458,27 metrekarelik kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tesciline" dair kararı Dairemizce incelenmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de kesin hüküm dava şartlarındandır (HMK mad.114/1 i). Dava konusu eski 171 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde, taşınmazın bir kısım davalılar ve dava dışı kişiler adına 16.07.1991 tarihinde hükmen tapuya tescil edildiği, daha sonra bir kısım hissesinin satış, bir kısım hissesinin de intikal suretiyle diğer davalılara geçtiği, hükmen tescile dayanak ilamın kişiler arasında görülen ön alım davası olduğu, yine aynı taşınmaz hakkında 1955 yılında yapılan kadastro tespiti üzerine ... Kadastro Mahkemesinin 1956/1036 Esas ve 1965/158 Karar sayılı davanın açıldığı, bu dosyada Orman İdaresinin davacı bir kısım davalılar murisi ... Kuru’nun ise davalı konumunda bulunduğu, yapılan yargılama sırasında Mahkemece Orman İdaresinin taşınmazın orman sınırları içinde kaldığına dayanarak açtığı davanın reddedilerek, çekişmeli taşınmazın tespit gibi ... Kuru adına tesciline karar verildiği ve kararın 03.08.1965 tarihinde kesinleştiği anlaşmaktadır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1941 yılında 3116 sayılı Kanun'a göre yapılan orman kadastrosu, daha sonra 30.01.1979 tarihinde ilân edilen aplikasyon ve 2. madde uygulaması, 15.06.1989 tarihinde ilân edilen aplikasyon ve 2/B uygulaması ile 06.03.2007 tarihinde ilan edilen 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 4999 sayılı Kanun'la değişik 9. maddesi kapsamında düzeltme işlemi yapılmış olup sonraki çalışmalarda çekişmeli taşınmazın 1941 tahdidindeki durumunda her hangi bir değişiklik olmamıştır.
Temyize konu dosyadaki davalılar tespit maliki ... Kuru’nun yasal ve akdi halefi konumunda bulunmakta olup davacı ... İdaresinin tahdide dayalı olarak açtığı ve reddedilen ... Kadastro Mahkemesinin 1956/1036 Esas ve 1965/158 Karar sayılı ilamının eldeki dava yönünden kesin hüküm oluşturduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca Mahkemece davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçelerle kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, davalılar ..., ... ve davalı ... vasisinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına ve peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 24.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:11:39