Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2019/1389
2021/3446
13 Nisan 2021
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, mirasbırakan ...’dan kalan 20 parsel sayılı taşınmazdaki 60/576 arsa paylı 1 no’lu özel depo nitelikli bağımsız bölüm ile 39 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 5 no’lu daire nitelikli bağımsız bölümün oğlu davalı tarafından kullanıldığını, uyarılarına rağmen davalının haksız kullanımına son vermediği gibi getirisinden payına isabet edenide ödemediğini ileri sürerek daire nitelikli bağımsız bölüm için mirasbırakanın ölüm tarihi olan 26.09.2005 tarihinden taşınmazın satış tarihi olan 01.06.2010 tarihine kadar, depo nitelikli taşınmaz için dava tarihinden geriye doğru beş yıl için miras payı oranında fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 1.000 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı; zamanaşımı itirazında bulunmuş, esastan da davanın reddini savunmuştur.
Dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair verilen ilk karar Dairece “somut olayda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 324. maddesindeki delil avansına ilişkin düzenlemenin uygulanması suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, olayda uygulama yeri bulmayan gider avansına ilişkin 114/g, 115/2 ve 120/2. maddelerinden söz ederek davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemece, (ikinci kararda); iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile depo nitelikli taşınmaz yönünden dava tarihinden geriye doğru beş yıllık dönem için davacının ¼ miras payına isabet eden 13.302,20 TL, daire nitelikli bağımsız bölüm yönünden de dava tarihinden geriye doğru beş yıllık sürenin başlangıcı olan 18.01.2006 tarihinden taşınmazın satış tarihi olan 01.06.2010 tarihi arasındaki dönem için yine ¼ miras payına isabet eden 10.897,61 TL ecrimisil olmak üzere ıslahla birlikte toplam 24.199,81 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davalı vekilinin temyiz talebi üzerine Dairece, bozmadan sonra ıslahın olanaklı olmadığına işaret edilerek “.. bozma kararından sonra ileri sürülen ıslah isteğinin reddedilmesi ve dava dilekçesindeki istekle bağlı kalınarak karar verilmesi...,” öte yandan hüküm özeti (kısa karar) ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmasının da doğru olmadığı belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Davacı tarafça yapılan karar düzeltme isteği ise yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası verilen son kararda, davanın kabulüne; “istemle bağlı kalınarak 1000 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına,” karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili ve (katılma yolu ile) davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
-
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
-
Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Islah kurumu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 176’ncı ve devamı maddelerinde ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
Islah, davacı veya davalının, iddianın ve savunmanın değiştirilmesi yasağı kapsamındaki usul işlemlerini, karşı tarafın iznine ve hâkimin onayına bağlı olmaksızın belli kurallar çerçevesinde bir defaya mahsus olmak üzere düzeltmesini sağlayan bir usul hukuku kurumudur.
Islahın zamanı ve şekli, HMK'nin 177. maddesinde düzenlenmiştir. HMK'nin 177/1. maddesinde "Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir." hükmü yer almakta olup, Yargıtay'ın 04.02.1948 tarihli ve 1944/10 Esas, 1948/3 Karar sayılı, yine 06.05.2016 tarihli ve 2015/1 Esas, 2016/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararları gereği uygulama bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı ve bozma sonrası ıslah taleplerinin reddi gerektiği şeklinde gerçekleşmiştir.
Bununla birlikte HMK'nin 177. maddesinde yer alan ıslahın zamanı hususunda 22.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 18. maddesi ile açıklayıcı bir düzenleme getirilmiştir. Buna göre; birinci fıkradan sonra gelmek üzere ikinci fıkra olarak "Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz." hükmü getirilmiştir. Böylelikle kanunda öngörülen şartları sağladığı takdirde Yargıtay bozma kararından sonra ıslah yapılabilmesi mümkün kılınmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı, dava dilekçesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000 TL ecrimisilin tahsilini istemiş, bilahare davanın usulden reddine dair ilk kararın bozulması üzerine bozmadan sonra yaptığı ıslah ile istemini 24.199,81 TL'ye çıkartmıştır. Davacı vekilinin usule yönelik ilk bozmadan sonra olmak üzere tahkikata ilişkin işlemleri devam ederken ve tahkikat sona ermeden ıslah dilekçesi sunduğu sabittir.
Bu durumda, Mahkemece, davacının ıslah talebine uygun değerlendirme yapılarak sonucuna göre dosya kapsamına uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte gösterilen nedenle reddine, HUMK'un 440/III 1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 23,91 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, 13.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:39:54