Yargıtay 8. HD 2020/3669 E. 2021/3425 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2020/3669

Karar No

2021/3425

Karar Tarihi

13 Nisan 2021

MAHKEMESİ: Aile Mahkemesi

DAVA TÜRÜ: Katılma Payı Ve Katılma Alacağı

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı ..., evlilik birliği içinde davacının katkıları ile davalı erkek adına taşınmazlar ve araç satın alındığını, davalının işyerinde menkul mallar bulunduğunu açıklayarak, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL alacağın faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, davacı vekili tarafından sunulan 28.06.2013 tarihli dilekçeyle 12565 parselde 6 nolu mesken yönünden 50.000,00 TL, 34 parsel sayılı taşınmazın yönünden 50.000,00 TL, 282 parselde kayıtlı taşınmaz için 40.000,00 TL, 4647 parselde kayıtlı 5 nolu mesken için 40.000,00 TL, araç için 20.000,00 TL olarak talep miktarları açıklanmış, 02.04.2014 tarihinde gerçekleştirilen keşifte davacı vekili araca ve menkul mallara yönelik taleplerinden feragat ettiklerini bildirmiş, 10.06.2014 tarihli dilekçeyle talep miktarları, 12565 parselde 6 nolu mesken yönünden 132.500,00 TL'ye, 34 parsel sayılı taşınmaz yönünden 53.000,00 TL'ye, 282 parselde kayıtlı taşınmaz için 106.000,00 TL'ye, 4647 parselde kayıtlı 5 nolu mesken için 61.900,00 TL'ye yükseltilmiştir.

Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece verilen ilk kararda, davanın kısmen kabul kısmen reddine davacının toplam 285.000,00 TL katılma alacağı olduğunun tesbitiyle, davalı tarafça yargılama aşamasında yapılan toplam 238.500,00 TL ödemenin düşürülmek sureti ile geriye kalan 46.500,00 TL katılma alacağının kararın kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının, davalı tarafça yapılan ödemenin taraflar arasındaki başka dosyalara ilişkin olarak mahsup yapılması talebinin reddine, davacının menkul mallar ve araca ilişkin açmış olduğu davasının feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir. Davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde, Daire'nin 20117/11214 Esas ve 2019/2244 Karar sayılı ilamıyla, davacının arttırdığı talep miktarları 12565 parsel sayılı taşınmaz için 132.500,00 TL iken talep aşılarak 150.000,00 TL katılma alacağına, 282 parsel sayılı taşınmaz yönünden 106.000,00 TL iken talep aşılarak 120.000,00 TL'ye hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, tasfiyeye konu 34 parselde kayıtlı taşınmazın davalının babasının vefatı ile davalının annesi, davalı ve kardeşlerine intikal ettiği, annenin kendi hissesini davalı da dahil tüm çocuklarına eşit oranda satış göstererek 11.07.2003 tarihinde tapuda devrettiği, anneden davalıya yapılan bu devrin yerleşik ilkeler gereği bağış olarak kabulü gerektiği, fiili karinenin aksini ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davacı tarafın parası ödenerek taşınmazın davalının annesinden satın alındığının dosya kapsamından ispatlanamadığı, bu taşınmazın tamamı yönünden davalının kişisel mal olduğu ve tasfiyeye dahil edilemeyeceği gözetilip davacı tarafın alacak talebinin reddi gerektiğine, katılma alacağına tasfiye tarihi olan karar tarihi 09.06.2016 tarihinden itibaren alacağa faiz yürütülmesi gerekirken, kararın kesinleştiği tarihten itibaren faiz yürütülmüş olmasının doğru olmadığına işaret edilerek, açıklanan yönlerden davacı ve davalı yararına hükmün bozulmasına, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının ise yerinde görülmeyerek reddine karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; davacının toplam 238.500,00 TL katılma alacağının olduğunun ve davalı tarafça yargılama aşamasında toplam 238.500,00 TL ödeme yapıldığının tespitiyle, asıl alacak yönünden karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

  1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

  2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;

Bozma ilamı sonrası talep miktarı aşılmaksızın ve davalının kişisel malı gözetilerek davacının toplam alacağı 238.500,00 TL olarak belirlenmiştir. Dosya kapsamı incelendiğinde, davalı tarafından 22.03.2016 tarihli dilekçe ekinde sunulan iki adet banka dekontu ile bu paranın yargılama devam ederken davacı tarafa ödendiği (282 parsel yönünden 106.000,00 TL, 6 nolu meskenden 132.500,00 TL olmak üzere toplam alacak 238.500,00 TL) anlaşılmaktadır. Mahkemece, bu miktar yönünden ödeme yapıldığı dikkate alınarak dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde alacağın tespitine ve ödemesi yapılan para yönünden faiz işletilmesine karar verilmesi hatalı olmuştur. Bununla birlikte reddine karar verilen diğer taşınmazlar (126.900,00 TL) yönünden kendini vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi de usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki açıklanan bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir

SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan sebeple davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile gerekçeli kararın (1) nolu bendinde yer alan "Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; Davacının toplam 238.500,00 TL katılma alacağının olduğunun ve davalı tarafça yargılama aşamasında toplam 238.500,00 TL ödeme yapıldığının tespiti ile, asıl alacak yönünden karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,," ifadesinin hüküm yerinden çıkartılmasına yerine "Davacının, 6 nolu mesken ve 282 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki alacak isteği, davalı tarafından ödeme yapılmış olmakla konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacının diğer taşınmazlar yönünden davasının reddine," ifadesinin yazılmasına, hükme (8) nolu bent olarak "Mevcut dava dosyasına ilişkin olarak davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 16.005,5 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," ibaresinin eklenmesine, 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

payıkararkatılmavealacağı

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:39:54

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim