Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/7747
2022/7792
6 Ekim 2022
MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ: Kadastro Tespitine İtiraz
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ergani 1. Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında Ergani 1. Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davalı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro çalışmaları sırasında, Diyarbakır ili .....,ilçesi ......, Mahallesi çalışma alanında bulunan 234 ada 7 parsel sayılı 507,26 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ..., taşınmazın kendi kullanımında olduğunu ileri sürerek, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davalının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; çekişmeli taşınmaz, kadastro sırasında harici satın alma nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinin, tapusuz taşınmazın çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edileceği yönündeki hükmü gereğince, ispat yükü, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebi ile adına tespit talebinde bulunan davacıya aittir. Davacı 10.02.2017 tarihli celsedeki imzalı beyanı ile, taşınmaz üzerindeki evde 9 yıldır oturduğunu belirtmesine karşın, keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler, taşınmazın önceden Abbas ve İzzettin Yalçınkaya’ya ait olduğunu, bu şahısların 1995 yılında kan davası nedeniyle köyü terk etmeleri nedeniyle dava konusu taşınmazın bu tarihten tespit tarihi olan 2016 yılına kadar 21 yıl boyunca davacı tarafından kullanıldığını beyan etmişlerdir. Ne var ki Mahkemece, keşif sırasındaki bu anlatımlar üzerinde durulmadığı gibi, zilyetliğin kim tarafından, ne zamandan beri ve ne şekilde sürdürüldüğü konusunda dosyada çelişkili beyanlar bulunmasına rağmen, söz konusu çelişkiler da giderilmemiş ve maddi olaylara dayanmayan, hükme esas teşkil etmekten uzak beyanlara itibar edilmek suretiyle hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez.
Hal böyle olunca; sağlıklı sonuca varılabilmesi için Mahkemece, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, yine aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ve teknik bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, yerel bilirkişi ve tanıklardan, davacının taşınmaz üzerinde önceden beri zilyetliğin bulunup bulunmadığı, varsa hangi tarihte ve ne şekilde başladığı, zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğü, kimden kime ve nasıl intikal ettiği, taşınmazın üzerinde eskiden yer alan ve keşif sırasında tespiti yapılan meskenin kim tarafından kullanıldığı, 21 yıldır davacı tarafından kullanılıyor ise zilyetliğin başlangıcından tespit tarihine kadar taşınmaz üzerinde bulunan evde çekirdek aile olarak mı (anne baba çocuklar) yoksa geniş aile olarak mı oturdukları ve ayrıca önceki zilyet İzzettin Yalçınkaya’ nın kan davası nedeniyle net olarak hangi tarihte köyden ayrıldığı, devamında taşınmazın boş kalıp kalmadığı ve kimler tarafından kullanıldığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı; yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler, gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılmalı; yerel bilirkişi ve tanık beyanları, komşu taşınmazların tutanak ve dayanak kayıtlarıyla denetlenmeli; tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmeli; teknik bilirkişiden, keşfi takibe ve bilirkişi sözlerini denetlemeye elverişli, komşu parselleri de gösterir şekilde krokili rapor alınmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek, beyanları arasındaki çelişkiler giderilememiş ise, hangi beyana ne sebeple üstünlük tanındığı karar yerinde tartışılmak suretiyle bir karar verilmelidir.
Mahkemec, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı HMK'nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 06.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:17:57