Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/9388

Karar No

2021/12660

Karar Tarihi

20 Aralık 2021

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

... ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında 29.06.2006 tarihinde yapılan tesis kadastrosu sonucunda, ... Mevkii (eski adıyla ... Deresi Mevkii) 101 ada 1 parsel nolu taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

Davacı ..., ... ilçesi ... Köyü ... Mevkii (eski adıyla ... Deresi Mevkii) 101 ada 1 nolu orman parseli içerisindeki yaklaşık 11 dönüm yüzölçümündeki 3 parça yerin 2006 yılında köylerinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında kendi adına yazılması gerekirken ormana bırakıldığını, dava konusu yerin dedesinden ve babasından miras kaldığını, dedesi ve babası adına vergi kayıtları bulunduğunu ileri sürerek, söz konusu kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın adına tespitine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece, teknik bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, verilen bu karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; dava konusu taşınmaz, yörede 26.09.2006 tarihinde yapılan tesis kadastrosu neticesinde orman vasfıyla Maliye Hazinesi adına tescil edildiği halde, davacı tarafından tapu kayıt maliki Hazineye husumet yöneltilmemiş ve Mahkemece de, Hazinenin davaya katılımı sağlanmaksızın yokluğunda dava görülüp sonuçlandırılmıştır. Bu haliyle davada taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemez. Oysa ki, taraf teşkilinin sağlanması, dava şartlarından olup bu koşul yerine getirilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi hukuken mümkün değildir.

Öte yandan; kabule göre de, Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki; dava konusu taşınmazın niteliğinin belirlenmesi açısından en eski tarihli hava fotoğrafları incelenmediği gibi, taşınmazın kullanım durumunu, süresini ve üzerindeki imar ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğrafı incelemesi olduğu halde bu hususta rapor da alınmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm verilemez.

Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi içen Mahkemece, öncelikle davacıya, davasını tapu kayıt maliki olan Hazineye yöneltmek suretiyle taraf teşkilini sağlaması için süre ve imkan tanınmalı, bu şekilde taraf teşkilinin tamamlanması halinde, tapu kayıt maliki Hazineden davaya ilişkin savunma ve delilleri sorulmalı, bildirdiği takdirde delileri toplanmalı; ayrıca yöreye ait en eski tarihli hava fotoğrafı ve orman tahdidine esas memleket haritası ile kadastro tespit tarihinden 15 20 25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ile taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği ve alınacak cevabi yazılar ile araştırılan hususlara ait belge ve tutanaklar ile haritalar ilgili yerlerden getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, bir ziraat mühendisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşif sırasında, getirtilen kayıt ve belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle temyize konu taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak, dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın önceki ve halen niteliğinin ne olduğu, kullanım durumu ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli; üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile imar ihyaya konu olup olmadığı, olmuş ise imar ihyaya en erken ne zaman başlanıldığı ve imar ihyanın hangi tarihte tamamlandığı, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığı ve temyize konu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığı açıklattırılmalı; klizimetre (eğim ölçer) cihazı ile taşınmazın bölümlerinin gerçek eğimi (en düşük, en yüksek ve ortalama eğimi) memleket haritasındaki münhanilerden de yararlanılarak belirlenmeli; ayrıca orman sınır noktaları, tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6 7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli; orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli, tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenerek, çelişki bulunmakta ise çekişmeli taşınmaz yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki, tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, imar ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraatçi bilirkişiden, taşınmazın toprak yapısını, önceki ve halen mevcut niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye elverişli ve komşu taşınmazlara ilişkin açılan tescil davası varsa irtibatlı kroki üzerinde gösterir rapor ve kroki düzenlemesi istenilmeli; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli; zilyetlik iddiasında bulunan davacı adına daha önceden belgesizden taşınmaz tescil edilip edilmediğiyle ilgili 3402 sayılı Kanun' un 14/1. maddesinde yazılı 40/100 dönüm araştırması da yapılarak, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince ... ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı ...'e iadesine, 20.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:59:05

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim