Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/18740
2024/67
9 Ocak 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/202 E., 2020/1716 K.
SUÇ: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Esastan red ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
- Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının 04.09.2018 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
suçundan dava açılmıştır.
-
Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmiştir.
-
Sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 10.11.2020 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesinin hükmü kaldırılarak sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
-
Sanık müdafiinin temyiz isteği, suçun sübutuna, unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, şayet beraat kararı verilmeyecekse, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
-
İlgili Bakanlık vekilinin temyiz isteği ise, üst hadden ceza verilmesi gerektiğine ve Bakanlık lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Dava konusu olay, tur otobüsü şoförü olan sanığın, durakta inmek isteyen yabancı uyruklu katılanı, araçtan indirmeyerek bıçakla tehdit edip, organ sokulması suretiyle cinsel istismarda bulunduğu iddiasına ilişkindir.
-
Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinde, sanık hakkında nitelikli cinsel istismar suçundan verilen mahkumiyet kararı, Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 16.03.2021 tarihli ilamıyla onanarak kesinleşmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, katılanı, araçtan inmek istemesine rağmen indirmemesi, arka kapıdan in denmesine rağmen kapının açılmaması suretiyle atılı suçu işlediği gerekçesiyle hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, katılanı, bıçak kullanmak suretiyle özgürlüğünü kısıtladığı gerekçesiyle atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
-
Sanık hakkında, atılı suçtan hüküm kurulurken ilk derece mahkemesince belirlenen temel cezada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 3 üncü maddesi ve 61 inci maddesinin birinci fıkrasına bir aykırılık bulunmadığından, sanık müdafii ile katılan ilgili Bakanlık vekilinin bu yöndeki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
-
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 41 inci maddesine göre ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevi Devlete aittir. Aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un (6284 sayılı Kanun) 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ...'nın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği anlaşılmış ise de, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkindir. 5271 sayılı Kanun'un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan ... vekilinin vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine dair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3.Olaylar ve olgular bölümünde belirtilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçun, sanık tarafından cebir ve tehdit kullanmak suretiyle cinsel amaçla işlendiğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve katılan ilgili Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 10.11.2020 tarihli kararına yönelik sanık müdafii ve katılan ilgili Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:31:06