Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/14446
2021/12123
7 Aralık 2021
MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacılar ... ve arkadaşları yönünden davanın kısmen kabulüne, asli müdahiller ... ve arkadaşları yönünden kabulüne, asli müdahil ... ve arkadaşları yönünden reddine karar verilmiş olup, hükmün davacılar ... ve arkadaşları ile asli müdahil ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Kadastro sırasında, ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 7259 parsel sayılı 2.610,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, dava konusu olduğu gerekçesiyle malik hanesi açık bırakılarak tespit edilmiştir.
Davacı ... ve arkadaşları vekili, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmış ve yargılama sırasında müdahil ... ve arkadaşları tapu kaydına dayanarak, müdahil ... ve arkadaşları ise irsen intikale dayanarak davaya katılmışlardır.
Mahkemece verilen, davanın kabulüne ve dava konusu 7259 parsel sayılı 2.610,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın davacıların veraset ilâmındaki hisseleri oranında adlarına tapuya tesciline ilişkin önceki tarihli hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 28.01.2013 tarih, 2012/6946 2013/419 sayılı ilamı ile, ''dava konusu 7259 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağı kesinleşip maliki belirlenmediğinden Mahkemece, dava dilekçesinin görev yönünden reddine ve dosyanın görevli ve yetkili Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi'' gereğine değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda görevsizlik kararı verilerek dava dosyasının gönderildiği Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda, davacılar ..., ... ve ...'ın davasının kısmen kabulüne; asli müdahiller ..., ..., ..., ... ve ...'ın davasının kabulüne; asli müdahiller ... ve ... davasının reddine; çekişmeli 7259 parsel sayılı taşınmazın tarla vasfı ile ve 2.610 metrekare yüzölçümü ile toplam 192 pay üzerinden 32/192 payın ..., 32/192 payın ..., 8/192 payın ..., 12/192 payın ... , 12/192 payın ..., 12/192 payın ..., 42/192 payın ..., 42/192 payın ... adına tespiti ile tapuya tesciline, tapunun beyanlar hanesine, "A harfli ev ... , B harfli ev ... ve ... tarafından yaptırılmıştır" açıklamasının yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve arkadaşları ile asli müdahil ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın malik hanesi açık olup 3402 sayılı Kanunun 30/2 maddesi şartları mevcut olduğundan gerçek hak sahibi re'sen belirlenerek kadastro tespit tutanağının malik hanesi doldurulmalıdır. Bu nedenle öncelikle ... Mahallesinin bağlı olduğu ... İlçe Belediye Başkanlığı ve ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının davada taraf olması sağlanmalıdır. Mahkemece yöntemince taraf teşkili sağlanmadan davanın esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Kabule göre de; yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki; çekişmeli taşınmaz yönünden tarafların dayandıkları tüm tapu kayıtları geldi gitti ve tüm tedavülleri ile dosya arasına alınmamış, çekişmeli taşınmazın kısmen yol içinde kaldığı anlaşıldığı halde kamulaştırma yapılıp yapılmadığı araştırılmamış ve kamulaştırma yapılmış ise kamulaştırma dosyası ile imar dosyaları getirtilmemiş, yörede yapılan tahdit çalışmalarına ait tutanaklar getirilerek, çekişmeli taşınmazın en eski tarihli ve tespitin yapıldığı tarihten önceki tüm hava fotoğrafları ve memleket haritalarındaki konumu ve niteliği belirlenmeksizin karar verilmesi cihetine gidilmiştir.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece, öncelikle davacılara, taşınmazın bulunduğu İlçe Belediye Başkanlığı ve ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı' na yöneltmeleri için süre ve imkan tanınmalı, taraf teşkili sağlandığında adı geçen Belediyelerden savunma ve delilleri sorulmalı, bildirildikleri taktirde delilleri toplanmalı; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan tüm orman tahdit ve kadastro çalışmalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği; çekişmeli taşınmazı ve komşularını gösterir tesis kadastrosu ve varsa 3402 sayılı Kanunun 22/2 a maddesi uyarınca çalışma sonucu oluşan paftaları; varsa kamulaştırma dosyası ve haritaları; taşınmazın bulunduğu bölgede yapılan imar planlarına ilişkin bilgi ve belgeler; çekişmeli taşınmazı kapsayan memleket haritaları ve hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ile komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri; tarafların dayandıkları tapu kayıtları ile ilk tesislerinden itibaren tüm tedavülleri, varsa plan, harita ve krokileri, ifraz görmüşlerse ifraz haritaları, ilk tesisleri mahkeme ilamına dayandığından ilam örneği ile haritası, kadastro sırasında revizyon görmüş ise revizyon gördükleri taşınmazlara ait kadastro tutanak örnekleri, tedavülleri sırasında kayıtların yüzölçümü ve sınırlarında değişiklik olmuşsa sebebini açıklayan belgelerin onaylı örnekleri, okunaklı ve tapu geldi gittileri bilgisayar çıktılı olmak şartıyla denetime elverişli olacak şekilde dosya içine alındıktan sonra mahallinde; yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde (mahallede) ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç kişilik orman mühendisi bilirkişi kurulu, bir fen elemanı, bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve üç kişilik ziraat mühendisi bilirki kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte; orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6 7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu, imar planı ile 22/2 a çalışması sonucu oluşan çapı ile kamulaştırma işlemi yapılmış ise kamulaştırma sınırlarının, genel kadastro paftasında tek harita üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenerek, çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı; ayrıca getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasa'nın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 Esas, Karar; 14.03.1989 gün ve 35/13 Esas, Karar ve 13.06.1989 gün ve 7/25 Esas, Karar sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasa'nın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediği tespit edilmeli; taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; ayrıca keşif sırasında tarafların dayandığı tapu kayıtları ayrı ayrı, mahalli bilirkişi eliyle mahallinde uygulanmalı, ilk tesisi mahkeme ilamına dayanıyorsa ilam örneği ile haritası uygulanarak, sınır denetimi yapılmalı; dayanılan tapu kaydının mahalline uyup uymadığı tespit edilerek, kayıtlar mahalline uyuyor ise kayıtların kapsadığı taşınmazları sınırları ile birlikte gösterir, denetlemeye elverişli krokili rapor alınmalı; kayıt malikleri ile bu kayıtlara dayanan davacılar arasında akdi veya irsi irtibat bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra, dosyada bulunan orman bilirkişi raporu ve rapora ekli memleket haritası ve hava fotoğraflarındaki konumu dikkate alınarak tapu kayıtlarının 4785 ve 5658 sayılı Yasalar kapsamında hukuki değerini yitirip yitirmediği araştırılarak, tapunun miktarı ile geçerli olup olmadığı değerlendirilmeli; dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmak suretiyle, dava konusu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı ve bu yolla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli; yerel bilirkişiler ve tanıkların beyanları arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki düzenlemesi istenilmeli; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli ve bundan toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan ve eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3.maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılar ... ve arkadaşları ile asli müdahil ... ve arkadaşlarına ayrı ayrı iadesine, 07.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:01:19