Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2175
2022/10523
21 Aralık 2022
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ: Tespite itiraza ilişkin
DAVA TÜRÜ: Kullanım Kadastrosuna İtiraz
İLK DERECEMAHKEMESİ: ... Anadolu 2. Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında ... Anadolu 2. Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kullanım kadastrosu sırasında ...., İlçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 8814 ada 23 parsel sayılı 168,57 metrekare ve 8814 ada 8 parsel sayılı 169,21 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve kullanıcısının tespit edilemediği şerhi verilerek arsa niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ... vekili, taşınmazların 1989 yılında müvekkili tarafından satın alındığını ve kullanıcısının müvekkili olduğunu öne sürerek, müvekkili adına kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli 8814 ada 23 ve 8 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi 7143 sayılı Yasa'nın geçici 1. maddesi gereğince tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve iş bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
7143 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesi gereğince 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun ek 4. maddesi hükümlerine göre yapılan kullanım kadastrosu sırasında, .... İlçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 8814 ada 23 parsel sayılı 168,57 metrekare ve 8814 ada 8 parsel sayılı 169,21 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kadastro tutanağının beyanlar hanesine 7143 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesi hükümlerine tabi tutulduğu ve kullanıcısının tespit edilemediği şerhi verilerek arsa niteliği ile Sultanbeyli Belediyesi adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ... vekili, taşınmazların 1989 yılında müvekkili tarafından satın alındığını ve kullanıcısının müvekkili olduğunu öne sürerek, müvekkili adına kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli 8814 ada 23 ve 8 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi 7143 sayılı Yasa'nın geçici 1. maddesi gereğince tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve iş bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
7143 sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesinde; “26.09.2011 tarihli ve 2011/2266 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli kroki ile sınırları gösterilen alanda bulunan ve iyileştirme, yenileme ve dönüşüm uygulamaları kapsamında bulunan taşınmazlar bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla iyileştirme, yenileme ve dönüşüm uygulamaları yapılarak fiili kullanıcılara devredilmek üzere talebi halinde tapuda ayni ve şahsi haklar ile temlik hakkını kısıtlayan veya yasaklayan şerhe ilişkin muvafakat aranmaksızın Sultanbeyli Belediyesi adına tescil edilir. Bu taşınmazlarla birlikte daha önce bu kapsamda Maliye Bakanlığınca Belediyeye devredilen taşınmazlar, zilyetleri veya fiili kullanıcıları tespit edilmek ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle 21.06.1987 tarihli ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 4'üncü maddesi hükümlerine göre kadastrosu yapılarak Belediye adına tescil edilir.
(2) Bu kapsamda bulunan taşınmazların kullanıcılarına ve/veya muhdesat sahiplerine satış işlemlerinde 19.04.2012 tarihli ve 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un 6'ncı maddesi hükümleri hak sahipliğinin düşürülmesine ilişkin hükümler haricinde kıyasen uygulanır. Satışa konu edilecek taşınmazların rayiç bedellerinin belirlenmesinde; varsa üzerindeki muhdesata bedel belirlenmeksizin 6292 sayılı Kanun'a göre daha önce Maliye Bakanlığınca satılan taşınmazların rayiç bedelleri emsal alınır.
(3) Bu madde kapsamında kalan taşınmazlardan; fiili kullanımı bulunan tapu maliklerine fiilen kullandıkları alanlar, Belediyeye devredilen hisselerinden yüzde kırk oranında kesinti yapılmak suretiyle, fiilen kullanımı bulunmayan veya kullandığı alandan fazla hisseye sahip olan tapu maliklerine ise, Belediyeye devredilen hisselerinden yüzde kırk oranında kesinti yapılmak suretiyle öncelikle kullanıcısı olmayan parseller tam ve/veya hisseli olarak Belediyece bedelsiz olarak doğrudan devredilir.” ifadesinden anlaşıldığı üzere lehine kullanım şerhi verilecek kişinin tapu maliki olması gerekir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın evveliyatı olan 1534 parsel sayılı taşınmazın oluşumundan itibaren maliklerini gösterir tapu kayıtları dosya içerisine getirtilmediğinden davacının tapu maliki olup olmadığı denetlenememektedir.
Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşılabilmesi için dava konusu taşınmazın evveliyatı olan 1534 parsel sayılı taşınmazın oluşumundan itibaren maliklerini gösterir tapu kayıtları dosya içerisine getirtilip, tarafların tespit tarihi itibariyle tapu maliki olup olmadıkları araştırılmalı, araştırma neticesine göre taşınmazın arsa vasıflı olduğu dikkate alınarak parselasyon planı ekli 10.05.1989 tarihli satış senedi ile emlak vergisi tahakkuk fişleri üzerinde durulduktan sonra davacı tanıkları Celil Ceyhan ile Zeki Ceyhan'ın da beyanlarından anlaşıldığı üzere boş arsa niteliğindeki taşınmazı davacı ...’nin sahiplenme iradesinin bulunduğunun kabulü ile sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. 7143 sayılı Kanun kapsamında belirtilen şekilde araştırma yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması isabetsiz olduğundan kararın bozulması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 10.01.2022 tarihli ve 2021/116 Esas 2022/47 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi hükmünün 6100 sayılı HMK'nın 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 21.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:51:12