Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/722
2021/3069
1 Nisan 2021
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi, Kal, Ecrimisil, Alacak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kısmen kabul, kısmen reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı karşı davalı vekili, müvekkilinin maliki olduğu taşınmaz üzerine davalılar tarafından yapı inşa etmek ve meyve ağaçları dikmek sureti ile elatıldığını öne sürerek taşınmazın tamamına elatmanın önlenmesine, yapıların kal'ine ve 01.10.2009 28.10.2014 tarihleri arasına ilişkin ecrimisil taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiş, karşı davanın ise reddini savunmuş, 19.04.2016 tarihli dilekçesi ile ecrimisil talebini 29.782,14 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı karşı davacılar vekili, dava konusu taşınmazın yaklaşık 10 yıl kadar önce davacı tarafından müvekkillerine satıldığını,buna karşılık olarak müvekkillerinin davacıya 855 parsel sayılı taşınmazı devrettiklerini, bunun yanı sıra 5000 USD ödediklerini, davacının satım için müvekkillerinden ...'a vekalet verdiğini, müvekkillerinin haricen satın aldıkları taşınmazı meyve bahçesi haline dönüştürdüklerini açıklayarak asıl davanın reddine, harici satım bedeline, dava konusu taşınmaza karşılık olarak verilen 855 parsel sayılı taşınmazın dava tarihi itibarıyla rayiç bedeline ve meyve ağaçlarının dava tarihi itibarıyla rayiç bedeline ilişkin olmak üzere 15.000 TL'nin davacı/karşı davalıdan tahsili ile müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 19.04.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile harici satım bedeli 5000 USD nin dava tarihindeki kur üzerinden değeri olan 11.100 TL ile ağaç bedeli olarak da 331.000 TL nin faizi ile birlikte davacı karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini istedi.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın davalı karşı davacı ... tarafından kullanıldığı, taşınmaz üzerindeki meyve ağaçlarının ... tarafından dikildiği ve o tarihten bu yana davalı karşı davacı ... tarafından kullanıldığı, davacı karşı davalı ...'ın bu taşınmazı davalı karşı davacı ...’a 8 dönümlük bir taşınmaz ve 5.000 USD karşılığında haricen sattığı, ancak taşınmazın mülkiyetinin davalı karşı davacı ... üzerine geçirilmediği, dava tarihine kadar davalı karşı davacının taşınmazı kullanmaması için bir ihtarın yapılmadığı, bu haliyle davalı karşı davacının taşınmazı iyiniyetli zilyet olarak kullandığı gerekçesi ile; asıl davanın kısmen kabulü ile, davalı karşı davacı ...’ın 133 ada 22 parsel sayılı taşınmaza bahçe yapmak sureti ile yapmış olduğu müdahalesinin menine, davalı karşı davacı ... hakkındaki davanın reddine, davacı karşı davalının ecri misil talebinin reddine, karşı davanın kabulü ile, 11.100,00 TL harici satış bedelinin yasal faiz ile birlikte davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya ödenmesine, 331.000,00 TL ağaç bedelinin yasal faiz ile birlikte davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya ödenmesine karar verilmesi üzerine hüküm davacı karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl dava çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil bedelinin tahsili, karşı dava ise harici satış bedeli ile muhdesatların değerinin tahsili istemine ilişkindir.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 210 parsel sayılı taşınmazın 17.315,20 m2 yüz ölçümünde tarla niteliğinde olup, 17.09.1962 tarihinde tapulama sebebi ile aralarında davacı karşı davalının da bulunduğu 10 kişi adına paylı mülkiyet hükümlerine göre tescil edildiği, taşınmazın dava tarihinden önce kesinleşen 22/A uygulaması ile de 133 ada 22 parsel numarasını aldığı,davacı karşı davalı adına kayıtlı 1/10 hissenin 11.05.2007 tarihinde vekil sıfatı ile davalı karşı davacı ... tarafından, babası olan diğer davalı karşı davacı ...’a satıldığı, 18.07.2012 tarihinde ise ...’ın anılan hisseyi tekrar davacı karşı davalı ...’a sattığı, dava tarihi itibarı ile davalı karşı davacıların kayıttan/mülkiyetten kaynaklanan haklarının olmadığı, bilirkişi raporuna göre taşınmazın ortasından geçen DSİ kanalı nedeni ile 2 parçaya ayrıldığı, A harfi ile gösterilen kısmın yüz ölçümünün 13.224,02 m2, C harfi ile gösterilen kısmın yüz ölçümünün ise 2264.58 m2 olup, her iki kısımda da davalı karşı davacılar tarafından dikilip, yetiştirildikleri çekişme konusu olmayan 8 yaşlarında elma ağaçları olduğu,bunun haricinde taşınmaz üzerinde herhangi bir yapı bulunmadığı, davalı karşı davacı tarafça dosyaya sunulan 02.12.2003 tarihli tutanak başlıklı satış senedinde, davacı karşı davalı ...’ın mevkiisini belirttiği taşınmazın 1250 m2 sini davalı karşı davacı ...’a 5000 USD karşılığında satıp parasını peşin olarak aldığını, sözleşme altında ise davacı karşı davalı ... ile davalı karşı davacı ...’ın imzalarının bulunduğu anlaşılmaktadır.
- Asıl davada, davacı/karşı davalı vekilinin elatmanın önlenmesi istemine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Mahkemece her ne kadar dava konusu taşınmazın davalı karşı davacılardan sadece ... tarafından kullanıldığı, davalı karşı davacı ...’ın taşınmaza bir müdahalesinin olmadığı gerekçesi ile ... yönünden istemin reddine karar verilmiş ise de, davalı karşı davacı ... vekili tarafından ibraz edilen cevap/karşı dava dilekçesinde açıkça taşınmazın her iki müvekkili tarafından kullanıldığının ve üzerindeki ağaçların birlikte yetiştirildiğinin beyan edilmesi karşısında, bu davalı yönünden de elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
- Asıl davada, davacı/karşı davalı vekilinin ecrimisil istemine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
A) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı karşı davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
B) Gerek öğretide gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle işgal tazminatı, hak sahibinin, taşınmazı kullanması nedeniyle kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir bedeldir.
Ne var ki; uygulamada taşınmazı kullanan kişi, haklı bir sebebe dayandığına inanarak veya bir edim karşılığı ya da davacının rızası dahilinde kullandığından bahisle yararlanmayı sürdürüyorsa (harici satış, fiili taksim, kira sözleşmesi vs.) bu gibi hallerde, rızanın ortadan kalkması veya tarafların aldıklarını iade etmesine kadar taşınmazı elinde bulundurma haksız ve kötü niyetli kullanım kabul edilmemektedir. Rızaya dayalı kullanım, haksız ve kötü niyetli bulunmadığından tazminat ile sorumluluk da söz konusu olmamaktadır.
Bu ilkeler çerçevesinde somut olaya bakıldığında, davalı karşı davacılarca her ne kadar dava konusu taşınmazın harici harici satım sözleşmesine dayalı olarak kullandığı iddia edilmiş ise de, yukarıda açıklandığı üzere 02.12.2003 tarihli harici satış sözleşmesinde ada ve parsel bilgileri yer almayan 1250 m2 lik taşınmaz bölümünün sözleşme konusu edildiği, davacı karşı davalı tarafça toplam 17.315,20 m2 yüz ölçümündeki dava konusu taşınmazın, bilirkişi raporlarında C harfi ile gösterilen 2264.58 m2 lik kısmının satılmasına rağmen, davalılarca A harfi ile gösterilen 13.224,02 m2 lik kısmına da elatıldığının beyan edilmesi karşısında, A harfi ile gösterilen kısmın harici satışa konu edilmediğinin, davalılarca haklı bir sebebe dayalı olamaksızın kötüniyetli olarak kullanıldığının kabulü ile, pay oranında ecrimisil ile sorumlu tutulmaları gerekirken, yazılı olduğu şekilde taşınmazın A harfi ile gösterilen kısmı yönünden de ecrimisil isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
- Davacı karşı davalı vekilinin karşı dava konusu harici satım bedeline ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
A)Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı karşı davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
B) Mahkemece, her ne kadar harici satım bedelinin yasal faizi ile birlikte davacı karşı davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de, Mahkemenin kabulünde olduğu üzere tapulu taşınmazların satışına ilişkin yapılan harici sözleşmeler geçersiz olup taraflar ancak verdiklerinin iadesini isteyebilirler.Bu durumda Mahkemece alıcının verdiği bedel için faiz isteyemeyeceği nazara alınmaksızın, yanılgı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
- Davacı karşı davalı vekilinin karşı dava konusu muhdesat bedellerinin tazminine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
A)Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı karşı davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
B)Mahkemece her ne kadar, taşınmazın tümü üzerinde yer alan ağaç bedellerinin davacı karşı davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere taşınmazın A harfi ile gösterilen kısmının harici satış sözleşmesine konu edilmediği, dolayısıyla davalı karşı davacıların bu kısım üzerindeki ağaç bedellerini davacı karşı davalıdan isteyemeyeceği nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı karşı davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın (1) ve (2 B) bendinde açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Davacı karşı davalı vekilinin asıl davaya yönelik sair temyiz itirazlarının yukarıda (2 A) bendinde gösterilen nedenlerle REDDİNE, davacı karşı davalı vekilinin karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın (3 B) ve (4 B) bendinde açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı karşı davalı vekilinin karşı davaya yönelik sair temyiz itirazlarının yukarıda (4 A) ve (4 B) bendinde gösterilen nedenlerle REDDİNE, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:43:48