Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2019/1886

Karar No

2020/4239

Karar Tarihi

30 Haziran 2020

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ: Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün taraf vekillerince tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, dava konusu 31 parsel sayılı taşınmazın muris ...’dan kaldığını, vekil edeninin rızası olmadığı halde davalıların taşınmazı ekip biçtiklerini açıklayarak, 10.000,00 TL ecrimisilin davalılardan alınmasına karar verilmesini istemiş, 02.05.2014 tarihli dilekçesi ile talebini 11.553,58 TL’ye yükseltmiştir.

Davalılar vekili, taşınmazın vekil edenlerinden Raziye tarafından, annesi Refia’dan kiralandığını, kira bedelerinin de Refia’ya ödendiğini, taşınmazın, mirasçılar tarafından yapılan harici taksimde Refia’ya bırakıldığını ve Refia tarafından yıllarca kullanıldığını, vekil edenlerinden Hakkı’nın diğer davalı ...’nin eşi olduğunu ve taşınmazı eşi Raziye adına kullandığını, taşınmazın en son 2009 yılında kullanıldığını daha sonra boşaltıldığını beyanla davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davalı ... hakkında açılan davanın reddine, 635,62 TL ecrimisil alacağının 1 Eylül 2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 1.598,98 TL ecrimisil alacağının 1 Eylül 2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan alınarak davacıya (tereke temsilcisine) verilmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekili ile davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

  1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacılar vekilinin, davalılardan ... hakkında verilen ret kararına yönelik temyiz itirazları ile, davacılar vekili ile davalılardan ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde yerinde görülmemiştir.

  2. Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1 120 96 sayılı kararı).

Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nin 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir.

Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.

Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.

İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.

Somut olaya gelince; yargılama sırasında dosyaya değişik tarihli hesap raporları ibraz edilmiş, her bir raporda aynı yıllara ilişkin farklı ecrimisil bedelleri hesaplanmış, Mahkemece 19.02.2014 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmış ise de, raporlar arasındaki çelişki giderilmediği gibi, 19.02.2014 tarihli bilirkişi raporuna üstünlük tanınma nedeni de açıklanmamıştır.

Hal böyle olunca, Mahkemece, davalının süresinde yapmış olduğu zamanaşımı defi ve davalı ...’nin annesi Refia’ya tebaan taşınmazı kullandığı anlaşılmakla, anne Refia’nın payı da gözetilmek suretiyle, tarım arazisinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talepte bulunulduğundan, davalının haksız kullanımında bulunan arazi miktarının belirlenmesi ile taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğunun tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulması, (dosyadaki belgeler arasındaki çelişkilerin giderilmesi) ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerlerinin ilgili kurumlardan talep dönemleri için getirtilmesi, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı hususlarının tespit edilmesi, raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi ondan sonra toplanmış ve toplanacak delillere göre bir hüküm kurulması gerekirken, yeterli olmayan bilirkişi raporuna istinaden karar verilmesi doğru olmamıştır.

SONUÇ: Davacılar vekili ile davalılardan ... vekilinin temyiz itirazları yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacılar vekili ile davalılardan ... vekilinin sair temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 30.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

ecrimisilkarar

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 20:30:18

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim