Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/929

Karar No

2021/4410

Karar Tarihi

26 Mayıs 2021

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

DAVA TÜRÜ: Paydaşlararası Ecrimisil

İLK DERECE

MAHKEMESİ: İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İstanbul 18.Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.03.2018 tarihli ve 2015/481 Esas, 2018/148 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalılar Sıdıka ve ... vekilinin istinaf talebinin kabulüyle HMK'nin 353/(1) b.2 maddesi uyarınca kararının kaldırılması sonucu yeniden hüküm kurularak davanın reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, İstanbul ili, 381 ada 10 parsel sayılı, 84 m2 yüzölçümlü altında dükkanı olan kargir apartman vasıflı taşınmazın kök muris ... ... adına kayıtlı olduğunu, murisin 05.03.1970 tarihinde öldüğünü ve geriye mirasçı olarak kardeşleri ......’i bıraktığını, ...’in 02.02.1994 tarihinde ölümü ile davalılar ... ve ...’yı, ...’nin 18.08.1981 tarihinde ölümü ile müvekkili ile ...’yi, ...’in 02.08.2015 tarihinde ölümü ile de davalı ...’ı mirasçı olarak bıraktığını, böylelikle tarafların taşınmaz üzerinde iştiraken malik olduklarını, dava konusu yerdeki zemin+4 normal kat+çekme kat olmak üzere iş yeri olan kargir apartman nitelikli binayı, kök murisin ölümünden sonra davalıların birlikte veya ayrı ayrı kiraya vererek gelir elde ettiklerini belirterek, dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık ecrimisilin payı oranında müvekkiline ödenmesini istemiştir.

Davalılar vekili; davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece; davalıların taşınmazı haksız olarak kullandıkları ve kiraya verdikleri, davacının hissesi oranında davalılardan ecrimisil talebinde bulunabileceği belirtilerek, 14.12.2010 14.12.2015 tarihleri arasındaki dönem için davacının hissesine düşen 79.534,66 TL ecrimisil bedelinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar ... ve ... vekilince istinaf edilmiştir. Yapılan kanun yolu incelemesi neticesinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesince (2018/1948 Esas, 2019/1654 Karar); ecrimisil davalarında davalının uzun süreli kullanımı söz konusu ise, bu kullanıma ses çıkarmayan davacının zımni muvafakatinin var olduğu yönünde “fiili karine” oluşacağı ve bu karinenin aksi davacı tarafından kanıtlanmadıkça, ecrimisil talep edilmesinin Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceği, bu doğrultuda tapu kayıt maliki muris ... ...'ın 1970 yılında, davacının annesi olan ... ... 1981 yılında vefat ettiği, eldeki ecrimisil istekli davanın ise 14.12.2015 tarihinde açıldığı, davacının davalı tarafın uzun süreli kullanımına ses çıkarmadığı, dolayısıyla zımni muvafakatinin var olduğu, bu yöndeki karinenin aksinin davacı tarafından kanıtlanamadığı belirtilerek davalı ... ve ...’nin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiş, hükmü bu defa davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, paydaşlar arasındaki ecrimisil istemine ilişkindir.

  1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

  2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

Bilindiği üzere; paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı veya kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.

Açıklanan bu ilke doğrultusunda somut olaya gelince, davaya konu 381 ada 10 parselde kayıtlı, altında dükkanı olan kargir apartman vasıflı taşınmazda kat irtifakı kurulmadığı, taşınmaz üzerinde zemin+5 kattan oluşan binanın yer aldığı, tarafların murisi ... ...’ın taşınmazın maliki olduğu, murisin 05.03.1970 yılında vefat ettiği, geriye davacı ..., davalılar ..., ..., ... ve dava dışı kişileri mirasçı olarak bıraktığı, Bölge Adliye Mahkemesince; tapu maliki kök murisin 1970’de vefat ettiği, davacının yakın murisi ...’nin ise 1981 yılında vefat ettiği, eldeki davanın ise 2015 yılında açıldığı, davacının davalı tarafın uzun süreli kullanımına ses çıkarmadığı, dolayısıyla zımni muvafakati olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyaya davacı tarafça sunulan kira sözleşmeleri incelendiğinde; zemin kat+bodrum katın 01.01.2011 01.01.2014 tarihleri arasında aylık 5.500,00 TL bedel ile, binanın tamamının 7 yıllık süreyle 27.08.2014 başlangıç tarihli aylık 3.000,00 TL bedel ile ve yine binanın tamamının 1 yıllık süreyle 01.08.2015 başlangıç tarihli aylık 12.000,00 TL bedel ile davalılar tarafından kiraya verildiği, ancak Mahkemece sunulan kira sözleşmelerine ilişkin yeterli inceleme ve araştırmanın yapılmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre, Mahkemece dosyaya sunulan kira sözleşmeleri davalılara gösterilmek suretiyle taşınmazın tamamının kiraya verilip verilmediği, verildiyse kira bedellerinin kim tarafından tahsil edildiği konusunda davalıların ve davacı tarafın açıklayıcı beyanları alınmak suretiyle davaya konu taşınmazın dava tarihine kadar kim tarafından kiraya verildiği, kira bedellerinin kim tarafından tahsil edildiği, davacının talep ettiği dönem için davaya konu taşınmazda kullanabileceği yer olup olmadığı açıklığa kavuşturulduktan sonra ecrimisil talebine ilişkin olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle HMK'nin 371. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle reddine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, karardan bir suretin de İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

ecrimisilpaydaşlararasıderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:34:16

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim