Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/704
2021/2118
9 Mart 2021
MAHKEMESİ: İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı üçüncü kişi vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 09.03.2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı üçüncü kişi vekili gelmedi, karşı taraftan davalı alacaklı vekili Av. ... ... geldi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili, 26.08.2013 tarihinde yapılan hacizde müvekkiline ait granit mermerlerin haczedildiğini, mermerleri haciz tarihinden çok önce satın aldıklarını ve bedelini de ödediklerini iddia ederek davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda, davanın kabulüne ilişkin verilen karar, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 17.11.2016 tarihli ve 2014/22809 Esas, 2016/15799 Karar sayılı ilamı ile, haczedilen mahcuzların davacının dayandığı faturada belirtilen mal olup olmadığı, faturaların ticari defterlere işlenip işlenmediği, işlenmişse bu defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, borçlu ile üçüncü kişi arasında ticari ilişki olduğunu gösteren cari hesap bulunup bulunmadığının belirlenmesi için bilirkişi raporu alınması, ayrıca haczin yapıldığı açık alanın tarafların iş yerine olan yaklaşık mesafesinin zabıta aracılığı ile belirlenmesi gerektiğinden bahisle araştırma bozması yapılmıştır. Mahkemece bozma ilamına uyularak haczin boş bir arsada yapıldığı,hacze konu menkullerin borçlu şirketten satın alındığına dair beyan karşısında üçüncü kişinin sicil ve vergi kayıtlarındaki adresi olmadığı gözetilerek İİK’nin 97/a maddesi gereğince mülkiyet karinesinin borçlu yararına olduğu, davalı alacaklı taraf ile takip borçlusu arasında hacze konu mermerlerle ilgili alım satım bulunduğu, vergi kayıt cevabına göre de istihkak iddiasının kesin inandırıcı ve güçlü delillerle davacı tarafça kanıtlanmadığı, kaldı ki kabule göre de iş yeri ve menkul devri olduğu iddiası değerlendirilecek olsa dahi, devir iddiası yönünden Borçlar Kanunu’na göre iyiniyetli üçüncü şahısların alacaklarından devreden ve devir alanın 2 yıl boyunca müteselsil olarak sorumlu tutulacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Dava konusu haciz, boş bir alanda yapılmış olup davacı üçüncü kişi haciz mahallinin kendi kullanımında olduğuna dair delil olarak dava dışı ... Gıda... şirketine ait ekmek fabrikasının eklentisinde yer alan arsanın boş kısmının üçüncü kişi tarafından malzeme muhafaza etmek üzere kullanılması için izin verildiğine dair 05.04.2013 tarihli belgeye dayanmış, yargılamada dinlenen tanık ...’in üçüncü kişinin komşusu olan dava dışı ... Gıda firmasında müdürlük yaptığı, şirketin arsasına üçüncü kişinin mermerlerini bıraktığı şeklindeki beyanı ile üçüncü kişinin delil olarak dayandığı belgeyi doğruladığı anlaşılmıştır. Ayrıca,dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporuna göre, haciz yapılan yer ile üçüncü kişinin vergi dairesinde kayıtlı adresi arasında 4 km mesafe olup malzeme bırakılması için 4 km’ lik mesafenin makul olarak görülmesi gerekmiştir. Bu durumda mülkiyet karinesi davacı üçüncü kişi lehine olup, davanın İİK’nin 96. maddesi gereğince üçüncü kişi tarafından açılması ispat yükünün yer değiştirmesine neden olmaz. Mülkiyet karinesinin aksinin davalı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. Davalı alacaklı, vergi dairesi kayıtları, tanık, icra dosyası ve hacze konu mahcuzları borçluya sattığına ilişkin faturaya dayanmış, üçüncü kişi de hacze konu menkulleri borçludan satın aldığına dair fatura sunmuş olup, anılan fatura ve fatura bedellerinin ödenmesine ilişkin makbuzlar,yine fatura bedeli için verilen çeklerin ödendiğinin Banka tarafından teyit edilmesi üçüncü kişinin lehine olan karineyi desteklemiş, alacaklı tarafından borçlu ile üçüncü kişi arasında yapılan satışın muvazaalı olduğuna dair dosya kapsamına güçlü ve inandırıcı delil sunulamadığı anlaşıldığından davanın kabulü yerine, oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nin 366 ve 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, İİK'nin 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 09.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:48:43