Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2019/837
2021/2481
18 Mart 2021
DAVA TÜRÜ: Haricen Satın Alınıp Bağışlanan Taşınmazın TMK 713/2 Uyarınca Tapu İptali Ve Tescili
MAHKEMESİ: Çumra Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Çumra Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.09.2018 tarihli ve 2015/531 Esas, 2018/408 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davalı ... tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5 Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, vekil edeninin babası ...’ın 1869, 635 ve 112 ada 6 parsel sayılı tarla vasıflı 3 taşınmazı davalıların murisi ...’den 17.10.1967 tarihinde haricen satın aldığını, ...'in 1969 yılında öldüğünü, geriye davalıların mirasçı olarak kaldığını, müvekkilinin babasının bu taşınmazları aldıktan sonra oğluna bağışladığını, müvekkilinin 1969 yılından bu zamana kadar malik sıfatıyla belirtilen taşınmazları kullandığını TMK’nin 713 şartlarının gerçekleştiğini belirterek, dava konusu taşınmazlarının tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tescilini talep etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karar davalı ... tarafından istinaf edilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında ölmüş ancak mirasçıları tespit edilmediği için ölmüş kişinin adı belirtilerek mirasçıları adına tespit edildiği ve tapunun bu şekilde oluştuğu hallerde kayıt maliki ölü olan şahıs değil mirasçılarıdır… Buna göre bu tür taşınmazların TMK’nin 713/2. fıkrasındaki ölüm nedenine dayalı olarak zilyetlikle kazanılması mümkün olmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusu kabul edilerek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK’nin 713/2. maddesinde düzenlenen ölüm nedenine dayanılarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 635, 1869 ve 2284 parsel sayılı taşınmazların 1962 tarihli dayanak tapu kaydına istinaden 1981 yılında ... adına tespit edildiği ve tutanakların 1982 yılında kesinleştiği, 2284 parselin toplulaştırma uygulamasına alınması ile 112 ada 6 parselin oluştuğu ve bu parselde ...’in dava dışı paydaşlarla birlikte paylı malik olarak tescil edildiği ve ...’in 08.12.1969 tarihinde öldüğü anlaşılmıştır.
Az yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca dava konusu edilen taşınmazların tapu kaydı ... adına oluştuğundan Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi isabetli değildir. Zira kadastro tespitinin ölü olan kişi adına yapılması ile ölü kayıt malikinin mirasçıları adına yapılması aynı anlama gelmemektedir. TMK’nin 713/2. maddesindeki ölüm nedenine dayanılarak edinilemeyecek taşınmazlar, ölü kayıt malikinin mirasçıları adına tespit ve tescil edilmiş taşınmazlardır. Yoksa somut olaydaki gibi, kayıt malikinin tespit tarihi öncesi ölmüş olması ve tapu kaydının ölü kişi adına oluşması durumunda TMK 713/2 ölüm nedeninin uygulanmasına engel bir durum söz konusu değildir.
Öte yandan; TMK mad. 713/2. şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında dosya kapsamında dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarının yeterli olduğunu söyleme imkanı yoktur. O halde; Mahkemece her bir taşınmaz başında keşif yapılarak TMK’nin 713/2. maddesinde yazılı şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin açık ve net olarak ortaya konulması gerekirken, eksik inceleme ile sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.
Kabule göre de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.2.2010 tarihli ve 2010/8 58 Esas, 2010/78 Karar sayılı kararına göre, TMK'nin 713/2. maddesine dayalı olarak açılan davalarda, davanın kabul edilmesi halinde dahi kayıt maliki ile mirasçılarına yargılama giderleri yükletilemeyeceği, harç ve vekalet ücretiyle sorumlu tutulamayacakları göz önüne alınmaksızın karar verilmiş olması uygun görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 18.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:46:38