Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/3404

Karar No

2022/5849

Karar Tarihi

15 Haziran 2022

MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi

DAVA TÜRÜ: Kadastro Tespitine İtiraz

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl dosyada davacının davasının reddine, müdahilin davasının kabulüne, birleşen dosyada davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ..., davalı ..., davacılardan ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Mahkemenin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle "çekişmeli taşınmazlara ait toprak komisyonu haritası, belirtmelik tutanakları krokileri, varsa belirtmelik tutanaklarında gösterilen kayıtlar ve taşınmazlara komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgelerin getirtilmesi; yöntemine uygun, ayrıntılı keşif yapılması ve keşif sırasında tüm tespit bilirkişileri ile belirtmelik bilirkişilerinin dinlenilmesi, taşınmazların niteliği ile ilgili olarak 3 kişilik uzman ziraatçi bilirkişi kurulundan rapor alınması, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; ...'in davasının 117 ada 13 numaralı parsele yönelik, ...'in davasının 115 ada 8 numaralı parsele yönelik, ... ... ...'ın davasının 118 ada 58 numaralı parsele yönelik, ... ve ...'nın davasının 115 ada 7, 116 ada 1 ve 115 ada 14 parsellere yönelik olarak kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ..., davalı ..., davacılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.

3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde hüküm kurmakla yükümlüdür. Ayrıca 6100 sayılı HMK'nin 297. maddesindeki düzenlemeye göre de verilen hükümde, taleplerden her biri hakkında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.

Mahkemece, müdahil ... ... ...’ın davasının kabulüne, asıl dosyada davacı ...’in, birleşen 2009/87 Esas sayılı dosyada davacı ...’in, birleşen 2009/103 Esas sayılı dosyada davacılar ... ve ...’nın davalarının kısmen kabulüne karar verilmiş ise de dava konusu taşınmazların tesciline ilişkin hüküm fıkrasının çelişkili olduğu görülmektedir. Şöyle ki, hüküm fıkrasının 2 B a bendinde çekişmeli 118 ada 58 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptaline karar verilmiş olduğu halde, 1 A b ve 3 A b bentlerinde aynı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş olduğu; yine hüküm fıkrasının 2 A a bendinde çekişmeli 115 ada 8 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptaline karar verilmiş olduğu halde, 3 A b bendinde aynı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş olduğu; ayrıca hüküm fıkrasının 3 A a bendinde çekişmeli 115 ada 7 ve 116 ada 1 parsel sayılı taşınmazların tespitinin iptaline karar verilmiş olduğu halde, 2 A b bendinde aynı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda Mahkemece verilen hükmün infaz kabiliyeti bulunmamaktadır.

Diğer taraftan, hüküm fıkrasının 1 A a ve 2 A a bentlerinde, 117 ada 13 parsel sayılı taşınmazın ... mirasçıları adlarına, 115 ada 8 parsel sayılı taşınmazın ... mirasçıları adlarına dosya arasında bulunan miras paylaşım raporundaki paylar oranında tesciline karar verilmiş ise de dosya arasında bulunan nüfus kayıtları ile hükümde atıf yapılan belge, miras paylarını belirleyen mirasçılık belgesi niteliğinde değildir. Yine dosya arasında bulunan nüfus kayıtları da eksik olup bu belge ile belirlenen mirasçılık paylarının denetimi için yeterli değildir. Bu itibarla; Kadastro hakimi sicil oluşturmakla yükümlü olduğundan; tüm mirasçıları ve payları belirleyecek şekilde düzenlenecek usulüne uygun mirasçılık belgesi alınması, taşınmazların kim/kimler adına hangi payla tescil edileceğinin de kararda gösterilmesi gerektiği halde, yazılı şekilde karar vermekle yetinilmiş olması isabetsizdir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ..., davalı ..., davacı ...’in temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ... ile davacı ...'e ayrı ayrı iadesine 15.06.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

itirazkadastrotespitine

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:27:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim