Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/18657
2024/766
24 Ocak 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/855 E., 2020/937 K.
SUÇ: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: İlk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararının kaldırılmasına, sanığın beraatine.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; karar tarihi itibariyle temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Kağızman Cumhuriyet Başsavcılığının 15.04.2013 tarihli iddianamesi ile temyizin kapsamına göre sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kamu davası açılmıştır.
-
Kağızman Asliye Ceza Mahkemesinin 08.07.2020 tarihli kararı ile, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
-
Sanığın istinaf başvurusunda bulunması üzerine, 05.11.2020 tarihli kararı ile, sanık hakkında cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkumiyet kararı kaldırılarak yerine; sanık ...'in üzerine atılı cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine, 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanığın istinaf isteminin düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz istemi; sübuta, istinaf öncesi yerel mahkemenin kararının dosya kapsamına uygun olduğuna, mağdurenin talimat ifadesinde belirttiği üzere ''benim elimi kolumu bağladılar, kaçmama engel olmaya çalıştılar '' şeklindeki ifadesinde sanığı suçlayıp suçlamadığının anlaşılması için tekrar ifadesinin alınması ve aradan geçen zaman dilimi karşısında olayın hatırlatılması için talimat evrakı ekine soruşturma ifadesinin eklenmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, suç tarihinde mağdurenin, sanık ...'in oğlu Ahmet ile evli olduğu, sanık ile mağdurenin aynı evde birlikte yaşadıkları, sanığın gelini olan mağdureye yönelik evde ve ahırda olmak üzere birden çok kez nitelikli cinsel saldırıda bulunduğu ve bu sırada hürriyetini tahdit ettiği iddiasına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü;
Sanığın olay tarihinde gelini olan mağdureyi farklı tarihlerde iki kez cinsel saldırıda bulunduğu ve gerçekleştirdiği nitelikli cinsel saldırı eylemleri sırasında müşteki anlatımıyla sabit olduğu üzere silah zoruyla ve döverek mağdurenin kaçmasına engel olmak suretiyle hürriyetinden yoksun kıldığı gerekçesiyle eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince 3 yıl 9 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
Sanığın müştekiye yönelik nitelikli cinsel saldırı eylemlerini birlikte kaldıkları evde ve ahırda gerçekleştirdiği, atılı eylemler sırasında sanığın müştekiyi cinsel saldırı eylemi süresi haricinde herhangi bir yerden başka bir yere zorla götürdüğüne, zorla tuttuğuna ilişkin müştekinin gerek soruşturma kapsamında ve gerekse Kars Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında herhangi bir anlatımının bulunmadığı, nitelikli cinsel saldırı eylemlerinin süresini aşacak biçimde müştekiyi alıkoyduğuna ilişkin sanığın mahkumiyetini gerektirir, her türlü kuşkudan uzak, somut ve inandırıcı kanıt elde edilememesi nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Ceza Genel Kurulunun 17.05.2022 gün ve 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere 05.08.2017 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 20.07.2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki "(1) Bölge Adliye Mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; a)İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, ... karar verir" ve aynı Yasanın 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki "(1)Hükme esas olarak saptanan olaylara uygulanmasında hukuka aykırılıktan dolayı hüküm bozulmuş ise, aşağıdaki hâllerde Yargıtay davanın esasına hükmedebileceği gibi hükümdeki hukuka aykırılığı da düzeltebilir: a) Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse" şeklindeki düzenlemeler karşısında; İlk Derece Mahkemesinden gelen dava dosyasının tekemmül ettiği, başkaca toplanması gereken delil bulunmadığı hallerde Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın "hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" şeklinde sanığın beraatine, davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunmasına karar verilebileceğinden ve yeni delil araştırılması yapılmadığından duruşma açılmaksızın karar verilmesi yasaya uygun olup Tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Olaylar ve olgular bölümündeki tespitler, mağdure anlatımları, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın sabit görülen nitelikli cinsel saldırı eyleminin süresini aşacak biçimde müştekiyi alıkoyduğuna ilişkin sanığın mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak, somut ve inandırıcı kanıt elde edilememesi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen beraat kararında hukuka aykırılık görülmemiş ve katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'nin, 05.11.2020 tarihli kararında katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası maddesi uyarınca Kağızman Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 24.01.2024 tarihinde karar verildi
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:28:30