Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/13468
2022/7644
3 Ekim 2022
MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kadastro Tespitine İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı Hazine vekili, davalı ..., ... ve ... ile müdahil ... ve ... vekili, davalı ... ve davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Hatay İli Kırıkhan İlçesi ...., Mahallesi çalışma alanında bulunan 149, 151, 158 ve 190 parsel sayılı sırasıyla 795.000 87.496 1.747.250 ve 49.260 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar davalı Hazine adına tespit edilmiş, Kadastro Komisyonunca ... ve arkadaşlarının itirazlarının itirazının kabulü ile ... ve paydaşları adına tapu kaydına dayanarak tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, davalı tarafın dayanağı tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsamadığını, ayrıca bir kısım davalının kaçak ve yitik kişilerden olduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Yargılama sırasında ..., çekişmeli 149 ve 158 parsel sayılı taşınmazların bir kısmını satın aldığı; ...'da 1289 tarihli 10 ve 11 numaralı yoklama kaydına istinaden oluşturulan tapu kaydındaki bir kısım hisseleri satın aldığı iddiasıyla davaya katılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 149, 151 ve 190 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline, 158 parsel sayılı taşınmazın tespit tutanağının iptali ile 31.03.2015 havale tarihli raporun ekinde yer alan krokide gösterilen 693.507,11 metrekarelik kısmın 158 parsel numarası adı altında Hazine adına tesciline, aynı raporda (A+B) harfleri ile gösterilen 1.110.000 miktarındaki bölümün son parsel numarası verilerek 19.07.1975 tarihli komisyon kararı gibi tesciline, komisyon tutanağında yazılı Suriye uyruklu olan davalıların mal varlığına Hazine tarafından 1062 sayılı Kanun gereğince el konulduğunun tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili, davalı ..., ... ve ... ile müdahil ... ve ... vekili, davalı ... ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre müdahil ...'ın temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Müdahil ...'ın çekişmeli 149 ve 158 parsele yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Müdahil tespit öncesindeki tapu kayıtlarının tespitten sonra tapu idaresinde gerçekleştirilen işlem sonucunda kendisine kaldığı iddiasıyla davaya katılmıştır. Bilindiği üzere; Kadastro Kanunu'nun 40/2. maddesinde; “Kadastro tespiti kayıt sahibi veya mirasçılarından başkası adına yapılmış ve kesinleşmemiş ise, kadastro sonucunu beklemeleri, ilgililere tebliğ olunur; ancak ilgililer kadastro sonunda hasıl olacak kesin durumu kabul edeceklerini noterde düzenlenmiş bir belge ile veya tapu sicil müdürü huzurunda tespit olunacak ifadeleri ile beyan ederek, aktin veya tescilin yapılmasını isterlerse, bu işlemler tapu sicil müdürlüğünde yapılır ve keyfiyet derhal Kadastro Müdürlüğüne, dava açılmış ise kadastro mahkemesine bildirilir.” hükmüne yer verilmiş olup, anılan hüküm uyarınca koşullarının bulunması halinde tespitten sonraki temliklere değer verilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Ne varki Mahkemece müdahilin talebinin 40. maddeye uygun devir olduğu yönünde iken Mahkemece bu yönde olumlu yada olumsuz değerlendirme yapılıp sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
3.Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Mahkemece Temmuz 1289 tarihli 5 ve 6 numaralı tapu kayıtlarının taşınmazları kapsadığı ancak miktarı ile geçerli olduğu, miktar fazlası kısım yönünden de davalılar yararına kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır.
Belirtmek gerekir ki Mahkemece mezkur tapu kayıtları mahallinde usulüne uygun bir şekilde uygulanmamış, tapu kayıtlarının revizyon durumu araştırılmamış, çekişmeli taşınmazın çevresindeki taşınmazların tamamının kadastro tutanak ve dayanak kayıtları ilgili yerlerden getirtilmemiş, Temmuz 1289 tarih 6 numaralı tapu kaydının Kırıkhan Kadastro Mahkemesi'nin 1975/213 Esas ve 2012/2 Karar sayılı dosyasında hükmen 160 parsele uygulanarak miktarınca revizyon gördüğü gözden kaçırılmıştır. Öte yandan zilyetlikle kazanım koşulları yönünden alınan beyan ve raporlarında son derece yetersiz olduğu anlaşılmaktadır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece, Temmuz 1289 tarihli ve 6 numaralı tapu kaydının miktarınca revizyon gördüğü dikkate alınmalı, 1289 tarihli ve 5 numaralı tapu kaydına yönelik revizyon görüp görmediği sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise revizyon gördüğü taşınmazlara ait kadastro tespit tutanaklarının onaylı örnekleri ile dava konusu taşınmaza komşu taşınmazların tutanak örnekleri ve varsa oluşumundan itibaren dayanakları olan kayıtlar getirtilmeli, çekişmeli taşınmazlara ait en eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek taşınmazın bulunduğu köyü/ mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle, buradan elde edilen verilere göre, tespit tarihi olan 1974 yılından 15 20 25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulmalı, dosya tamamlandıktan sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışından oluşturulacak 3 ziraat mühendisi, 3 jeodezi ve fotogrametri mühendisi, 1 fen bilirkişisi ve 1 jeolog bilirkişinden oluşacak bilirkişi heyeti eşliğinde yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında kayıttaki sınırların tespiti bakımından mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına başvurulmalı ve kayıtta yazılı hudutlar yerel bilirkişilerce zeminde göstertilmeli ve ayrıca mahalli bilirkişi ve tanıklardan, tapu kayıtlarının ihdası, intikali, intikal sırasında hudutlarında ve miktarlarında değişiklik olmuş ise bu değişikliğin nedeni ve hudutların arz ettikleri özelliklere ilişkin bilgi alınmalı, yapılacak tapu kayıt uygulaması sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıkların kayıt uygulamasına ilişkin beyanları, komşu parsel tutanakları ve dayanak kayıtlarıyla denetlenmeli ve böylelikle tapu kayıtlarının taşınmazı kapsayıp kapsamadığı kesin olarak belirlenmeli, bu arada miktarınca revizyon gördüğünün anlaşılması halinde tapu kaydına değer verilemeyeceği dikkate alınmalı; tapu kaydına bir şekilde değer verilemeyecek olması halinde yeterince zilyetlik kazanım araştırması yapılması, bu arada taşınmaz ya da taşınmaz bölümlerinin geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, imar ihyaya konu edilip edilmediği, imar ihyaya konu edilmiş ise ihyanın ne zaman başlayıp bitirildiği, kime ait olduğu yerel bilirkişi ve tanıklardan etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı ve beyanları arasında oluşabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle yöntemince giderilmeye çalışılmalı; ziraatçi bilirkişi kurulundan, taşınmazın toprak yapısını, bitki örtüsünü ve niteliğini, zirai faaliyete konu olup olmadığını, zilyetliğin hangi tarihte başladığını ve hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü, kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığını, komşu parseller ile arasında nitelik farkı bulunup bulunmadığını, imar ihya gerektiren yerlerden olması halinde imar ihyaya konu olmaya başladıkları ve imar ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir, somut verilere ve bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor aldırılmalı, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin ve çevrelerinin yakın plan panoramik fotoğrafları çektirilip fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmazın sınırları kabaca işaretlettirilmeli; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi kuruluna hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak, çekişme konusu taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğini, sınırlarını ve taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini açıklayan rapor düzenlettirilmeli, sunulan raporda çekişmeli taşınmazların uydu fotoğrafları üzerindeki konumunun gösterilmesi istenmeli; jeolog bilirkişisinden taşınmazın dere yatağı olup olmadığına ya da dereden kazanılıp kazanılmadığına ve hali hazırda derenin etki alanında kalıp kalmadığına ilişkin rapor alınmalı; fen bilirkişisinden, keşfi takibe ve denetlemeye imkan verir kroki ve ayrıntılı rapor alınmalı; dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları, teknik raporlar ile denetlenmeli; Suriye uyruklu kişiler yönünden geçerli olacak özel mevzuat hükümleri gözetilmeli, zilyetlikle kazanım koşullarının varlığı halinde 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca belgesiz araştırması yapılmalı ve bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, müdahil ... vekilinin temyiz isteminin reddine; (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı Hazine ve müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz eden müdahil ... ve müştereklerine iadesine, 03.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:19:19