Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/4
2021/4528
31 Mayıs 2021
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR: ... vd.
DAVA TÜRÜ: Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair kararın davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 09.06.2020 tarihli ve 2016/20544 Esas, 2020/3170 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davalı Hazine vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, dava konusu taşınmazın yer aldığı Taşkonak köyünde henüz kadastro işlemlerinin yapılmadığını ancak kamulaştırma işlemleri nedeniyle DSİ tarafından zilyetlik tespit tutanaklarının düzenlendiğini, kadimden beri davacının ailesi tarafından kullanılan 1980 yılından itibaren de davacının kullanımında olan 644 DSİ parsel numaralı taşınmazın hatalı bir şekilde Hazineye ait olduğuna ilişkin tutanak düzenlendiğini belirterek, dava konusu taşınmazın davacı adına tescilini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 21.05.2014 tarihli raporda A harfiyle gösterilen 1.716,20 m2 yüzölçümlü taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş, hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 09.06.2020 tarihli ve 2016/20544 Esas, 2020/3170 Karar sayılı ilamı ile karar onanmıştır. Davalı Hazine vekili süresi içinde kararın düzeltilmesini talep etmiştir.
Dava, TMK'nin 713/1, 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17. maddelerine dayalı tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir.
Somut olayda, davaya konu taşınmazın 27.07.2001 tarihli DSİ tarafından Ilısu Barajı kamulaştırma işlemlerine yönelik tutulan zilyetlik tespit tutanağına göre, dava konusu taşınmazın ham toprak vasfıyla 644 DSİ parseli olarak Hazine adına tespit edildiği, Kadastro Müdürlüğünün 13.08.2013 tarihli yazı cevabında , Taşkonak köyünde kadastro çalışmalarının yeni başladığı fakat henüz tamamlanmadığı, 12.05.2015 tarihli yazı cevabında ise davaya konu yerin Taşkonak köyü kadastro çalışma alanı içinde kaldığı ve Taşkonak köyü orman parselleri sınırlarına orman askı ilanı süreci içinde dava açıldığından orman parselleri dışında herhangi bir kadastro tespit işlemi yapılmadığı, dava konusu yerin orman parselleri dışında kaldığının bildirildiği, dosya kapsamında dinlenen mahalli bilirkişi beyanlarına göre, davaya konu yerin öncesinde davacının babasına ait olduğu, babası ölünce mirasçıları arasındaki taksim neticesinde davacının kullanımına bırakıldığı, 1989 yılında taşınmazın bulunduğu köy terör sebebiyle boşaltılana kadar davacının davaya konu yerde sebze yetiştirdiği,1989 2008 yılları arasında davaya konu taşınmazı terörden dolayı kullanamadığı, 2008 yılından sonra ise davacının aynen kullanmaya devam ettiği, mahkemece zilyetlik koşullarının davacı lehine oluştuğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verildiği, fakat 1989 yılına kadar davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının yeterince araştırılmadığı anlaşılmaktadır.
1.3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 27/1. maddesinde "Mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine re’sen devrolunur" şeklindeki düzenleme gereğince bir bölgede kadastro çalışması yapılmaya başlandıktan sonra kadastro çalışması kapsamına giren taşınmazlarla ilgili uyuşmazlık konusu davalara bakan mahkeme anılan özel düzenleme gereğince görevsizlik kararı vererek dosyanın görevli ve yetkili kadastro mahkemesine gönderilmesine karar vermelidir. Kadastro çalışması başladıktan sonra yerel mahkemenin görevsizlik kararı vermeyip davayı sonuçlandırması ve verdiği kararın kesinleşmesi de esasen sonuca etkili değildir. Bu şekilde kesinleşen karar maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez. Keza HMK'nin 1. maddesindeki “....göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir.” şeklindeki düzenleme gereğince görev hususu yargılamanın her aşamasında ve kanun yolu incelemelerinde kendiliğinden gözetilir.
O halde, davaya konu taşınmazla ilgili kadastro müdürlüğünün yazı cevapları doğrultusunda, davaya konu yerde kadastro çalışmalarının yapılıp yapılmadığı, devam eden bir kadastro çalışması bulunup bulunmadığı hususu yeniden ilgili kadastro müdürlüğünden sorularak açıklığa kavusturulduktan sonra, devam eden kadastro çalışması bulunması halinde görevsizlik hususunun düşünülmesi, ondan sonra esasın incelenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2.Mahkemece, kazanma koşullarının oluştuğu görüşünden hareketle davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli değildir. Dava konusu taşınmaz, 2001 tarihli DSİ tespit tutanağında ham toprak vasfıyla zilyedi Hazine olarak gösterilmiştir. Somut olayda, davaya konu taşınmazın 1989 yılına kadar kullanıldığı, fakat 1989 yılından 2008 yılına kadar terör olayları sebebiyle davaya konu taşınmazın kullanılamadığı, 1989 yılına kadar davacı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının yeterince araştırılmadığı anlaşılmaktadır.
O halde; 1989 yılından geriye doğru en az 20 30 yıl öncesine ait iki ayrı zamanda çekilmiş yüksek çözünürlü hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığından, aynı tarihler arasında düzenlenen fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftaların ise, İl Kadastro Müdürlüğünden getirtilerek dosyaya eklenmesi, yeniden yapılacak keşifte uzman bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı mühendis, teknik, yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla açıklanan hava fotoğrafları, Kadastro Müdürlüğünden getirtilecek paftalar ve komşu parsellere ait tapu kayıtları getirtilerek keşifte uygulanması, hava fotoğraflarının çekildikleri, Kadastro Müdürlüğünden gelen paftaların ise, düzenlendikleri tarihlere göre dava konusu taşınmaz bölümlerinin kültür arazisi niteliğinde bulunup bulunmadığı, imar ihyasının tamamlanıp tamamlanmadığı veya hangi nitelikte bulundukları konusunda uzman bilirkişilerden tarafların ve Yargıtayın denetimine açık gerekçeli rapor alınması, komşu parsel kayıtlarının taşınmaz yönlerini ne gösterdikleri üzerinde durulması, teknik bilirkişiye tescil konusu yerin pafta üzerinde işaret ettirilmesi, yerel bilirkişi ve tanıkların HMK'nin 243, 244, 259 ve 290/2. maddeleri gereğince, keşif yerine davetiyeyle çağrılmaları, uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle keşif yerinde dinlenilmeleri, davacının hangi tarihte taşınmazın imar ve ihyasına başladığı, ne şekilde sürdürdüğü ve hangi tarihte tamamlandığı konularında yerel bilirkişi ve tanıkların bilgilerine başvurularak belirlenmesi, daha önce götürülmeyen başka bir uzman bilirkişi ziraat mühendisi aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin toprak yapısı incelenerek gerekçeli, denetime açık, karşılaştırmalı rapor istenmesi, yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki bulunduğu takdirde HMK'nin 261. maddesi uyarınca yüzleştirilmek suretiyle aykırılığın giderilmesi, HMK'nin 290/2. maddesi uyarınca birlikte keşfe götürülecek bir fotoğrafçı aracılığıyla taşınmaz ve çevresinin yakın plan ve panoramik fotoğrafları çektirilip mahkeme hakimi tarafından onaylandıktan sonra dosya arasına konulması gerekir.
Buna göre, mahkemece yukarıda belirtildiği şekilde inceleme ve araştırma yapılmak suretiyle davacı lehine kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı araştırıldıktan sonra uyuşmazlığın esası hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'un 442/3. maddesi gereğince, davalı Hazine vekilinin karar düzeltme isteğinin yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulüne; Dairenin 09.06.2020 tarihli ve 2016/20544 Esas, 2020/3170 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün BOZULMASINA, 31.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:33:23