Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/286

Karar No

2021/2371

Karar Tarihi

16 Mart 2021

MAHKEMESİ: İcra Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ: İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Asıl ve birleşen dosyada davacı üçüncü kişi vekili, mahcuzların müvekkiline ait olduğunu ve ihraç edilmek için hazırlandığını, takip borçlusu şirketin mahcuzlarla bağlantısının bulunmadığını belirterek, istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.

Asıl ve birleşen dosyada davalı alacaklı vekili, hacizli menkullerin borçlu şirkete ait olduğunu, borçlu şirket temsilcisinin hacizde hazır bulunduğunu, kolisaj evrakı ve sevk irsaliyesinde borçlu şirket yetkilisinin adının bulunduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Davalı birleşen dosyada davalı borçlu vekili; üçüncü kişi şirket ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu şirket yetkilisinin bu nedenle haciz mahallinde bulunduğunu beyan etmiştir.

Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda, asıl ve birleşen davanın reddine ilişkin verilen karar, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 11.6.2019 tarihli ve 2018/9819 Esas, 2019/5703 Karar sayılı ilamı ile, haczin tarafsız alanda yapılmış olması ve kolisaj evrakının üçüncü kişi adına olması nedenleriyle, İİK'nin 97/a maddesinde düzenlenen mülkiyet karinesinin üçüncü kişi lehine olduğu,18.03.2009 tarihinde borçlu ve üçüncü kişi arasında Noterde düzenlenmiş Aracı İhracatçı Sözleşmesi bulunduğu, haciz sırasında borçlu yetkilisi ...' nin anılan sözleşme gereği haciz mahallinde olduğu ve evraklar üzerinde adının bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği, borçlu ve üçüncü kişi ortakları arasında organik bağ bulunmadığı,üçüncü kişi şirketin takibe dayanak borcun doğumundan yaklaşık iki yıl önce 01.06.2006 tarihinde kurulduğu, alacaklının muvazaa iddiasını ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın kabulü gerektiğinden bahisle karar bozulmuş, davalı alacaklı vekili karar düzeltme isteğinde bulunmuştur. Dairemizin 5.11.2019 tarihli ve 2019/5602 Esas, 2019/ 9870 Karar sayılı kararı ile; davalı alacaklı vekilinin karar düzeltme dilekçesine eklediği 12.4.2012 tarihli ibranamede ayrıntılarına yer verilen çekler nedeni ile açılmış olan takip dosyalarından, gerekse karşılıksız çıkan ve diğer tüm davalardan feragat ve davacı şirketin tamamen ibra edileceği belirtilmiş olup, anılan ibranamede dayanak çekler ve takip dosya numaralarına da yer verildiği,anılan ibraname gereğince takipten feragat edilip edilmediği, geçerli bir haciz bulunup bulunmadığı hususunun ön koşul olarak değerlendirilmesi gerektiğinden davalı alacaklı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kısmen kabulü ile önceki bozma gerekçesine ilave edilmesine karar verilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak dayanak icra dosyalarının getirtildiği, 12.04.2012 tarihli anılan ibraname gereğince takiplerden feragat edilmediğinden takiplerin devam ettiği, davaya konu edilen mahcuzlar üzerindeki hacizlerin geçerli olduğu anlaşıldığından dava ve birleşen davanın görülmesi için ön koşulun bulunduğu;haczin tarafsız alanda yapılmış olması ve kolisaj evrakının üçüncü kişi adına olması nedenleriyle, İİK'nin 97/a maddesinde düzenlenen mülkiyet karinesinin üçüncü kişi lehine olduğu, alacaklının muvazaa iddiasını ispatlayamadığı gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir

  1. Davalı alacaklı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmadığından reddine karar vermek gerekmiştir.

  2. Taraflar arasında dava konusu yapılan mahcuz mallara ilişkin istihkak davasının devamı sırasında, mahcuzların ihale ile satılarak paraya çevrilmesi halinde istihkak davası İİK'nin 97/10. maddesi uyarınca satış bedeline dönüşür. Somut olayda mahcuzların 09.11.2019 tarihinde yapılan ihale ile satılarak paraya çevrildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, dava konusu mahcuzların yargılama devam ederken ihale ile dava dışı kişiye satılmış olduğu dikkate alınmaksızın haczin kaldırılmasına karar verilmiştir. Bu durumda Mahkemece mahcuzların satıldığı ve davanın bedele dönüştüğü gözönüne alınarak, satış bedelinin üçüncü kişiye ödenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nin 366 ve HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalı alacaklı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, taraflarca İİK'nın 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 16.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

istihkak

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:47:10

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim