Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4132
2024/511
18 Ocak 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2022/133 E., 2023/380 K.
SUÇ: 6136 sayılı Kanuna Muhalefet
HÜKÜM: Esastan Reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 04.10.2021 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen suçtan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
-
Mersin 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen suçtan dolayı 7 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
-
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 24.04.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; Mahkemece gerekçesiz olarak alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın tayin edildiğine, sanığın sabıka kaydında yer alan suçun üzerinden 28 yıl gibi çok uzun bir sürenin geçtiğine, eski tarihli adli sicil kaydı esas alınarak 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasının hatalı olduğuna, tekerrür hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Dava konusu olay; sanık ile dava dışı şahısların evlerinde silah bulundurdukları yönünde kolluğa ihbarda bulunulması üzerine Cumhuriyet Savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında verilen arama kararı doğrultusunda arama yapıldığı, sanığın evinde 1 adet Glock marka tabanca, 5 adet tabanca şarjörü, 75 adet 9 mm tabanca mermisi, 1 adet Kaleşnikov marka, uzun namlulu tüfek ile bu tüfeğe ait 2 adet şarjör ve 243 adet 7.62x39 mm çaplı mermi ele geçirildiği, böylece sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
-
Kayseri Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 01.07.2021 tarihli uzmanlık raporunda, tüfek, silah ve fişeklerin 6136 sayılı Kanunda belirtilen yasak nitelikteki ateşli tüfek, silah ve fişeklerden olduğu, aynı zamanda tüfeğin Kanunun 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen vahim silahlardan olduğu belirtilmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü;
İlk Derece Mahkemesince "...Kayseri Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 01.07.2021 tarihli uzmanlık raporu ile Kalashnikov marka silahın 6136 sayılı Kanuna göre yasak niteliğe sahip ateşli silahlardan, silahın aynı Kanunun 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen vahim silahlardan olduğunun tespit edilmesi nedeniyle sanığın eyleminin 6136 sayılı Kanun'un 13/2 nci maddesi kapsamında olduğu anlaşılmakla sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılması yoluna gidilmiştir. Sanığın vahim silahlardan sayılan tüfek ile 6136 sayılı Kanuna göre yasak niteliğe sahip tabanca bulundurması ve ikametinde bulundurduğu fişeklerin sayısı dikkate alındığında sanık hakkında alt sınırdan ayrılmak suretiyle temel ceza tayin edilmiştir. Sanığın benzer suçtan sabıkasının bulunması nedeniyle hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 nci maddesi hükmü uygulanmamıştır..." denilmek suretiyle sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü;
Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesince suçun sübutu, hukuki niteleme ve cezanın tayini bakımından kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmadığından sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
-
Sanığın ikrar içeren savunmaları, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının arama kararı, Mersin 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 2021/1693 değişik iş sayılı kararı, arama tutanağı, Kayseri Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün uzmanlık raporu, Mersin İl Emniyet Müdürlüğü'nün parmak izi uzmanlık raporu, Adana Dr. ... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nden alınan heyet raporu ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın, 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak ve vahim nitelikte silah ve fişekleri bulundurup taşıdığının tespit edilmiş olması, suç eşyalarının niteliğini tespit eden kriminal raporun, ehil bir kurum tarafından tanzim edilmesi, denetime açık ve yeterli olması, verilen cezanın tür ve miktarı gereği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 50 nci, 51 nci ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci maddelerinin uygulanmasının yasal olarak imkansız olması, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 62 nci maddesinin uygulanmaması ve teşdiden ceza verilmesi sebeplerinin karar yerinde, gerekçeleriyle birlikte belirtilmiş olması karşısında, Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş ve sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz itirazları reddedilmiştir.
-
Sanığın tekerrüre esas alınan Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 1994/322 Esas sayılı, 07.03.1996 tarihli ilamıyla 11 yıl 8 ay hapis cezası ile mahkumiyetine hükmedildiği, sanığın bihakkın tahliye tarihinin 29.05.2016 tarihi olduğu, bihakkın tahliye tarihinden itibaren temyize konu suç tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin henüz geçmemiş olduğu anlaşılmakla sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına yönelik verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş ve sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz itirazları reddedilmiştir.
-
Ancak sanığın tekerrüre esas alınan Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 1994/322 Esas sayılı, 07.03.1996 tarihli ilamıyla 11 yıl 8 ay hapis cezası ile mahkumiyetine hükmedildiği anlaşılmakla hükmün tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin 7 numaralı bendinde ceza süresinin "15 yıl 40 ay hapis cezası" olarak belirtilmiş olması hukuka aykırı bulunmuş, bu hususun 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçenin (3) numaralı bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 24.04.2023 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereği hükmün 7 nci maddesinde yer alan ''15 yıl 40 ay hapis cezası'' ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine gelmek üzere ''11 yıl 8 ay hapis cezası'' ibaresinin yazılması suretiyle; Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 12.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.01.2024 tarihinde karar verilmiştir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:29:13