Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/1963
2020/6707
3 Kasım 2020
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi, Yıkım Ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne dair kararın davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 06.02.2020 tarihli ve 2018/5079 Esas, 2020/1024 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Davacı vekili ile davalı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, vekil edeni ile davalı arasında önce imzalanan, daha sonra Belediye nezdindeki görevliler tarafından da işleme konulan 27.01.1997 tarihli satış sözleşmesine istinaden ... ... Mahallesi ... Caddesinde bulunan 300m² alanlı taşınmazın davalıdan satın alındığını, (sözleşmeye göre) vekil edeni tarafından inşaa edilecek bina ile davalıya ait bina arasında ortak kullanım alanı bırakıldığını, bu boşluğun iki tarafın kömürlük, park veya yeşil alanı olarak kullanılabileceğini, ancak davalının ortak bırakılan alana yapı yapmak suretiyle müdahale ettiğini, 2002 yılında davalının binasına dek uzanan, balkon ve benzeri yapılarla ilgili şikayette bulunduğunu, 300 m² yer satılmasına rağmen 217 m² alanın vekil edeninin kullanımında olduğunu açıklayarak, davalının haksız müdahalesi nedeniyle elatmanın önlenmesine, tesis edilen muhdesatın kal’ine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL ecrimisilin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, “davacının açtığı ecrimisil davasının kısmen kabulüne, 475,00 TL ecrimisil tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ili birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının meni müdahale ve kal'i davasının ise kısmen kabulüne, fen bilirkişisi ...'in 17.11.2015 tarihli ek bilirkişi raporunda E2 harfi ile gösterilen kırmızı renkli 34 m2’lik kısma davalının yaptığı ziliyetliğe yönelik müdahalenin men'ine bu kısımda kalan yapının kal'ine,” karar verilmiş, hüküm, süresi içinde davacı ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. Karar, Dairenin 06.02.2020 tarihli ve 2018/5079 Esas, 2020/1024 Karar sayılı ilamı ile onanmıştır. Davacı ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dava, elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemine ilişkindir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 27/1. maddesinde "Mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine re’sen devrolunur" şeklindeki düzenleme gereğince bir bölgede kadastro çalışması yapılmaya başlandıktan sonra kadastro çalışması kapsamına giren taşınmazlarla ilgili uyuşmazlık konusu davalara bakan mahkeme anılan özel düzenleme gereğince görevsizlik kararı vererek dosyanın görevli ve yetkili kadastro mahkemesine gönderilmesine karar vermelidir. Kadastro çalışması başladıktan sonra yerel mahkenin görevsizlik kararı vermeyip davayı sonuçlandırması ve verdiği kararın kesinleşmesi de esasen sonuca etkili değildir. Bu şekilde kesinleşen karar maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez. Keza HMK'nin 1. maddesindeki “....göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir.” şeklindeki düzenleme gereğince görev hususu yargılamanın her aşamasında ve kanun yolu incelemelerinde kendiliğinden gözetilir.
7143 sayılı Yasa’nın geçici 1. Maddesi, "26.9.2011 tarihli ve 2011/2266 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli kroki ile sınırları gösterilen alanda bulunan ve iyileştirme, yenileme ve dönüşüm uygulamaları kapsamında bulunan taşınmazlar bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla iyileştirme, yenileme ve dönüşüm uygulamaları yapılarak fiili kullanıcılara devredilmek üzere talebi halinde tapuda ayni ve şahsi haklar ile temlik hakkını kısıtlayan veya yasaklayan şerhe ilişkin muvafakat aranmaksızın Sultanbeyli Belediyesi adına tescil edilir. Bu taşınmazlarla birlikte daha önce bu kapsamda Maliye Bakanlığınca Belediyeye devredilen taşınmazlar, zilyetleri veya fiili kullanıcıları tespit edilmek ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle 21/6/1987 tarihli ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun ek 4 üncü maddesi hükümlerine göre kadastrosu yapılarak Belediye adına tescil edilir." hükmündedir.
3402 sayılı Yasa’nın Ek Madde 4 "6831 sayılı Orman Kanunu’nun 20.6.1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanun’la değişik 2 nci maddesi ile 23.9.1983 tarihli ve 2896 sayılı, 5/6/1986 tarihli, 3302 sayılı Kanun’larla değişik 2 nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir. " hükmündedir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere (ve eksikliğin giderilmesi yolu ile getirtilen kayıtlarına göre); dava konusu taşınmazı da kapsayan (6.011.503,00 m2 yüzölçümlü) 1561 parsel sayılı (davacı, davalı ve dava dışı çok sayıda paydaş adına kayıtlı) taşınmaza yönelik 7143 sayılı Kanun’un geçici 1. Maddesi uyarınca 3402 sayılı Kanun’un Ek 4. maddesine göre kullanım kadastrosu yapıldığı, çalışma neticesinde 8170 ada 12 ve 13 nolu parsellerin kullanıcı tespitlerinin belirlendiği, 13 nolu parsel üzerinde davalı lehine muhdesat şerhi bulunduğu, davacı tarafından, kendisine yerin 278,28 m2 olmasına rağmen kadastro çalışması sonucunda 217,34 m2 olarak tespit edildiği iddiası ile tespite itiraz davası açıldığı, İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesinin 2019/443 Esas sayılı dosyası üzerinden, 8170 ada 12 ve 13 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarına yönelik “davalıdır şerhi” konulmasına karar verildiği (ve mevcut dosyanın Yargıtaydan dönüşünün beklendiği) anlaşılmaktadır.
Bu durumda Mahkemece, açıklanan kanun hükümleri uyarınca; ayni hakka dayanan elatmanın önlenmesi isteği yönünden hükmü veren Mahkeme karar düzeltme aşamasında yukarıda açıklanan kanun hükümleri uyarınca görevsiz hale geldiğinden davadaki bu istek hakkında görevsizlik kararı verilmek suretiyle dava dosyasının görevli İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesine gönderilmesine, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca Kadastro Mahkemesinin görev alanı dışında kalan (Kadastro Mahkemesi ecrimisil ve kal davalarına bakamaz) ecrimisil ve kal istekleri bakımından HMK'nin 167. maddesi (HUMK'un 46) gereğince ayırma (tefrik) kararı verilerek mahkemenin ayrı bir esasına kaydının yapılmasına ve Kadastro Mahkemesinde görülen uyuşmazlığın bekletici mesele sayılmasına karar verilmesi gerekmektedir.
Hal böyle olunca; bu yönden kararın bozulması gerekirken, tümüyle onandığı, Dairenin 06.02.2020 tarihli ve 2018/5079 Esas, 2020/1024 Karar sayılı onama kararının maddi hataya dayalı olduğu bu sefer yapılan incelemede anlaşıldığından, davacı vekili ve davalı vekilinin karar düzeltme isteklerinin bu nedenle kabulü ile Dairenin onama ilamının kaldırılmasına, hükmün yukarıda açıklanan gerekçeyle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekili ve davalı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairenin 06.02.2020 tarihli ve 2018/5079 Esas, 2020/1024 Karar sayılı onama ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA, bozma nedenine göre davacı vekili ile davalı vekilinin diğer karar düzeltme itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 03.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 20:12:06