Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2018/4479

Karar No

2020/1803

Karar Tarihi

25 Şubat 2020

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ: Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil, Tapu İptali ve Tescil, Tazminat

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, elatmanın önlenmesi, ecrimisil, tapu iptali ve tescil, tazminat davasının asıl davanın kabulüne, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı karşı davalı vekili, vekil edeninin malik olduğu 28418 ada 2 parsel (eski 490 parsel) sayılı taşınmaza davalıların 15 20 yıldır ev, ahır yaparak ve zeytin ağacı dikmek suretiyle el attığını belirterek dava konusu taşınmaza davalılar tarafından yapılan haksız elatmanın önlenmesine, dava konusu taşınmaz üzerindeki yapı ve ağaçların değerinin tespitine ve haksız kullanımdan doğan ecrimisil bedelinin davalılardan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, karşı davanın ise reddini savunmuştur.

Davalılar vekili, dava konusu taşınmazın davacının murisi ... tarafından 1965 tarihinde vekil edenlerinin murisi ...' e satılarak zilyetliğinin teslim edildiğini, muris ...'in de, dava konusu yere iyiniyetli olarak binalar yapıp, ağaçlar diktiğini, ...' ün vefatından sonra da, davacının babasının bu yeri yine ...'e satıldığını içeren bir belge düzenlendiğini belirterek, dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile miras payı oranında vekil edenleri adına tesciline, olmazsa, taşınmazın değeri ile muhdesatların değerinin tahsiline karar verilmesini istemiş, asıl davanın ise reddini savunmuştur.

Mahkemece, asıl dava yönünden davanın kabulü ile; dava konusu (490 parsel) 28418 ada 2 parsele davalının ev yapmak ve ağaç dikmek suretiyle müdahalesinin men'ine ve muhtesatların yıkılmasına , infazın davalıya ödenecek tazminatlar ödendikten sonra ifasına, 3.270,00 TL. ecrimisil bedelinin dava tarihi olan 28.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı davacıdan alınarak davacı davalıya ödenmesine, karşı davanın kısmen kabulüne taşınmaz üzerindeki yapı, ağaç, yıkım ve nakil masrafı olmak üzere toplam 27.614,00 TL.tazminatın dava tarihi olan 19.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine, taşınmaz değerine ilişkin olarak davanın kısmen kabulüne ; 32.920,00 TL.nin 19/04/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine karar verilmesi üzerine hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Asıl dava çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi, dava konusu taşınmaz üzerindeki yapı ve ağaçların değerinin tespiti ve haksız kullanımdan doğan ecrimisil bedelinin tahsili karşı dava ise, tapu iptali ve tescil olmazsa, taşınmazın değeri ile muhdesatların değerinin tahsili istemine ilişkindir.

Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 28418 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kök parselinin 362 parsel olarak Haziran 1955 tarihli tapu kaydına dayalı 07.06.1963 tarihinde kadastro tespitinin yapılarak davacının kök murisi ... adına 09.04.1981 tarihinde komisyon kararı ile tapuya tescil edildiği, 30.05.1989 tarihinde ... mirasçılarına (davacının babası ... de dahil olmak üzere) intikal gördüğü ve aynı tarihte davacının babası ... ve diğer iki mirasçı adına taksim işlemi ile kaydedildiği, 362 parselin 02.10.1989 tarihinde ifraza tabi tutulduğu, davacının babası ... adına tam hisse ile kayıtlı parselin 490 parsel numarasını aldığı, 03.08.2006 tarihinde ise taksim ile davacı adına tam paylı olarak tapuya tescil edildiği, en son 04.08.2011 tarihinde 22/A uygulaması sonucunda yine davacı adına kayıtlı 28418 ada 2 parsel sayılı taşınmazın oluştuğu, dava konusu taşınmazda davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının olmadığı, davalı karşı davacı tarafından dosyaya sunulan 24.11.1965 tarihli köy satış senedinde, ... kızı ...'ün sınırlarını belirttiği taşınmazın bir dönümünü 250 lira karşılığında davalılar murisi ...'e sattığı, yine dosya içinde ... mirasçıları tarafından düzenlendiği anlaşılan tarihsiz köy senedi başlıklı belgede, 362 parselde bulunan 1000 m2 yerin ... tarafından ...'e satıldığının ve bu yerde hiçbir hakları olmadığının belirtildiği, belgenin davacının babası ... ve birkaç mirasçısı tarafından imzalandığı, başka bir deyişle tüm mirasçılar tarafından imzalanmadığı, Mahkemece yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz üzerinde yaşları ve cinsleri belirtilen ağaçlar ile tek katlı ev ile ahırın bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.

1)Asıl davada, davalılar/karşı davacılar vekilinin el atmanın önlenmesine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde,

Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalılar vekilinin el atmanın önlenmesi isteminin kabulüne yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

  1. Asıl davada, davalılar/karşı davacılar vekilinin ecrimisil ve kal talebinin kabulüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde,

Gerek öğretide gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle işgal tazminatı, hak sahibinin, taşınmazı kullanması nedeniyle kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir bedeldir.

Ne var ki; uygulamada taşınmazı kullanan kişi, haklı bir sebebe dayandığına inanarak veya bir edim karşılığı ya da davacının rızası dahilinde kullandığından bahisle yararlanmayı sürdürüyorsa (harici satış, fiili taksim, kira sözleşmesi vs.) bu gibi hallerde, rızanın ortadan kalkması veya tarafların aldıklarını iade etmesine kadar taşınmazı elinde bulundurma haksız ve kötü niyetli kullanım kabul edilmemektedir. Rızaya dayalı kullanım, haksız ve kötü niyetli bulunmadığından tazminat ile sorumluluk da söz konusu olmamaktadır.

Bu ilkeler çerçevesinde somut olaya bakıldığında, davalıların dava konusu edilen taşınmazı harici satım sözleşmesine dayalı olarak kullandığı düşünüldüğünde, kötüniyetli olarak kabul edilmeyecekleri ortadadır.

Hâl böyle olunca, Mahkemece ecrimisil isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere ecrimisil isteminin kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.

Yine, somut olayda, davalıların murisi ...'in, dosyaya sunulan 1965 tarihli harici satım senedine göre davacılar kök murisi ...'ten dava konusu taşınmazın 1000 m2 lik yeri satın aldığı, zilyetliğin teslim edilmesi üzerine dava konusu taşınmazda muhdesatlar meydana getirdiği sabit olduğuna ve davalıların karşı dava ile tapu iptali ve tescil olmazsa taşınmazın değeri ve TMK’nin 723.maddesi gereği muhdesat bedellerinin kendilerine ödenmesini talep ettiklerine göre, davalıların iyiniyetli olduklarının kabulü gerekir. O halde mahkemece davalılar tarafından kullanılan yapıların kaline karar verilirken TMK’nin 723. maddesinin gözetilmemesi doğru olmamış ve hükmün bu nedenle de bozulmasını gerektirmiştir.

  1. Karşı davada davacılar vekilinin tapu iptal ve tescil isteminin reddine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde,

Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, Karşı davada davacılar vekilinin tapu iptal ve tescil isteminin reddine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

  1. Karşı davada davacılar vekilinin terditli istemi olan harici satış senedindeki bedelin tazminine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde,

Karşı davacı, iptal ve tescile ilişkin isteğinin kabul edilmemesi halinde ödediği bedel yönünden tazminat talebinde bulunmuştur. Mahkemece, dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değeri olan 32.900,00 TL nin karşı davalıdan alınarak karşı davacıya verilmesine karar verilmiş ise de, bu hükme katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, kural olarak, 10.07.1940 tarihli ve 2/77 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre harici satışın hüküm ifade etmemesi durumunda taraflar verdiklerini geri alabilirler. Bilindiği üzere geçerli bir sebebe dayanmaksızın bir kişinin mal varlığından diğerinin mal varlığına kayan değerlerin eksiksiz iadesi denkleştirici adalet düşüncesine dayanır. Denkleştirici adalet ilkesi ise, haklı bir sebep olmaksızın başkasının mal varlığından istifade ederek kendi mal varlığını artıran kişinin elde ettiği bu kazanımı geri vermek zorunda olduğunu ve eski hale getirmede mal varlığında artış olan tarafın yükümlülüğünün bulunduğunu ifade eder.

O halde, harici satış sözleşmesindeki satış bedelinin denkleştirici adalet ilkesine göre tazmini gerekir. Sözleşmedeki, bedelin, uyarlama ve denkleştirici adalet kuralları, 10.07.1940 tarihli ve 1939/2 E, 1940/77 K. ile 07.06.1939 tarihli 1936/31 Esas, 1939/47 Karar sayılı YİBK kararlarının kapsamları ve TEFE TÜFE endeksleri, altın döviz kurlarındaki artışlara, memur ve işçi ücretlerindeki artışlar gözetilerek dava tarihine kadar ulaştığı değerin saptanarak belirlenmesi gerekirken, taşınmazın dava tarihindeki değeri üzerinden tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir. O halde mahkemece yapılacak iş, bu konuda uzman bilirkişilerden bir hesap, bir serbest muhasebeci yada mali müşavir ve bir bankacıdan harici satımı yapan murisin davacı/karşı davalı dışında mirasçılarının da olduğu gözönüne alınarak denetime elverişli rapor alınması, ve sonucuna göre hüküm kurulması olmalıdır. Tüm bu hususlar düşünülmeden taşınmazın dava tarihindeki değeri üzerinden tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

  1. Karşı davada davacılar vekilinin muhdesat bedelerinin tazminine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde,

Somut olayda,mahkemece yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazlar üzerindeki muhdesatların değeri 24.701,25 TL, yapıların yıkım ve moloz nakil bedeli ise, 2.193,20 TL olarak belirlenmiş, mahkemece bu bedellerin toplamı olan 27.614,00 TL nin karşı davalıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş ise de, Mahkemece, sadece muhdesatların değeri üzerinden tazminata hükmedilmesi gerekirken, yıkım giderlerinin de davalılardan tahsiline karar verilmesi doğru değil değildir.

SONUÇ: Asıl davada, davalılar karşı davacılar vekilinin ecrimisil ve kal talebinin kabulüne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte açıklanan nedenle 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Asıl davada, davalılar karşı davacılar vekilinin el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne yönelik temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, karşı davada davacılar vekilinin davacılar vekilinin terditli istemi olan harici satış senedindeki bedelin tazminine ilişkin ve muhdesat bedelerinin tazminine ilişkin temyiz itirazlarının (4) ve (5) bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, karşı davada davacılar vekilinin tapu iptal ve tescil isteminin reddine ilişkin temyiz itirazlarının (3) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 25.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

önlenmesikararelatmanıntapuecrimisiliptalitescilvetazminat

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 20:42:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim