Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/2175
2021/4865
8 Haziran 2021
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu İptali Ve Terkin, Elatmanın Önlenmesi Ve Kal
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı Hazine vekili, davalı adına kayıtlı 65 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına kumsal vasfı ile kayıtlı 438 parsel sayılı taşınmaza tecavüzlü olduğunu, davalıya ait taşınmazın 45 m2'lik kısmının iptaliyle toplamda 105 m2'lik alanda davalının müdahalesinin menine, inşaat ile taşınmaz üzerinde bulunan ekili dikili şeylerin kal'ine karar verilmesini istemiştir.
Davalı kayıt maliki ..., davanın reddine karar verilmesini savunmuş, yargılama sırasında taşınmazı devralan ve davaya dahil edilen ... de davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece verilen ilk kararda, davanın kısmen kabulü ile 65 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi ... ...'nın 17.02.2011 tarihli raporunda "D2" harfi ile gösterdiği 42,67 m2 miktarındaki bölümün tapusunun iptali ile deniz kıyısı olarak terkinine, iptaline karar verilen yer ile bahsi geçen bilirkişi raporunda A1, A2 ve B harfleri ile gösterilen yerlere davalı tarafından yapılan tecavüzün men'ine ve binanın bahçe duvarı ile dikilen bitkilerin kal'ine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı Hazine vekili ve davalı ... vekili ile dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Daire’nin 19.12.2016 tarihli ve 2016/12246 Esas, 2016/17190 Karar sayılı ilamı ile tarafların sair temyiz itirazlarının reddi ile “....Mahkemece; dava konusu 65 parsel sayılı taşınmazın 42,67m2'lik bölümünün, kıyı kenar çizgisine göre deniz tarafında kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de; çekişmeli taşınmazın 3402 sayılı Yasa'nın 22/A maddesi gereğince yapılan yenileme çalışmalarında 377 ada 2 parsel numarasını aldığı görülmüştür. Bilindiği gibi, verilecek kararın infaza elverişli olması zorunludur. Ayrıca tapu sicilinde yapılacak tescil, terkin ve düzeltim gibi işlemler, doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince kamu düzenini ilgilendirdiğinden, bu hususların kendiliğinden gözönüne alınması gerektiği de açıktır. Hal böyle olunca, dava konusu 65 parsel sayılı taşınmaz, 377 ada 2 parsel numarası aldığından, hükümde infaza elverişli şekilde yeni parsel numarası gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, infaz kabiliyeti olmayan kadastral parsele göre karar verilmiş olması doğru değildir.” gerekçeleriyle bozulmuştur. Dahili davalı vekili tarafından yapılan karar düzeltme talebi Daire’nin 23.01.2019 tarihli ve 2017/11974 Esas, 2019/762 Karar sayılı ilamı ile reddedilmiştir.
Mahkemesince, bozmaya uyma kararı verilerek, yeniden yapılan yargılama neticesinde, davanın kısmen kabulü ile “davaya konu Balıkesir ili, Edremit ilçesi, Güre Mah., Tuğla yeri mevkii 377 ada 2 parsel (eski 65 parsel) numarası ile kayıtlı yerin fen bilirkişisi ... ...'nın 17.02.2011 tarihli raporunda "D2 " harfi ile gösterdiği 42,67 m2 miktarındaki bölümün tapusunun iptali ile deniz kıyısı olarak terkinine, davalı tarafın tapu iptaline karar verilen 377 ada 2 parsel (eski 65 parsel ) sayılı yerin 42,67 m2 lik bölümü ile ... adına kumsal saha olarak kayıtlı Balıkesir ili, Edremit ilçesi, Güre Köyü, Tuğla Yeri mevkii, 438 parselin fen bilirkişisi ... ...'nın 17.02.2011 tarihli raporunda gösterdiği A1, A2 ve B harfi ile gösterdiği yerlere yaptığı tecavüzün men'i ile adı geçen yerlere yapılan binanın, bahçe duvarı ile dikilen bitkilerin kal'ine,..” karar verilmiş, hüküm, davacı hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre; çekişme konusu eski 65 parsel sayılı taşınmaz 127 m2 üzerinden tapuda kayıtlı iken, 3402 sayılı Yasa'nın 22/A maddesi gereğince yapılan yenileme çalışmaları sonucu oluşan 377 ada 2 parsel sayılı taşınmazın ise 130 m2 yüz ölçümüne sahip olduğu görülmektedir.
Somut olayda, her ne kadar Mahkemece, bozmaya uyularak karar verilmiş ise de, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğini söyleyebilme olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, dava konusu taşınmazın yenileme kadastrosu sonucu yüzölçümü değişmesine rağmen bozma sonrası infaza elverişli bilirkişi raporu alınmadan sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
O halde, Mahkemece yapılması gereken iş, 16.07.2010 tarihinde yapılan keşif ile belirlenen (28.11.1997 tarihli ve 5/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile uyumlu) kıyı kenar çizgisi de baz alınmak suretiyle 377 ada 2 parsel sayılı yönelik hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu alındıktan sonra oluşacak sonuca göre dosya kapsamına (ve önceki bozma ilamına) uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı ve davalı vekilinin bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 08.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:31:36