Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/11183

Karar No

2021/10456

Karar Tarihi

18 Ekim 2021

MAHKEMESİ: Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün müdahil Hazine vekili, ... mirasçıları, davacı davalı ... ve ... mirasçıları, davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Yargıtay bozma ilamında özetle; “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmak için yeterli olmadığı belirtilerek, öncelikle tüm komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, taşınmazların bulunduğu mahalleye komşu mahallelerden seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile uzman bilirkişilerin katılımıyla keşif yapılması, bu keşif sırasında, davacıların dayandığı tapu kaydının ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup hudutların mahalli bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmesi, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tesbiti için taraflara tanık dinletme imkanının sağlanması, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutların haritasında işaret ettirilmesi, çekişmeli taşınmazların kuzeyinde bulunan taşınmazların tespitinin mera olduğunun beyan edilmesi karşısında bu taşınmazların kadastro sırasında mera olarak tespit görüp görmediklerinin ve öncesinin mera olup olmadıklarının yöntemine uygun şekilde araştırılması, davacının dayandığı tapu kaydının kuzey sınırında ve çekişmeli taşınmazlara komşu 372 ada 4 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tapu kaydının kuzey sınırında mera yazılı olduğunun, tapu kayıtlarında belirtilen ibarelerin aksinin yine kayıtla ispat edilebileceğinin gözetilmesi, dava konusu taşınmazların kuzeyinde bulunan taşınmazların mera olduğu sonucuna varıldığı takdirde, çekişmeli taşınmazların sınırında eylemli olarak mera bulunması ve davacının dayandığı tapu kaydının kuzey sınırında mera yazılı olması nedeniyle gayri sabit nitelikteki tapu kaydının kapsamının miktarına göre tayin edilmesi gerektiğinin düşünülmesi, davacının dayandığı tapu kayıt maliki ve davacıların murisi ... ...'nın ölüm tarihinin 1924 yılı olduğunun ve ölüm tarihi itibariyle terekesinin müşterek mülkiyet hükümlerine tabii olduğunun gözetilmesi, ... ... mirasçılarının gerek bir kısım mirasçılara, gerekse de 3. şahıslara karşı pay satışlarının mümkün olduğu ve bu satışların her türlü delille ispatlanabileceği hususunun nazara alınması, tapulu taşınmazdan pay satın alanlar yönünden satın alanlar lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13/B b maddesinde yazılı olan şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması, bir kısım ... ... mirasçılarının diğer mirasçılardan pay satın aldıklarına ilişkin dosyaya ibraz edilen satış senetlerinin yöntemince uygulanarak kapsamlarının belirlenmesi, pay satın alanların taşınmazlar üzerinde zilyet olup olmadıkları ile zilyet olmaları halinde zilyetliklerinin başlangıç tarihi ve süresinin belirlenmesi, keşfe götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan tapu kaydının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmesi ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 372 ada 5, 6 ve 7 parselin tespitinin iptali ile çekişmeli 372 ada 7 parsel numaralı taşınmaz ile 372 ada 5 parselin 30.06.2016 tarihli fen raporunda A harfi ile gösterilen 467,54 metrekarelik bölümünün hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... ve müşterekleri adına tesciline, 372 ada 5 parselin 30.06.2016 tarihli fen raporunda B harfi ile gösterilen 2.557,64 metrekarelik kısmı ile 372 ada 6 parselin mera olarak sınırlandırılmasına sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, müdahil Hazine vekili, ... mirasçıları, davacı davalı ... ve ... mirasçıları, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.

  1. Davacı davalı ... mirasçıları ... ve arkadaşları vekilinin, dava konusu 372 ada 6 parsel ile 372 ada 5 parselin 30.06.2016 tarihli fen bilirkişi raporunun B harfi ile gösterilen kısmına ilişkin hükme yönelik temzyiz itirazları ile asli müdahil ... mirasçıları ... ve ...'ın 372 ada 6 parsele ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, davacı davalı ... mirasçıları ... ve arkadaşları vekili ile asli müdahil ... mirasçıları ... ve ...'ın vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

  2. Asli Müdahil Hazine vekilinin, 372 ada 7 parsel ve 372 ada 5 parselin 30.06.2016 tarihli fen bilirkişi raporunun A harfi ile gösterilen kısmına ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mahkemece, çekişmeli kısımların tapu kaydı kapsamında kaldığı kabul edilerek karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Belirtmek gerekir ki; Türk Hukuk sisteminde 31.12.1932 tarih ve 2083 sayılı Kanun ile Ocak 1934 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 1782 sayılı Ölçüler Kanunu gereğince yüzölçümü tespiti açısından âşarî metre sistemi kabul edilmiştir. Anılan tarihten önceki dönemde eski yüzölçümlerinin geçerli olduğu bilinmelidir. Eski yüzölçümü hesaplamasında 1 dönüm 919 metrekaredir (Özmen, İ. /Çorbalı, H.: 3402 Sayılı Kadastro Kanunu Şerhi, Ankara 1988, s. 301). Dayanılan tapu kaydının Eylül 1319 (Miladi Eylül 1903) tarihli olduğu dikkate alınmaksızın Mahkemece belirtilen miktarı aşacak nispette kapsam tayini yapılması isabetsizdir.

Hal böyle olunca; Mahkemece, tapu kaydının tesis tarihi itibariyle dönümün karşılığının 919 metrekare olduğu dikkate alınarak kapsam tayinini sağlanması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, bu husus göz ardı edilerek hüküm kurulması isabetsizdir.

  1. Davalı ... vekili ve davacı davalı ... mirasçıları ... ve müştereklerinin, çekişmeli 372 ada 7 parsel ve 372 ada 5 parselin 30.06.2016 tarihli fen bilirkişi raporunun A harfi ile gösterilen kısmına ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece, noter senedi ve harici senetle yapılan satışlar sonucunda ...'ın lehine 3402 sayılı Kanun'un 13/B b maddesi uyarınca kazanım koşullarının oluştuğu kabul edilerek karar verilmiştir. Belirtmek gerekir ki, bozma ilamında da belirtildiği üzere, dip muris ... ...'nın ölüm tarihi itibariyle terekesi müşterek mülkiyet hükümlerine tabi ise de, davacı davalı ... ve müştereklerinin murisi ...'ın satıcı olarak yer aldığı noter senedinin düzenlenme tarihi itibariyle yakın murisi ... terekesi el birliği mülkiyeti hükümlerine tabidir. Elbirliği hükümleri uyarınca bir kısım ... mirasçılarının üçüncü kişiye satışının hukuki kıymeti bulunmadığından, pay satın alan ... lehine 3402 sayılı Kanun'un 13/B b maddesinde yazılı şartlar gerçekleşmemiştir.

Bu durum karşısında, dip muris ... mirasçısı yakın muris ...'ın paylarının üzerlerinde bırakılması gerekir. Öte yandan davalı ...'ın murisi ...'ın yakın murisi ...'dan kalan payının harici senet ile diğer iştirakçi Selahattin lehine devrinin gerçekleştiğinin kabul edilebilmesi için, söz konusu senedin çekişmeli taşınmaza uyması gerekir. Dosyaya sunulan 11.06.1954 tarihli harici senedin mevki, miktar, vasıf ve yönleri açısından taşınmaza uymadığı sabittir.

Hal böyle olunca; Mahkemenin pay devrine yönelik kabulü isabetsiz olup, temyiz yoluna başvuran ... payının üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı davalı ... mirasçıları ... ve arkadaşları vekilinin 372 ada 6 parsel ile 372 ada 5 parselin 30.06.2016 tarihli fen bilirkişi raporunun B harfi ile gösterilen kısmına yönelen temyiz itirazlarının REDDİNE, 372 ada 7 parsel ve 372 ada 5 parselin 30.06.2016 tarihli fen bilirkişi raporunun A harfi ile gösterilen kısmına ilişkin hükme yönelen, asli müdahil Hazine vekilinin temyiz itirazlarının (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekili ve davacı davalı ... mirasçıları ... ve müştereklerinin temyiz itirazlarının (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden müdahil ... mirasçıları, davacı davalı ... ve ... mirasçıları, davalı ...'a iadesine, 18.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:08:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim