Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/2752
2022/1267
16 Şubat 2022
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava dilekçesinde, davacının ....Vakfının galleye müstehak vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece, aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda, galle fazlasının sadece birinci, ikinci ve üçüncü batın evlatlar arasında paylaştırılacağı, daha sonraki batında bulunan evlatlara galle ödeneceği yolunda bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle Kaptan ı ..Vakfı yönünden davanın reddine, .... Vakfı yönünden davanın kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Dairemizin 19.04.2017 tarihli ve 2017/10233 5798 sayılı ilamı ile sair temyiz itirazları reddedilerek Kaptan ı ...Vakfı yönünden aynı vakıfla ilgili daha önce açılan ve kesinleşen ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/757 2003/90 sayılı dosyasındaki bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gereğiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.03.2003 tarihli ve 2000/757 Esas, 2003/90 Karar sayılı dosyasında alınan raporun denetime elverişli olmadığı, raporda vakfiyenin çevirisi yapılmadığı gibi gerekli incelemenin de yapılmadığı gerekçesiyle eldeki davada aldırılan rapora itibar edilerek bozma öncesi gibi verilen karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava Vakfın gelir fazlasından faydalanma amacına yönelik galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
- Davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin temyizine yönelik olarak yapılan incelemede;
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
- Davacı vekilinin temyizine yönelik olarak yapılan incelemede;
5737 sayılı ... Yasası’nın 3. maddesine göre mazbut ..., bu kanun uyarınca Genel Müdürlükçe (... Genel Müdürlüğü) yönetilecek ve temsil edilecek ... ile Mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin yürürlük tarihinden önce kurulmuş ve 2762 sayılı ... Kanunu gereğince ... Genel Müdürlüğünce yönetilen ... olarak tanımlanmıştır.
... Kanunu ve ... Yönetmeliğine göre, galle fazlası evlada şart kılınan mazbut ve mülhak vakıflarda vakfedenin soyundan gelen ve bu nedenle vakfın gelirinden (gallesinden) yararlanma hakkına sahip olan kişiler için öncelikle dava açılması ve bu haklarının dava ile tespit edilmesi aranmıştır. Uygulamada bu dava, vakıflarda evladiye davaları, vakıf evladı ya da galleye müstehak evlat olduğunun tespiti davası şeklinde isimlendirilmiştir. Belirtmek gerekir ki vakıf evladı kavramı daha çok, vakfedenin çocukları ya da alt soyundan gelenler için kullanılan bir kavram olup, vakfedenin akrabaları ya da vakıftan yararlanan ismi ile belirtilmiş kişileri kapsamamaktadır.
Vakfın geliri üzerinde hak sahibi olduğuna ilişkin davayı, vakfiye uyarınca galleden yararlanma hakkı olan, yani vakfeden ile soy bağı olan ya da soy bağı olmasa bile galleden kendisine pay özgülenen diğer kişiler açabilir.
Galle fazlası evlada şart kılınan vakıflarda galle fazlasının alınabilmesi için açılan davada öncelikle vakfeden ile soybağının ispatlanması, sonra da vakfiyede öngörülen şartların gerçekleşmesi gerekir. Yani bu tür davalarda incelenecek ilk husus; davacılar ile vakfeden arasında iddia edildiği üzere kan bağı yolu ile soybağı mevcut olup olmadığı, eğer soybağı kurulabiliyorsa ikinci aşamada vakfiyelerde galle fazlası için öngörülen şartların somut olayda davacılar yönünden gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması olacaktır.
Bir vakfın evladı olunabilmesi için vakfın kurucusuna kadar soy bağının götürülmesi zorunlu olmayıp, daha önceden kesinleşmiş mahkeme kararı ile evlat olduğuna karar verilen kişilerle veya 1943 tarihli ... İçtihatı Birleştirme Kararına göre tevliyeti evlada bırakılan vakıflarda mütevellilik yapan kişilerle yöntemince kanbağı ilişkisinin kurulması yeterlidir.
Vakfiyeler, vakıf davalarında birinci derecede delil olup (..., ...; ... Hukukunda ve ... Tatbikatında Vakıf Müessesesi, 1996, Sh. 428) kadimden beri uygulandığı bilinmedikçe vakıf davalarında yazılı delil olarak kullanılamazlar (Mecelle md.1739). Vakfiyelerin uygulanma şartı, bunların ifade ettikleri maddelerin sabit ve meşhur olmasıdır.
Veled kelimesinin çoğulu olan "..." ifadesi veled tabirinden farkı bulunan bir ifadedir. ... tabiri Türkçe'de tekil olarak kullanılır. Bu sebeple de "..." lafzı bir defa zikredilirse, sadece vâkıfın çocukları anlaşılmalıdır. (..., ...; sh.275) "..." lafzı iki defa zikredildiğinde yani vâkıf, "evladı ve ... ı evladım" (çocuklarıma ve çocuklarımın çocuklarına) dediğinde, "veledime ve veledimin veledine" tabirinden farklı olarak, bu ifade bütün batınları içine alacaktır. Yani evlat kelimesi iki defa zikredilirse bütün çocukları kapsayacaktır (Sungurbey, İsmet/Karinabadizâde,...; Eski Vakıfların Temel Kitabı, ... 1978, sh 53 54;... Karinabadizade, ..., Mesele 14; ... ... Dersaadet 1337/1340, md. 644; ..., 1339 1340 Dersyılı Takrirleri, ...,153).
Evlâd lâfzı bir def'a zikr olundukda evlâd ı sulbiyyeye mahmûldür. Binâenaleyh ahfâda (torunlar) şâmil olmaz (kapsamaz). Meselâ vâkıf, somut olayda olduğu üzere vakfımın gallesini evlâdıma şart eyledim deyü evlâd lâfzını bir def'a zikr idüb tekrâr itmese meşrûtünleh yalnız vâkıfın evlâd ı sulbiyyesine mahsûs olub ahfâda şâmil olmaz (Sungurbey, İsmet/Karinabadizâde,...; Eski Vakıfların Temel Kitabı, ... 1978, sh 53 54;... Karinabadizade, ..., Mesele 140).
Yukarıda eski vakıflarla ilgili yapılan genel açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde, dava konusu Kaymak ... ... Vakfının 1134 H. (1721 M.) tarihli vakfiyesinin vakfiyede galle fazlasına dair; "... vakfın fazlası cenabı kerimleri dilediği gibi tasarruf buyurup nevbet i tevliyet evlada geldikte fazla i vakfın sülüsünü dahi mütevelli olanlar ahz ve kabzedip baki sülüsanının dahi sülüsani batn i evvelde bulunan ... beyninde taksim olunup, sülüsü batn i sani ve batn i saliste bulunan ... beyninde taksim oluna ve badel inkırazil ... ancak cihet i tevliyet utekamın aslah ve erşedine ve badehu ... ı uteka ve atikatımın zükurunun aslahına ve badehüm evladı evladı uteka ve atikatımın zükurunun erşedine, eğer zükur bulunmazsa inasa meşruta ola, lakin fazla i vakıf bil cümle harameyn i muhteremeyn fukarasına irsal oluna..." şeklinde şart edildiği, sözkonusu vakfiyede ilk üç batın için galle fazlasının paylaştırılmasına yönelik bir özel usul öngörüldüğü, bu özel usulün ilk üç batın ile sınırlı olup olmadığı hususunda vakfiyede açıklayıcı bir hüküm bulunmadığı ancak özel usulün öngörüldüğü cümlenin hemen devamında vakfın evladının münkariz olması (soyunun kesilmesi) halinde vakıf yönetiminin azatlı kölelerine fakat galle fazlasının harameyn i muhteremeyn fukarasına (Mekke ve Medine fakirlerine) bırakıldığı, buna göre vakfın iradesinin soyunun kesilmesine kadar galle fazlasının evlada ödenmesi şeklinde olduğu, yine aynı vakfın galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespitinin istendiği ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/757 2003/90 sayılı kararı ile ...ve arkadaşları tarafından açılan ... 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.05.2015 tarih ve 2014/118 2015/217 sayılı kararının ... denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşıldığına göre, Mahkemece galle fazlası ödemelerinin ilk üç batınla sınırlı olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Bu itibarla, yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bente açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince ... ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 16.02.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:49:34