Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2019/1516

Karar No

2019/6909

Karar Tarihi

3 Temmuz 2019

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olup, Mahkeme hükmüne karşı davacı üçüncü kişi vekili, davalı alacaklı vekili ve davalı borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesince davacı üçüncü kişi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı alacaklı vekili ve davalı borçlunun istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş, bu kez hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davacı üçüncü kişi vekili tarafından istenmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 02.07.2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı üçüncü kişi ... bizzat ve vekili Avukat ...geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra, duruşmaya son verilerek; dosya yeniden incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı üçüncü kişi vekili, 07.09.2016 tarihinde mülkiyeti müvekkiline ait yetişmemiş mahsulün haczedildiğini, ... 6. Noterliğinin 20/02/2013 tarih, 04979 yevmiye numaralı sözleşmesi ile haczin gerçekleştirildiği ... İli, Yüreğir İlçesi, 2. Bölge Abdioğlu Köyünde kain, 10 ada 70 parsel sayılı taşınmazdaki borçlu hak ve hisselerinin davacı tarafından kiralandığını, borçlunun kira kontratının feshini içerir ihtarnamesinin iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, borçlunun yeğeni olan alacaklı lehine bono düzenleyerek muvazaalı olarak kendisini borçlandırdığını, müvekkilinin haciz yapılan bahçede kiracı ve zilyet konumunda olduğunu, borçlunun senelerdir yurtdışında yaşadığını, hiçbir zaman çiftçilik ile uğraşmadığını, hacze konu meyvelerin müvekkili tarafından yetiştirildiğini öne sürerek davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı alacaklı vekili, dava konusu haczin borçlunun paydaşı olduğu taşınmaz üzerinde yapıldığını, taşınmazın üzerindeki ağaçların ve meyvelerin taşınmazın mülkiyetine tabi olduğunu, üçüncü kişi ile borçlu arasındaki kira sözleşmesinin 20.02.2016 tarihinde sona erdiğini, istihkak iddiasının kötüniyetli olarak öne sürüldüğünü açıklayarak, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Davalı borçlu, haczedilen meyvelerin bulunduğu taşınmazda paydaş olduğunu, kendisinin Almanya'da yaşaması sebebi ile devlet tarafından verilen ÇKS ve destekleme işlemlerini takip edemediğini, bu nedenle kardeşi olan üçüncü kişiyle formaliteden kira sözleşmesi yaparak taşınmazı 2013 yılından başlayarak 20.02.2016 tarihine kadar kiraya vermiş olarak gözüktüğünü, daha sonra kira sözleşmesini sonlandırdığını, üçüncü kişinin bu gayrimenkul ve üzerindeki ağaç ve meyvelerde hiçbir hakkı bulunmadığını, kendisinin alacaklıya borcunun olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davalı alacaklı ile borçlu arasında dayı yeğen şeklinde akrabalık bağı olduğu, alacağın dayanağının davalılar tarafından ispat edilmediği,borçlu adına kayıtlı çok sayıda taşınmazın bulunduğu ancak davalı alacaklı tarafından tahsilat imkanı daha kolay ve fazla olmasına rağmen borçlunun taşınmazları üzerine haciz işlemi uygulanmadığı gibi borçlu adına davaya konu menkul haczi dışında başkaca haciz işlemi uygulanmadığı, ayrıca borçlu ile alacaklı vekilinin aynı kişiler olduğu, borçlu ile alacaklı arasında muvaazalı işlemlerin yapıldığı, dosya kapsamına celp edilen abonelik bilgilerine göre davacı üçüncü kişinin haciz yapılan adreste çiftçilik işi ile uğraştığı, borçlunun haciz adresi taşınmazı üçüncü kişiye kiraya verdiği, kira sözleşmesi, sözleşmeyi doğrulayan ve tamamlayan tanık anlatımları ile dava konusu ürünlerin bulunduğu taşınmazın davacı üçüncü kişi tarafından kiralanmak suretiyle ürünlerin yetiştirildiği ve haczedilen mahsulün davacıya ait olduğu, alacaklı tarafından üçüncü kişinin istihkak iddiasına karşı sağlam ve inandırıcı deliller ibraz edilemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, davacı üçüncü kişi vekili, davalı borçlu ve davalı alacaklı vekilince İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuştur.

... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 15.11.2018 tarihli ve 2018/1274 Esas, 2018/1467 Karar sayılı kararı ile; taraflar arasında kira sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren davacı üçüncü kişinin TBK'nin 374/1 maddesi gereğince henüz devşirilmemiş ürünler üzerinde herhangi bir hakkı bulunmadığı, bu nedenle Mahkemece üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesi gerekir iken istihkak iddiasının kabulüne ilişkin Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile davalı alacaklı ve davalı borçlunun istinaf talebinin esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine, davacı üçüncü kişinin tazminata ilişkin istinaf talebinin ise esastan reddine karar verilmesi üzerine; istinaf kararı davacı üçüncü kişi vekili tarafından bu kez temyiz edilmiştir.

Dava, üçüncü kişinin İİK 96 vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, eldeki davaya konu haczin gerçekleştirildiği taşınmaz üzerinde yer alan ağaçların kendisi tarafından yetiştirildiği iddiası ile dava dışı paydaş ... Uçar tarafından açılan ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.02.2018 tarihli ve 2016/424 Esas, 2018/88 Karar sayılı muhdesat tespiti dosyasında davanın kabulüne karar verildiği, anılan karara karşı borçlu tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 11.07.2018 tarihli ve 2018/242 Esas, 2018/238 Karar sayılı kararı ile; taşınmaz üzerinde yer alan ağaçların dava dışı ... Uçar tarafından dikildiğinin sabit olduğu, ancak ağaçların dikilmesinden sonra borçlu tarafından hisse satın alındığı, satın alma işleminin taşınmaz üzerindeki muhdesat ile birlikte gerçekleştiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle borçlunun istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verildiği ve yapılan UYAP sorgulamasına göre kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.

Bu bilgiler ışığında, muhdesat tespiti davasının sonucunun istihkak davasının sonucuna etki edecek mahiyette olduğu ve bu doğrultuda davanın sonucunun istihkak dava dosyası için bekletici mesele yapılması gerektiğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı 6100 sayılı HMK'nin 373/2 maddesi gereğince BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi hükümleri uyarınca 2.037,00 TL avukatlık ücretinin davalı alacaklıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacı üçüncü kişiye verilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 03.07.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 21:11:18

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim