Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/4758
2021/9811
30 Eylül 2021
MAHKEMESİ: ...Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
Taraflar arasında ... Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olup, bu kez davalı Hazine vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sırasında, ... İli ... İlçesi Ayva Mahallesi çalışma alanında bulunan 106 ada 170 parsel sayılı 1321915 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 2000 tarihinden itibaren ...’ın fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak, tarla vasfıyla ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ..., taşınmazın bir bölümünün kendi kullanımında olduğu iddiasıyla, bu bölümde lehine kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın 25.07.2016 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokisinde A harfi ile gösterilen 9.824,52 m2'lik alanın 106 ada 170 parsel adı altında tarla vasfıyla ... adına tapuya kayıt ve tesciline, tutanağın beyanlar hanesine ... kızı 1958 doğumlu ... kullanımında olduğunun şerh verilmesine, 25.07.2016 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide B harfi ile gösterilen 3.394,63 m2'lik alanın 106 adaya son parsel numarası verilerek tarla vasfıyla ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hükme karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ...Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun reddine, ... Kadastro Mahkemesinin 2015/77 Esas, 2016/195 Karar sayılı ilamın B bendinde yazılan “Dosyada mevcut 25.07.2016 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide B harfi ile gösterilen 3.394,63 m2'lik alanın 106 adaya son parsel numarası verilerek tarla vasfıyla ... adına tapuya tesciline karar vermiştir.” fıkrasından sonra tutanağın beyanlar hanesine “ 27868371844 TC kimlik nolu ... oğlu ...’ın fiili kullanımındadır” şerhinin yazılmasına karar verilmiş ve işbu karar davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava konusu ... İli, Nilüfer İlçesi, Ayvaköy Mahallesi 106 ada 170 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında ... adına tespitinin yapıldığını, taşınmazın tamamının kardeşi ... adına tescil edildiğini, oysa dava konusu taşınmazın bir kısmının yıllar önce ...'dan satın alınarak kendisi tarafından kullanıldığını belirterek, 106 ada 170 parsel sayılı taşınmaz adına yapılan kadastro tespitinin iptali ile ...'dan satın aldığı kısmın adına tesciline karar verilmesini istemiş, dosyada yer alan 16.03.2016 tarihli ön inceleme duruşması tutanağında, talebinin, keşifte sınırlarını gösterdiği 4 dönüm kadar kısmının kullanıcı olarak adına şerh verilmesi olduğunu beyan etmiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı ..., dosyada yer alan 16.03.2016 tarihli ön inceleme duruşması tutanağında, davacının kardeşi olduğunu, dava konusu yerde davacının 4 dönüm kadar yeri olduğunu beyan etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, istinaf istemiyle önüne gelen dosya ve karar bir bütün olarak değerlendirilerek, HMK’nin 353/(1) b maddesinde yer alan “b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1) İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine, 2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, 3) Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir” düzenlemesi uyarınca, davanın hangi kısmı ile ilgili olursa olsun, istinaf isteminin kısmen kabulüne karar verilerek yeniden hüküm kurulması gereken hallerde, İlk Derece Mahkemesi kararının tamamen kaldırılması ve hükmün tamamen yeniden kurulması gerekir. Bölge Adliye Mahkemeleri, bir yandan hukuki denetim yapan mahkemeler iken, diğer yandan vakıa incelemesi de yapan mahkemelerdir. İlk Derece Mahkemelerince yapılan vakıa incelemesi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yerinde bulunmadığı takdirde, İlk Derece Mahkemesi kararı bütünüyle ortadan kaldırılmalı ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde yeniden bir hüküm kurulmalıdır. Aksi halde, aynı dosyada infazı kabil birden fazla kararın ortaya çıkması tehlikesi söz konusu olabileceği gibi, HMK’ nin 297. ile 359. maddelerine aykırı olarak infazda tereddüde de sebebiyet verilebilecektir.
Somut olayda; ...Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi’nce, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildikten sonra, ... Kadastro Mahkemesinin 2015/77 Esas, 2016/195 Karar sayılı ilamın B bendinde yazılan “Dosyada mevcut 25.07.2016 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide B harfi ile gösterilen 3.394,63 m2'lik alanın 106 adaya son parsel numarası verilerek tarla vasfıyla ... adına tapuya tesciline karar vermiştir.” fıkrasından sonra tutanağın beyanlar hanesine “ 27868371844 TC kimlik nolu ... oğlu ...’ın fiili kullanımındadır” şerhinin yazılmasına dair hüküm kurulmuş ve böylelikle az yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere aykırı olarak, tüm talepler hakkında yeniden hüküm kurulmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; Bölge Adliye Mahkemesince, yeniden hüküm kurulmadan Yerel Mahkeme kararına ekleme yapılması usul ve yasaya aykırı olduğundan, hükmün diğer yönleri incelenmeksizin bu nedenle bozulması gerekmiştir. Öte yönden, Bölge Adliye Mahkemesi’nce, davalı Hazine vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmesine rağmen, hükümde maddi yanılgı sonucu ‘davacılar vekilinin’ istinaf talebinin reddine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle HMK’nin 371. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, karardan bir suretin de İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma nedenine diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 30.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:11:39