Yargıtay 8. HD 2019/1450 E. 2021/2580 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2019/1450

Karar No

2021/2580

Karar Tarihi

22 Mart 2021

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVALILAR: ..., ...

DAHİLİ DAVALI: ...

İHBAR OLUNAN: ...

DAVA TÜRÜ: Muhdesatın Tespiti

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine ile ihbar edilen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili; mülkiyeti Hazineye ait Batman İli Merkez İlçesi Suçeken Köyü 121 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 140 m²'lik evi, su kuyusu bir adet tandır ve 150 adet meyve ağacı olduğunu, Batman İli Suçeken Köyü ... tarafından kamulaştırma kapsamına alındığını, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların müvekkili tarafından meydana getirildiğinin tespitini, 03.07.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile dava konusu taşınmaz içinde bulunan 49,00 m2'lik afet evi ve afet evine bağlı olan 2,70 m2'lik 1 adet tuvalet dışındaki tüm taşınmaz yapılar ile toplam 137 adet meyve ağacının aidiyetinin tespitini talep etmiştir.

Davalı Hazine vekili; davacının Hazine arazisine haksız el attığını, 4706 sayılı Kanun’un 5. maddesi gereği 2003 yılından sonra yapılan muhdesatların Hazineye ait olacağı ve bu yönde araştırma yapılması gerektiğini de belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, muhtesat tespiti isteğine ilişkindir.

  1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

  2. Davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;

22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi eşya hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerindeki kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir.

Duraksamadan belirtmek gerekir ki; mevcut bir muhdesata sonradan yapılan imalatlar yeni bir muhdesat meydana getirme sayılamayacağı gibi, bu amaçla yapılan giderler de mevcut muhdesata değer kazandıran faydalı ve zorunlu giderlerdendir. Aynı şekilde bütünleyici parça niteliğinde olmayıp her zaman için ana taşınmazdan sökülüp götürülebilen ve taşınmazdan ayrılması mümkün olan eşyalar da teferruat niteliğindedir. Bu nitelikteki eşyalar yönünden muhdesat aidiyeti davası açılamayacağı, iyileştirici nitelikteki giderlerden paya düşenden fazlasını ancak koşullarının varlığı halinde Türk Borçlar Kanunu'nun 77 ve devam eden maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açılacak eda nitelikli bir alacak davası ile istenebileceği kuşkusuzdur. Eda davası açma hakkının bulunduğu hallerde bu davaya öncü olacak bir tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunduğundan söz edilemez. Hemen belirtmek gerekir ki hukuki yarar dava koşuludur.

Somut olaya gelince; mahallinde yapılan keşif sonucunda, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporlarına göre; afet evinin çevresindeki yer betonu ile avlu içindeki sundurma tamamlayıcı ve iyileştirici mahiyette olmaları sebebi ile, tel çitin ise sökülüp götürülebilir nitelikte olması sebebi ile muhdesat niteliği yoktur.

Yukarıda açıklandığı üzere, öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan yerleşik görüşlere göre, bu nitelikteki eşyalar yönünden muhdesat tespiti davası açılamayacağı, ancak koşullarının varlığı halinde Türk Borçlar Kanunu'nun 77 ve devam eden maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açılacak eda nitelikli bir alacak davası ile talep edilebileceğinin mümkün olduğu, eda davası açma hakkının bulunduğu hallerde de bu davaya öncü olacak bir tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gözönünde bulundurularak, tespiti istenen bu kalemler yönünden ret kararı verilmesi gerekirken, yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

SONUÇ: Davalılar vekilinin temyiz itirazları yukarıda 2. bentte açıklanan sebeple yerinde görüldüğünden kabulü ile, hüküm fıkrasının (1) nolu bendinde yer alan “...toplam 63,25 m2 yüz ölçümlü yer betonu,... 2 adet sundurma,....156,00 metre tel çitin...” ibarelerinin tamamen çıkarılmasına, hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA; davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda 1. bentte gösterilen sebeplerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 22.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

tespitimuhdesatın

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:46:16

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim