Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/18072
2024/921
6 Şubat 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/1978 E., 2021/497 K.
SUÇ: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma.
HÜKÜM: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Karabük Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2018 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dava açılmıştır.
-
Karabük 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmiştir.
-
Katılan ilgili Bakanlık vekili ve sanığın istinaf talebi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 27.04.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği, suçun unsurlarının oluştuğuna, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Dava konusu olay, sanığın, ısrarı üzerine evine gelen katılana, sarılıp öpmeye çalıştığı, evden gitmek isteyen katılana karşı cebir kullanarak gitmesine izin vermediği iddiasına ilişkindir.
-
Karabük Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 27.11.2018 tarihli raporda, dudağında şişlik, elinin üzerinde çizik bulunan katılanın mevcut yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olduğu, hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtilmiştir.
-
Katılan, aşamalardaki istikrarlı ve değişmez beyanlarında özetle, yoğun ısrar üzerine gittiği sanığa ait evde, sanık tarafından cinsel saldırıya uğradığını, gitmek istemesine rağmen sanığın, evden çıkmasına engel olduğunu, daha sonra evden ayrıldığını ifade etmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü;
Sanığın, katılanı, eve geldikten sonra zorla öpüp bacaklarına ve gögüslerine dokunmasından sonra evden ayrılmak istemesine rağmen, cebir kullanarak ve bazı isteklerde bulunmak suretiyle evden ayrılmasına izin vermediği, cinsel saldırı için gerekli süreyi aşarak katılanın hareket kabiliyetini kısıtladığı kabul edilmiş, katılanın aşamalardaki istikrarlı anlatımları ve bu anlatımlarını destekleyen adli rapor ile uyumlu yaralanması dikkate alınarak atılı suçu işlediği gerekçesiyle sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü;
Sanığın, katılanı, basit cinsel saldırı eyleminin süresi ile sınırlı olarak isteği dışında evde tuttuğu, basit cinsel saldırı eyleminin bitiminde, katılanın evden ayrıldığı, bu hali ile atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle, sanığın üzerine atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname yönünden;
Ceza Genel Kurulu’nun 17.05.2022 gün ve 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamı ve 05.08.2017 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 20.07.2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanunun 15'inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280 maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, ''(1) Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; a) İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, ... karar verir'' ve aynı Yasanın 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ''(1) Hükme esas olarak saptanan olaylara uygulanmasında hukuka aykırılıktan dolayı hüküm bozulmuş ise, aşağıdaki hâllerde Yargıtay davanın esasına hükmedebileceği gibi hükümdeki hukuka aykırılığı da düzeltebilir: a) Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse'' şeklindeki düzenlemeler karşısında; ilk derece mahkemesinden gelen dava dosyasının tekemmül ettiği, başkaca toplanması gereken delil bulunmadığı hallerde bölge adliye mahkemesince duruşma açılmaksızın 'hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" şeklinde sanığın beraatine, davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunmasına karar verilebileceğinden, tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Temyiz sebepleri yönünden;
Sanığın, kendisiyle görüşmek istemeyen hatta görüşme engeli koyan katılana ev arkadaşı aracılığıyla ve daha sonra bizzat ulaştığından sadece konuşmak istediğini, dokunmayacağını ve önemli olduğunu ısrarla söyleyerek hile ile evine gelmesini sağladığı katılana karşı cinsel saldırı mahiyetinde davranışlarda bulunduğu, katılanın evden ayrılmak istemesine rağmen, bazı isteklerde bulunarak evden ayrılmasına izin vermediği anlaşılan olayda; sanığın, gerek cinsel saldırıdan önce gerek cinsel saldırı için gerekli süreyi aşarak katılanın hareket kabiliyetini kısıtlaması karşısında, hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci ve beşinci fıkraları uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 27.04.2021 tarihli kararına yönelik katılan ilgili Bakanlık vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giden 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 06.02.2024 tarihinde karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:25:34