Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/2562

Karar No

2021/5314

Karar Tarihi

21 Haziran 2021

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ: Muhdesatın Tespiti

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılardan ..., dahili davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacılar vekili, ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen 115 ada 18 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ev ve ağaçların vekil edeni ...'e ait olduğunu, 115 ada 42 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ev ve ağaçların ise müvekkilleri ... ve...'e murislerinden kaldığını belirterek vekil edenleri veya mirasçıları tarafından meydana getirilen muhdesatların aidiyetinin tespiti ile tapu kaydına şerh edilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılardan ..., dahili davalılar Hazine ve ... vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiştir.

Dava, muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir.

1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalılardan ..., dahili davalılar Hazine ve ... vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davalılardan ..., dahili davalılar Hazine ve ... vekillerinin sair temyiz itirazlarına gelince;

Bütünleyici parça niteliğinde olmayıp her zaman için ana taşınmazdan sökülüp götürülebilen ve taşınmazdan ayrılması mümkün olan eşyalar da teferruat niteliğindedir. Bu nitelikteki eşyalar yönünden muhdesat aidiyeti davası açılamayacağı, iyileştirici nitelikteki giderlerden paya düşenden fazlasını ancak koşullarının varlığı halinde Türk Borçlar Kanunu'nun 77 ve devam eden maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açılacak eda nitelikli bir alacak davası ile istenebileceği kuşkusuzdur. Eda davası açma hakkının bulunduğu hallerde bu davaya öncü olacak bir tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunduğundan söz edilemez. Hemen belirtmek gerekir ki hukuki yarar dava koşuludur. O halde, somut olayda; mahallinde yapılan keşif sonucunda, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporlarına göre; aidiyetinin tespiti istenen ve Mahkemece kabulüne karar verilen çardak ve sundurmalar taşınmazın bütünleyici parçası veya kalıcı nitelikte yapı olmadığına, muhdesat niteliğinde bulunmadığına göre çardak ve sundurmalar ile ilgili ret yerine kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır.

Ayrıca, muhdesatın tespiti veya terditli olarak talep edilen yapı bedeline yönelik alacak davalarında davanın konusu (müddeabih) davalıların payına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olup; yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcının, yargılama giderlerinin ve taraflar yararına takdir edilecek vekalet ücretlerinin iş bu müddeabih esas alınarak hesaplanması gerekir.

Yine, az yukarıda açıklanan esaslar dikkate alınarak yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 sayılı HMK'nin 326/2. maddesi uyarınca hesaplanacak yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilecek vekalet ücretinden, her bir davalının, dava konusu taşınmazın tapuda paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olması halinde tapudaki payları, elbirliği mülkiyetin sözkonusu olması halinde ise miras payları göz önünde bulundurularak sorumlu tutulmaları gerekir.

Somut olayda, davaya konu taşınmazlar, bir kısım davalılar arasında paylı mülkiyet şeklinde, kayıt maliki murisleri vefat etmiş olmakla, bir kısım davalılar arasında ise elbirliği mülkiyeti şeklinde kayıtlı olup Mahkemece, davalıların tapudaki pay oranları/miras payları dikkate alınmaksızın, harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinden müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları da doğru değildir.

Aynı şekilde, yargılama aşamasında dava konusu edilen bir kısım muhdesatın sınır itibariyle 115 ada 55 parsel sayılı taşınmaz içerinde kalması nedeniyle Hazine ve Orman Genel Müdürlüğünün dahili davalı yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, 115 ada 55 parsele yönelik karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olmasına rağmen dava açılmasına sebebiyet vermeyen dahili davalıların yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması da doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalılardan ..., dahili davalılar Hazine ve ... vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK'un 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalılardan ..., dahili davalılar Hazine ve ... vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlerden davalı ... ve dahili davalı ... Müdürlüğüne ayrı ayrı iadesine, 21.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartespitimuhdesatın

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:29:16

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim