Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/11841
2024/90
9 Ocak 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2016/130 E., 2016/387 K.
SUÇ: Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜM: Beraat
TEMYİZ EDENLER: Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık müdafinin, sanık hakkında verilen beraat kararına karşı temyiz talebinin sadece sanık lehine vekalet ücreti hükmolunmaması ile sınırlı olduğu ve temyizde hukuki yararı bulunduğu kabul edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Konya Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
-
Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan görevsizlik kararı verilmiştir.
-
Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
-
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, eksik araştırma ile beraat kararı verildiğine, ilişkindir.
-
Sanık müdafinin temyiz isteği, hakkında beraat kararı verilen sanık lehine vekalet ücretine hükmolunması gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; olay günü mağdurun, sanık adına kayıtlı ve sahibi olduğu çağrı merkezi bünyesinde kullanılan telefondan arandığı, İş Bankası'ndan aradığını söyleyen şahsın sigorta süresinin bittiğini belirterek, iptali için kredi kartı bilgilerini istediği, mağdur tarafından kredi kartı bilgilerinin şahsa verildiği, görüşme sonrasında şüpheye kapılan mağdur kredi kartını kontrol ettiğinde 953,84 TL çekim yapıldığını görmesi üzerine şikayetçi olduğu iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
Oluşa ve dosya kapsamına göre, dosyadaki olgular itibarıyla sanık ...'ın sahibi olduğu Prestij isimli iş yerinde kullanılan 0850 *** 05 04 numaralı hattan aranan mağdura süresi biten sigorta sözleşmesinin iptal edileceği söylenerek, mağdurdan kredi kartı bilgilerinin alındığı ve akabinde kredi kartından harcama yapıldığı sabittir.
Sanık her ne kadar çağrı merkezi ve elektronik sarf malzemesi satış işleri yaptığını, suçta kullanılan telefon hattının iş yerine ait olduğunu, müştekiyi bilgilendirmek için aramış olabileceğini, yaptığı araştırmada müşteki ile ilgili kayda rastlamadığını, atılı suçu kabul etmediğini, beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de; çağrı merkezi, danışmanlık şirketi adı altında kurulan bir çok şirketin, şahıslar ile "Hediye kontör veya para puan kazandınız ya da kredi kart aidatı, sigorta masraf aidatı iadesi yapılacağı v.b." gibi farklı sebeplerle iletişime geçerek, kişilerin iradelerini fesada uğratmak suretiyle kredi kart bilgilerini ve telefonlarına gelen 3D güvenlik şifrelerini edindikleri, daha sonra bu bilgiler ve şifreyi kullanarak karttan mail order yöntemi ile rıza dışı harcama yaptıkları, işlemleri genelde şifre ile yaparak ve harcama sonrası şahıslara küçük teknolojik ürünler, Asist Kart veya bir kısım belgelerin yer aldığı kargolar göndererek, yapılan işlemi yasal bir hizmet paket satışı şeklinde gösterdikleri, oysa ki mağdurlardan bilgilerin ve şifrelerin ele geçiriliş biçimi hileye dayandığından gerçek anlamda verilen bir rızadan bahsedilemeyeceği, nitekim UYAP entegrasyon ekranından, sanığın benzer eylemleri nedeni ile derdest dosyaları incelendiğinde, sanığın yetkilisi olduğu şirketin de bu şekilde faaliyet sürdürdüğü, bu bağlamda şirket yetkilisi sanık ...'ın bu durumu bilerek hareket ettiği ve eyleminin sabit olduğu sanığın eyleminin ''Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama'' suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, mağdurun uğradığı zararın sanık tarafından kovuşturma aşamasında giderildiği hususu da gözetilerek, sanığın mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:31:06