Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2019/1943
2021/2864
29 Mart 2021
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi, Yıkım, Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, ecrimisil isteminin kabulüne, elatmanın önlenmesi ve kal talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; müvekkilinin ... ilçesi İskele Köyü, 2111 parselin maliki olduğunu, davalının ise aynı yer 5048 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalının müvekkilinin gayrimenkulünün 7540 m2'lik kısmına baraka tarzı ahır yapmak sureti ile tecavüz ettiğini, müvekkilinin yıllardır davalının tecavüzüne son vermesini istediğini ancak olumlu yanıt alamadığını, davalının tecavüzünün 5 yıldır devam ettiğini, bu tecavüzden dolayı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5 yıllık ecrimisil olarak 3.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi birlikte ödenmesini, davalının müvekkilinin gayrimenkulüne vaki tecavüzünün men'i ile taşınmaz üzerine yapılan yapının kal’ini talep ve dava etmiştir.
Davalı yan davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile tapuda davacı adına kayıtlı ... ili, ... ilçesi, İskele Köyü 2111 parsel sayılı taşınmaza yönelik 08.07.2013 tarihli fen bilirkişisi ...'ın raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 578,50 m2'lik, davalı adına kayıtlı İskele Köyü 5048 parsel sayılı taşınmazın tecavüzlü olması nedeni ile davalı tarafından bu alana yapılan elatmanın önlenmesine, davaya konu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen müdahale edilen alan üzerindeki yapının tüm eklentileri ile birlikte kal'ine, davaya konu ... ilçesi, İskele Köyü 2111 parsel sayılı taşınmazın müdahale edilen kısmına ilişkin olarak 1.450,00 TL ecrimisil bedelinin dava tarihi olan 03.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen karar süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
Dava konusu 2111 parsel 127.900 m2 yüzölçümü ve tarla vasfı ile davacı ... ... adına, 5048 parsel ise 31.400 m2 yüzölçümü ile davalı adına tescillidir. Davacı davalının kendi parseline yaptığı ahırın kendi parseline 7540 m2 tecavüzlü olduğundan bahisle dava açmıştır. Dosya kapsamından ve tanık beyanlarından tecavüzlü olduğu iddia edilen ahırın, davalı 5048 parseli önceki malikinden satın aldığı 06.08.2003 tarihinden önce de var olduğu anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinde; fen bilirkişileri ...'nın 07.02.2014 havale tarihli raporlarında; 5048 ve 5407 parseller oluşurken yapılan ifraz işlemlerinin ayrı ayrı kendi içerisinde doğru olduğu, 5048 parsel oluştuktan sonra oluşan yeni sınırlar zemine ve kadastro arşivinde bulunan fotoplan paftasına aynen uyduğu, bu işlem yapılırken eski 2110 nolu parselin sınırlarının tamamı fotoplan paftada kaldığı için işlemlerde bu paftanın kullanılmasının doğru olduğu, 5407 parsel oluştuktan sonra oluşan yeni sınırların da zemine ve kadastro arşivindeki grafik paftasına aynen uyduğu bu işlemin de kendi içerisinde doğru olduğu, sorunun bu iki işlem birleştirilince ve grafik pafta birleştirilince ortadaki sınır uyuşmazlık ve çakışma olduğu, sorunun fotoplan pafta ile grafik pafta birleşirken oluşan hatadan kaynaklandığı belirtilmiş, 5407 parsel oluşurken yani 2111 nolu parselin ifraz işlemi yapılırken yardımcı evraklar olarak parsele komşu sınırlarda herhangi bir koordinatlı sayısal değişiklik varsa o işlemden yararlanılarak çalışmalara yön verilmesi gerektiği, 2111 parsele komşu olan yani kuzeyindeki fotoplan paftadaki 2110 nolu parselde 30.07.2003 tarihinde yapılan ifraz işleminin sayısal ve koordinatlı olduğu için sorunlu sınır ve 29.08.2013 tarihinde yapılan ifrazın bu koordinatlar baz alınıp işleme güneyden değil kuzeyden başlanıp gerekli düzeltmeler ve ayarlamalar yapıldıktan sonra 5407 nolu parselin oluşturulması gerektiği, 2111 nolu parselin ifrazı sonucu oluşan 5407 nolu parselin sınırlarının kendi içinde doğru olmasına rağmen ancak daha önce yapılmış olan koordinatlı sayısal ifraz sonucu oluşan 5048 nolu parselin sınırlarına uyulması gerekirken buna uyulmadığı için yapılan işlemin doğruluğu ve geçerliliğinin olmadığı, eski 2111 nolu parselde yapılan ifraz işlemi iptal edilerek eski 2110 nolu parselde yapılan ifraz işlemi sonucu 5045, 5046, 5047, 5048 nolu parsel numaralarını alan işlemin baz alınarak 2111 nolu parselin ifraz işleminin yeniden yapılması gerektiği belirtilmiştir.
Kadastro Müdürlüğünün 21.01.2015 tarihli ve 487 sayılı yazısında ise; 2111 parselin 211 ve 229 nolu parsellerin tevhit ve ifrazı sonucu 2110 parselle birlikte oluşturulduğu, bu işlemin tescil tarihinin 24.03.1966 tarihi olduğu, daha sonra yapılan işlemlerde 2111 parselin ifraz ve yola terki sonucu oluşan 5407 sayılı parsel ile 2110 parselin ifrazı sonucu oluşan 5048 parsel arasında mükerrer bir alan oluştuğu, konu ile ilgili 5407 ve 5048 parsellerle ilgili davalar olduğu, 41. maddeye ilişkin dava açılma durumlarının olduğu bildirilmiştir. Bu durumda Mahkemece davacı yana 3402 sayılı Kanunun 41. maddesine göre dava açması için süre verilip, dava açması halinde davacının açtığı davanın bekletici mesele yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Hem bilirkişi raporları hem Kadastro Müdürlüğünden gelen yazı ile 5047 ve 5048 parseller arasında mükerrer bir alanın oluştuğu belirlendiği halde, bilirkişi raporunda mükerrer bu alanın gösterilmeden müdahalenin men’i kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca 15.07.2013 havale tarihli fen bilirkişisi ...'ın raporunda; 5048 nolu parsel sayılı davalı taşınmazında bulunan ahırın 578,50 m2'lik kısmının davacıya ait 2111 nolu parsele tecavüzlü olduğu yönünde rapor düzenlenmişken, dosyaya sunulan fen bilirkişileri Süleyman Demircioğlu, ... Hükümdar ve ...'nın 02.06.2014 havale tarihli ek raporlarında ise 5048 nolu parsel içerisindeki binanın 577,17 m2'lik kısmının 5407 nolu parsele tecavüzlü olduğu belirtilmiştir. Mahkemece iki rapor arasındaki çelişki giderilmeden ve gerekçe gösterilmeden,15.07.2013 tarihli ilk bilirkişi raporu esas alınarak tecavüzlü olarak belirlenen alan olarak 578,50 m2'nin esas alınması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 29.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:44:41