Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/1648
2020/3852
23 Haziran 2020
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi, Kal Ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili; müvekkilinin 43325 ada 16 parsel sayılı 608 m2 taşınmaza müştereken malik olduğunu, davalı tarafından davacının izni ve bilgisi dışında taşınmaza haksız olarak elatıldığını ve 10 yılı aşkın süredir davalı tarafından kullanıldığını, davalının taşınmazın bir kısmını otogaz işletmesi olarak kullandığını ve uyarılmasına rağmen fuzuli şagil olmaya devam ettiğini belirterek dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte şimdilik 5000 TL dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık ecrimisil bedelinin tahsilini, davalının dava konusu taşınmaza müdahalesinin menini ve kalini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket yetkilisi ... cevabında; dava konusu 16 parselin 608 m2 değil, 6589 m2 olduğunu, davalının da aralarında bulunduğu 220 yi aşkın hissedarı olduğunu, davalının 266/6589 hisse maliki olduğunu, yine aynı ada 4 parselin tamamı ile aynı ada 7 parselin 283/419 hissesine davalı şirketin malik olduğunu, dava konusu 16 parselin 43325 adanın kuzey tarafında.... Caddesi ile arasında 43329 ada 29 parselle birlikte imarda ağaçlandırılacak alan olarak ayrılmış alan olup planlaması yapılırken sehven 43325 ve 43326 parsellerin kuzey cephesinde yola çıkış bırakmadan parseller oluşturulduğunu, bu nedenle istasyonun bulunduğu 4,5,6,7 ve yapılaşmanın tamamlanmadığı 43325 ada 3 ve 8 parsellerle 43326 ada 2,3,4,5,30 ve 31 parsellerden caddeye giriş çıkışların dava konusu 16 ve 29 parseller üzerinden yapıldığını, ancak davalı istasyonunun kurulduğu günden bu yana ana caddeye giriş çıkışın kendi hissesi olan 266 m2’lik alandan yapıldığını, imar planının tescili gerekirse 16 parselden tefriki için idare mahkemesine açılan davanın derdest olduğunu, bekletici mesele yapılmasını, taşınmazda davalı ve davacı dışında 220 yi aşkın hissedar olduğundan diğer maliklerin onayının alınmasını ve tüm maliklerin davaya dahil edilmesinin gerektiğini, davacının ecrimisil talebinin yasal dayanaktan yoksun olup hangi tarihlerde hangi miktarlarda ecrimisil talep edildiğinin belirtilmediğini, bunun davacıya açıklattırılması gerektiğini, davalının kendi maliki olduğu yer dışında yapısı olmayıp davacının neyin kalini istediğinin belli olmadığını, bu hususun da açıklattırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, (ilk kararda) davalı şirketin Muhammet Akif Avundukluoğlu'nun taşınmazdaki payına dayanarak kullandığını, taşınmazdan faydalananın gerçekte taşınmazın müşterek maliki Muhammet Akif Avundukluoğlu olduğunu, TMK'nin 693. maddesine göre paydaşlardan her biri diğerlerinin hakları ile bağdaştığı ölçüde paylı maldan faydalanabileceğini, TMK'nin 2. maddesi uyarınca iyiniyet kuralları içerisinde başka paydaşların haklarına zarar verilmediği sürece bu yararlanma hakkının ortadan kaldırılamayacağını ve yine kural olarak intifadan men edilmediği sürece bir paydaş diğerinden ecrimisil isteyemeyeceğini, davacının davalı kullanımının kendisine ne şekilde zarar verdiğini belirtmediği gibi davadan önce intifadan men ettiği yolunda delil de ileri sürmediğini, davalının üzerinde kurulu olduğu ve şirket yetkilisine ait olan taşınmazların imar planının hatalı olarak yol bağlantısı kurmaması nedeniyle davaya konu ve yine davalı şirket yetkisinin paydaş bulunduğu, taşınmazı zorunlu olarak ana yola çıkış için kullandığı, bu eylemin davacı paydaşa zararınında olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairenin 14/05/2018 tarihli ve 2018/9091 Esas, 2018/12611 Karar sayılı ilamında belirtilen gerekçeler ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, müdahalenin meni, kal ve ecrimisil talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150/4. maddesi "Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi duruşma, gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yükletilemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır." hükmünü içermektedir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 25.01.1985 tarihli ve 1984/5 Esas, 1985/1 sayılı kararında, harç ödenmesinin talepte bulunanın tek başına yapacağı bir işlem olmayıp, yetkili görevlinin önüne gelen işlemi tamamlama görevinin sonucu ve talepte bulunanla birlikte ortaklaşa yapılması gereken bir işlem olduğu vurgulanmıştır.
Dosya kapsamından, 25.09.2019 tarihli duruşmada mahkemece dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin UYAP ortamından gönderdiği 25.12.2019 tarihli dilekçesi ile yasal 3 aylık süre içerisinde davanın yenilenmesi talebinde bulunduğu, ancak yenileme harcının yatırılmamış olduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda mahkemece, davacıya yenileme harcının miktarı da belirtilerek ihtarlı muhtıra gönderilip verilecek kesin süre içerisinde yenileme harcının tamamlattırılması gerekirken, herhangi bir süre verilmeden ve ihtarat yapılmadan yazılı şekilde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre tavzihe yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK'un 440/III 1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın isek halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 20:32:01